güney afrika



Hydnora Afrıcana

Posted by kazandibi 2 Ocak, 2010 (0) Comment

HYDNORA AFRICANA

İlginç görünümlü bitkiler arasında baş köşeyi alabilecek olan Hydnora Africana Güney Afrika’da bulunur. Bu parazitimsi bitki renkli ve şaşaalı görünümünün aksine, çok kötü kokar. Çürümüş et kokusu yayan bu bitki, leş böcekleri kendine çekmekte hiç sorun yaşamaz.

Categories : Bitki Dünyası Tags : , , , , ,

Acai Çileği (Acai Üzümü) Faydaları Nelerdir?

Posted by kazandibi 14 Aralık, 2009 (0) Comment

Acai Üzümünün Faydaları
Acai üzümü, yüzyıllardır Güney Amerika kıtasında bolca tüketiliyor. Brezilya’nın yemyeşil Amazon yağmur ormanlarında bulunan palmiye ağaçlarında yetişiyor. Yılda 2 kez hasat ediliyor.

Lezzeti ve sağlıklı olmasıyla kıtada tanınan bu meyve, son yıllarda tüm dünya tarafından tanınmaya başlandı. Peki ne oldu da Acai üzümü bu kadar ünlendi?

Buna neden olan, son dönemde yapılan çalışmalarda Acai üzümünün içerdiği değerler olarak göze çarptı. Acai, doğada bu vitamin ve antioksidanları bu derecede barındıran en iyi meyvelerden biri. Peki bunlar neler?

Acai Üzümü bol miktarda A,B,C ve E türü vitaminler, antioksidanlar, Omega 3, omega 6, omega 9 yağ asitleri, fitosterol, polifenol, diyet lifi, aminoasit, kalsiyum, potasyum, demir, fosfor gibi sağlığa faydalı birçok bileşen içerir. İçerisinde bulunan birçok vitamin sayesinde tam bir vitamin deposudur.

Mehmet Öz’ün listesindeki en favori besinler üzüm ve böğürtlen ailesi… Mehmet Öz, en son ülkemizde de yayınlanan Dr.Öz Show’da şöyle konuşuyor:

”Renkli sebzeler tüketin. Bu sebzelerin renklerinin canlı olmasının bir nedeni vardır. İçlerindeki pigmentler, sebzeleri dış dünyadan korumak için gelişiyor. Onları yediğimiz zaman biz de bundan fayda sağlıyoruz. ”

Bahsettiğimiz Acai üzümü ise, Dr.Öz’ün tanımına en çok uyan meyvelerden biri…

Zengin besinsel bileşimi ve enerji verici özelliği olduğundan Brezilyalılar yorgunluklarını gidermek amacıyla gün içinde sıklıkla Acai suyunu tercih ederler. Brezilyalıların şişman olmamasının en büyük sebebi Acai üzümü olarak gösteriliyor.

Acai Üzümü yüksek miktarda lif içerir, lif yönünden zengin gıdalarla beslenmek çok fazla yemeden tokluk hissi sağlar yani iştahı kontrol altına alır, yeme arzusunu bastırır ve kolay kilo vermeyi sağlar.

Acai Üzümünde bulunan antioksidanlar bağırsakların daha iyi çalışmasını sağlar. Sindirimi ve hazmı kolaylaştırır. Acai Üzümü kolestrolü, kan basıncını ve kan şekerini kontrol altında tutar.

Son dönemde, zayıflatıcı özelliği nedeniyle zayıflama ve fitness programlarının vazgeçilmezi haline geldi…

Categories : Bitki Dünyası, Sağlık Tags : , , , , , , , , , , , ,

(PHYSALİS) Altın çileği Bir Diğer Adı Yerkirazı

Posted by kazandibi 1 Aralık, 2009 (0) Comment
ALTIN ÇİLEĞİ
Ülkemizin birçok yerinde doğal olarak yetişen bazı bitkiler aslında dünyanın bir diğer bölgesinde çok önemli ticari ürünler olabiliyor. ‘Güvey Feneri’ (Physalis Peruviana L.) bunlardan biri. Egzotik meyvenin anavatanı Güney Amerikadır. Günümüzde Güney Afrika, Kolombiya, Tayland, Peru, kenya, Ekvator, Zambiya ve Zimbabwe’de yetiştirilmektedir. Ülkemizde de yeni üretilmeye başlanmıştır.

NASIL BİR BİTKİ?
Ülkemizde, yabani türünün genellikle güvey feneri olarak adlandırıldığı Physalis, Avrupa ülkelerinde ise sarı fener, kibar fener, gelin feneri, olarak biliniyor. Bu isimleri almasının nedeni ise oldukça çekici bir yapıya sahip olan dış görüntüsüdür. Çiçekleri sarı renkli olan bitkinin meyveleri oldukça gösterişli taç yapraklar içinde (kaliks) yer alıyor. Meyveleri çepeçevre saran kaliks sararıp tül görüntüsünü alarak fener izlenimini veriyor. Bol aromalı, lezzetli ve mayhoş bir tada sahip olan meyveler başlangıçta yeşil daha sonra açık sarı, yenecek olgunluğa ulaştığında ise turuncu renkte iri bir kiraz görünümü alıyor. Bol aromalı, lezzetli ve mayhoş bir tada sahip olan meyveler başlangıçta yeşil daha sonra açık sarı, yenecek olgunluğa ulaştığında ise turuncu renkte iri bir kiraz görünümü alıyor.

NERELERDE KULLANILIYOR?
Meyveleri taze olarak ta tüketilebilen güvey fenerinin kullanım alanı oldukça geniş. Sahip olduğu bol aroma ve mayhoş tadından dolayı meyvesi pastacılık, marmelat yapımında kullanılır. Bunun yanında çiğ olarak tüketilebileceği gibi meyve salatalarında, tatlılarda, turtalarda da kullanılmaktadır. Reçeli son derece lezzetlidir.
Çikolata sosu ile mükemmel bir tada ulaşır. Üzeri çikolata ile kaplanıp pazara sunulan meyveler Avrupa ülkelerinde oldukça rağbet görmektedir. Krema ve dondurma ile birlikteliği de çok lezizdir. Sos yapımında da kullanılabilir. Son yıllarda Avrupa’da konferans ve iş toplantılarının ikram meyvesi olarak (Fondü) popülerlik kazanmıştır. Ayrıca faydalarından dolayı çocukların beslenme çantalarında haftada bir porsiyon mutlaka bulundurulması tavsiye edilmektedir.

FAYDALARI
Güney Amerika\’da deri, şeker, kalp, verem ve idrar yolu hastalıklarında halk tarafından tedavi amacıyla sıkça başvurulan bir bitkidir. Güvey fenerinin sadece meyveleri değil aynı zamanda kökleri ve yeşil kısımları da bazı ilaçların yapımında kullanılmaktadır. Bitkinin köklerinde ve yeşil kısmında 8 ayrı alkoloid bulunur. Elde edilen alkoloidler, bitkisel kökenli ilaçların yapımında kullanılmak üzere sanayide değerlendirilirler. 100 gr’ında % 6 oranında şeker ihtiva eden meyvede, C vitamini portakaldan daha fazladır. Potasyum içeriği bakımından en zengin meyvedir.Yine önemli miktarlarda karoten (Vitamin A 9 ) ve vitamin B içerir. Özellikle daha olgun meyvelerin daha yüksek miktarlarda beta karoten konsantrasyonu ihtiva ettiği bilinmektedir. Besin değerlerinin çok yüksek olması dolayısıyla özellikle okul öncesi çocukların beslenmesinde tavsiye edilir.
• Bol idrar söktürür, kandaki ürik asidi atar. Böylece Gut ve Romatizmaya çok fayda verir .
• Ürat ve oksalat taşlarını parçalayıp döker.
Karındaki suyu boşaltır.Karaciğer şişliğini giderir.

SEÇERKEN
Meyveler kaliks adı verilen doğal koruyucu kabuğu altında oldu-ğundan ve meyve içi bu yüzden görünmediğinden seçim kriteri çok basit bir yöntemle yapılır. Meyve basketi el ile tartılır.Şayet çok hafif ise meyve suyunu kaybetmiş demektir. Meyve yiyecek olgunluğa ulaştığında turuncu renkte iri bir kiraz görünümündedir. Kaliks ren-gindeki bir değişiklik olgunlaşma indikatörü değildir. Dışardan bakıldığında altın sarısı parlak renkli olanlar tercih edilmelidir.

MUHAFAZA EDERKEN
Çok hassas bir meyve olmamakla beraber bütün taze meyveler gibi alındıktan sonra birkaç gün içersinde tüketilmesi tavsiye edilir. Buzdolabında 1 haftadan fazla bir süre tazeliğini korur. Yıkandıktan hemen sonra tüketilmelidir. Meyvenin kaliks’i çıkarılırsa dayanma süresinde azalma olacağından kaliks’le muhafaza edilmelidir.

HAZIRLANIŞI
Meyve’yi koruyan ince kabuğu(kaliks) geriye çekerek meyveden ayırın. Meyveleri tercihen yıkayarak ve durulayarak yiyebilirsiniz.

 

 

Güvey Feneri, Güney Feneri ve Yer Kirazı olarak ta adlandırılır.
Özellikleri ve Tarihçesi:
Physalis, ortası kahverengi olan sarı çiçeklere sahip bir bitkidir. Aynı ismi taşıyan meyvesi ise olgunlaştıktan sonra sarımtırak rengini almaktadır. Bu meyve birçok toprak tipinde yetişmekle birlikte en önemli özelliği çorak topraklarda da verim verebilmesidir. Physalis, büyüme aşamasında suya normalden fazla gereksinim duyar. Bitki olarak çok kırılgan ve hassas bir yapıya sahiptir. Tohumlama işlemi ise çekirdekleri sayesinde yapılır.
Physalis\’ in acutifolia, alkekengi, angulata, angustifolia, arenicola, carpenteri gibi başlıca çeşitleri bulunmaktadır.

Yetiştirildiği Yerler:

Orta Amerika, Güney Afrika ülkeleri ve İsrail de üretilmektedir. Ülkemizde de kısmen dahi olsa üretimine başlanmıştır.

Faydaları:

Physalis\’ in, içerdiği keroten sayesinde serbest radikalleri etkisiz hale getirerek yaşlanmayı geciktirici etkisi bulunmaktadır. Cildi güneşin zararlı etkilerinden ve cilt kanserinden korumaya yardımcıdır. Ayrıca metabolizmayı hızlandırır, kan dolaşımını düzenler.

Nasıl ve Nerede Kullanacağız?

İçerisindeki meyveyi ham olarak yiyebilirsiniz. Dekorasyon için kullanabileceğiniz gibi, meyve salatalarınıza ilave edebilir ya da reçelini yapabilirsiniz. Ayrıca çikolatayla mükemmel bir birliktelik sağlamaktadır.

Muhafaza Koşulları:

Physalis, 7 ºC de %70 - %80 nem oranında muhafaza edilmelidir.

Besin Değerleri:

Physalis, C, B1, B2, B3, Keroten gibi bir takım vitamin ve mineraller açısından zengin bir meyvedir.

TARLADA   YER KİRAZI (PHYSALİS) YETİŞTİRİCİLİĞİ
1. Dikim aralığı 50 x 100 cm tavsiye edilebilir.

2. Ekim öncesi son sürüm esnasında toprağa dekara 200 kg yanmış ahır gübresi verilmesi yararlı olacaktır.

3. Fazla kimyasal gübreyi seven bir bitki değildir. Özellikle Azotlu gübrelerin fazla verilmesi halinde sürekli boy verir ve çiçeklenmeyi azaltır

4. Belirgin bir zararlısı yoktur.

5. Bir kök Yerkirazı yıl boyunca 2 – 3 kg arası meyve vermektedir. Bu doğrultuda iyi bir bakımla dekardan yaklaşık 5 Ton civarı ürünün alınabilmesi mümkündür.
ÖRTÜALTI   YER KİRAZI (PHYSALİS) YETİŞTİRİCİLİĞİ
Yer kirazı, PH’ı 5,5-7 olan, kumlu topraklardan hafif killi topraklara kadar değişik topraklarda yetişir.

Serada Toprak Hazırlığı Nasıl Yapılmalı?

Seradaki, mevcut ürün artıkları temizlenmelidir.
Toprak  analizi yapılarak, bilinçli bir gübreleme programı  hazırlanmalıdır.
Bir önceki dönemde topraktan kaynaklanan hastalık ve nematod  problemi görülen seralarda, toprak  ilaçlaması yapılmalıdır.
Toprak derince işlenmelidir.

 
Seradaki İklim Şartları Nasıl Olmalı?

Yer kirazı bitkisi, fide döneminde nemi sever, yetişme ve meyve olgunlaşma döneminde yüksek nemden  hoşlanmaz. Nemli ortamlarda hastalıklar artar; ama  kök çevresinin düzenli su almasını ister. Yer Kirazı bitkisinin örtü altında fide  dönemindeki sıcaklık isteği 18-200C iken yetişme döneminde 25oC’ dir.300C’nin  üstündeki sıcaklıkta meyve tutumu sorun olur. Bu sıcalıkların üzerine çıkıldığında meyvelerde dökülmeler görülür. Bu dökülmeler seranın yeterince havalanamamasından da kaynaklanabilir. 100C’nin altındaki sıcaklıkta  bitki gelişmesi durur.

Serada Dikim Öncesi Gübreleme Nasıl Yapılmalı?

Serada dikim yapılmadan önce mutlaka toprak analizlerini yaptırılmalı, çıkan sonuçlara göre de gübreleme yapılmalıdır.   Suni gübre olarak 55 kg Amonyum  Nitrat + 50 kg .TSP+50 kg. Potasyum Nitrat + 50kg Magnezyum Nitrat birbirleriyle iyice karıştırılarak fide dikiminden 10-15  gün önce toprağın yüzüne serilir ve en  az 15-20 cm derinliğinde toprak işlenerek karıştırılır.

Seraya Dikimde Nelere Dikkat Edilmelidir?

Yer kirazı fideleri 5-6 gerçek yapraklı olduğu zaman   hazırlanmış olan fide  dikim yerlerine tek sıra olmak üzere, sıra üzeri ve sıra arası 60×90 cm, ara ile dikilmelidir. Fideler havanın serin olduğu saatlerde  ve toprak tavı yeterli olduğu zaman dikilmelidir. Dikimde çukurlar derin olmamalı, kök boğazına kesinlikle toprak gelmemelidir.

Daha önceden ayarlanan dikim aralıklarına fide dikim işlemi yapılır. Fide dikim işlemi yapılmadan önce, kök ve mantari hastalıkları önleyici ilaçlar kullanılmalıdır.

Fideler 5-6 gerçek yaprağa ulaştığında dikim yapılmalıdır.
Dikim yapılırken fide torfunun en üst kısmı ile toprak yüzeyi aynı hizada olması gerekir.
Dikimden sonra mutlaka can suyu verilmelidir.
Fideler 20-30 cm boya ulaştığında ipe alınmalıdır.

Askıya Alma ve  Budama

Yer kirazı 20-30 cm. boylanınca dip kısmından genişçe olmak  şartıyla bir düğüm atılır ve diğer tepedeki tele bağlanarak ipe alınır ;ancak bitkinin gövde ve büyüme noktaları gevrek  olduğundan ipe alma ve  sarmada bitkinin yaralanmamasına dikkat edilmelidir. Budama; Yer kirazı bitkisinin ana gövdesi üzerinden çok sayıda yan dallar çıkar.(8-10 yan dal) bu dallar budama yapmak suretiyle 4’e indirilir ve askı teline iple bağlanır. Budama yaparak bitkinin daha iyi havalanmasını ve ışık almasını sağlarız böylece bitkimizin meyve kalitesi artmış olur.

Sulama Nasıl Olmalı?

Sabahın erken saatlerinde yapraklar donuk renkte ise bitkinin sulanması gerekir. İlk meyveler görüldükten sonra sıcak havalarda hafif topraklarda her 2-3 günde bir,ağır  toprakta 3-7 günde bir sulanmalı,az su sık aralık prensibi uygulanmalıdır. Damla sulamada;               1.5 ton/da’dan başlanır bitki büyüklüğüne göre 5 ton/da ile noktalanır. Damla  sulama; bitkinin su ihtiyacını günlük olarak cevap verebilmesi yanında, gübrelemenin de birlikte yapılmasına imkân vermektedir. Sulama zamanını tayinde en pratik yol, bitkinin kök bölgesindeki toprağın tavını kontrol ederek yapılmalıdır.

Tohum Atımı

Tohum atım harcı olarak torf kullanılmaktadır ve kasaya ekim yapılmaktadır.              Tohum atımında dikkat edilecek hususlar şunlardır:

Tohum atılacak torf sıcaklığı 20 derece ve nispi nem 65-70 arası olması gerekir.
Tohumlar en fazla 0.5-1 cm arası derinliğe atılmalıdır. Yüzlek ve derin atımdan kaçınılmalıdır. Uygun koşullarda tohumlar 7–10 gün sonra çimlenirler ve yaklaşık 35- 40 gün sonra dikim büyüklüğüne ulaşırlar.

 

 

Açıkta  altın kirazı yetiştirmek

Toprak Hazırlığı

Bahçe kurulacak arazi uzun süre işlenmemiş ise sürüm öncesi toprak patlatılmalı ve ardından derin sürülerek yaz mevsimi sonuna kadar toprağın havalanmasını ve güneşlenmesini sağlamak için beklenmelidir. Eğer daha önce yetiştiricilik yapılan bir alanda dikim yapılacaksa bahçe kurulacak yerin toprağı ilkbahar, yaz aylarında derin bir şekilde sürülmelidir. Sonbaharda arazi üzerindeki kesekleri kırmak, dağıtmak ve araziyi tesviye etmek için tırmık veya diskaro çekilerek arazi dikime hazır hale getirilir.
Kiraz fidanı dikilmeden önce mutlaka toprak analizleri yardımı ile, bahçe kurulacak alanın toprak özellikleri ve içeriği belirlenmeli, yapılacak uygulamalar analiz sonrası ortaya çıkan değerler ışığında yapılmalıdır. Toprağın hazırlanması sırasında genel olarak yapılabilecek uygulamalar ; Gerekli olduğu taktirde dikim öncesi dönüme 3-4 ton çiftlik gübresi (2-3 sene yanmış), dönüme 25-50 kg TSP yada DAP, dönüme 20-40 kg potasyum sülfat uygulanabilir.Uygulama sırasında gübreler pulluk yardımı ile derin sürüm yapılarak, toprağın 20-25 cm derinliğine ulaştırılır.

 

Dikim Yerlerinin Belirlenmesi ve İşaretlenmesi

Bahçe kurulacak arazi uzun süre işlenmemiş ise sürüm öncesi toprak patlatılmalı ve ardından derin sürülerek yaz mevsimi sonuna kadar toprağın havalanmasını ve güneşlenmesini sağlamak için beklenmelidir. Eğer daha önce yetiştiricilik yapılan bir alanda dikim yapılacaksa bahçe kurulacak yerin toprağı ilkbahar, yaz aylarında derin bir şekilde sürülmelidir. Sonbaharda arazi üzerindeki kesekleri kırmak, dağıtmak ve araziyi tesviye etmek için tırmık veya diskaro çekilerek arazi dikime hazır hale getirilir.

Kiraz fidanı dikilmeden önce mutlaka toprak analizleri yardımı ile, bahçe kurulacak alanın toprak özellikleri ve içeriği belirlenmeli, yapılacak uygulamalar analiz sonrası ortaya çıkan değerler ışığında yapılmalıdır. Toprağın hazırlanması sırasında genel olarak yapılabilecek uygulamalar ; Gerekli olduğu taktirde dikim öncesi dönüme 3-4 ton çiftlik gübresi (2-3 sene yanmış), dönüme 25-50 kg TSP yada DAP, dönüme 20-40 kg potasyum sülfat uygulanabilir.Uygulama sırasında gübreler pulluk yardımı ile derin sürüm yapılarak, toprağın 20-25 cm derinliğine ulaştırılır.

 

Fidan Dikimi

Fidanlar genel olarak sonbaharda yaprak dökümü ile, ilkbaharda ağaçlara su yürümesine kadar geçen devrede dikilirler. En uygun dönem kışı yumuşak geçen yerlerde sonbaharda, kışı sert geçen yerlerde ise ilkbaharda dikmektir. Fidanlar ilkbaharda gövdelerine su yürümeden önce yerlerine dikilmiş olmalıdırlar. Kışı çok sert olmayan kurak bölgelerde sonbahar dikimi daha iyi sonuç verir. Bunun nedeni sonbaharda dikilen fidanların kış yağışlarıyla gelecek mevsimdeki kök gelişmesine hazırlamaktır.

Dikimi yapılacak olan fidanların köklerindeki yaralı ve kırık kısımlar makas ile temizlenir (özellikle odunsu kökler). Bu sayede söküm sırasında zarar görmüş kök parçaları kesilerek temizlenmiş olur (Şekil3). Daha sonra bir kap içerisinde hazırlanan ilaçlı suya(100 lt suya 400 gr Captan + 100 gr Benlate veya 100 lt suya 400 gr Captan + 100 gr Derosal ) fidan kökleri daldırılarak kök hastalıklarına karşı önlem alınır.

Açılmış olan çukurlar içerisine, çukur açılması sırasında çıkan toprakla bir kümbet yapılır ve fidan kökleri bu kümbet üzerine oturtulur. Fidan aşı noktası dikim tahtasının ortasına ve hakim rüzgara karşı olacak şekilde yerleştirilmelidir. Aşı noktası kesinlikle toprak altında kalmamalı,5 parmak yukarıda olmalıdır.

Toprağın üst yüzeyinden alınan 3-4 kürek kuru toprak çukurun dip kısmına konur. Fidan çukura dik olarak yerleştirilir, kök ve çukur tamamen kuru toprakla örtülür. Üzerine ayakla bastırılarak köklerin toprakla kaynaşması sağlanır. Aşı yerinin toprak seviyesinin 5 parmak üzerinde olmasına dikkat edilir. Bu şekilde dikilen fidan çukuruna dikimden hemen sonra 20-25 litre can suyu verilir.

İlkbaharda dikilen fidan aşı noktasından 90 cm yüksekte, lider olacak sürgüne ait gözün hemen üzerinden az eğimli bir şekilde budama makasıyla kesilir.

Sonbahardaki fidan dikiminde ise aşırı rüzgar alan yerlerde iki kademeli tepe kesimi yapılmalıdır. Dikim yapıldıktan hemen sonra fidan aşı yerinden 120 cm yüksekte tepe kesimi yapılır. İkinci kademede ise ilkbaharda aşı gözünden 90 cm yüksekte tepe kesimi yapılır. Tepesi kesilen fidanlara %2’lik Bordo Bulamacı uygulanır.Bu uygulama hem kesim noktasını hem de fidan üzerinde bulunan gözleri belirli ölçüde hastalıklara karşı koruyabilmektedir.

Sulama Ve Gübreleme Uygulamaları

Sulama; diğer tarımsal faaliyetlerde olduğu gibi etkinliği artıran ve günümüz iklim koşullarında mutlaka gerekli olan bir uygulamadır. Sulama uygulamasının önemi kadar bir sulamada verilmesi gerekli olan su miktarı ve sulama zamanının iyi belirlenmesi gerekir. Meyve yetiştiriciliğinde kontrollü su uygulanması meyve verim ve kalitesine büyük ölçüde etki eder.

Kontrollü su uygulamaları modern sulama yöntemleri ile mümkündür. Bu yöntemlerin başında damla ve mini yağmurlama sulama yöntemleri gelmektedir. Damla sulama yönteminde her ağaç sırasına yerleştirilen ve lateral adı verilen, üzerinde damlatıcıların yer aldığı borularla sulama yapılmaktadır. Mini yağmurlama sulama yönteminde de damla sulama yöntemine benzer biçimde ağaç sırasına yerleştirilen lateral borular üzerine konulan her ağaç için bir adet mini yağmurlama başlığı ile sulama yapılabilmektedir.

Bodur kiraz yetiştiriciliğinde yöntemlerden her ikisi de kullanılabilir. Ancak yöntem seçiminde bitkinin sıra üzerindeki aralığı, su kaynağının debisi, içindeki çözünmüş maddelerin miktarı ve toprağın bünyesi(hafif toprak,ağır toprak) etkilidir. Unutulmaması gereken en önemli koşul ağacın gölgelediği alanın yani kök bölgesinin tamamına yakının ıslatılmasıdır. Hangi sistem kurulursa kurulsun bitkinin su ihtiyacı ilk 1-2 yıl tam karşılanması tavsiye edilir.

Damla ya da mini yağmurlama sulama yöntemiyle sulama yaparken özellikle aşırı sulamalardan kaçınmak gerekir. Aşırı sulamalarda besin maddeleri kök bölgesinden yıkandığı gibi sürgün gelişimi de fazla olur ve meyve gözü oluşumları azalır. Dolayısıyla üreticilerimizin sulama yaparken bitkide oluşan durumları iyi incelemesi buna uygun sulama programını oluşturması tavsiye edilir. Bunun yanında unutulmaması gereken ağır bünyeli toprakların su tutma kapasiteleri hafif bünyelilere göre daha fazla olacağından çok geçirgen topraklarda sulama aralıkları ve uygulanan su miktarları fazla olabilir. Ayrıca yapılan araştırmalara göre özellikle çiçek döneminde sulama yapılmaması ve meyve bağlamanın ardından bitkiye su verilmesi önerilmektedir. Meyve bağlamanın ardından yaratılacak su stresi sonucunda meyve kalitesi büyük ölçüde azalır ve ebadı küçük kalır. Ancak meyvede istenen tat ve aromanın korunması amacıyla hasada yakın zamanda sulamalara ara verilmelidir.

Klasik yöntemde yapılan gübrelemelerde arazide yapılan toprak analizlerine bağlı kalmak kaydı ile gübreleme programı genel olarak aşağıdaki gibi uygulanabilir. Bu program içerisine bitkiye vejetasyon dönemi içerisinde 2 kez mikro elementleri içeren bir yaprak gübresi ile uygulama yapmak uygun olmaktadır.

Dikimden Sonraki İlk Yıl (DEKARA)

* 3-5 kg N/da, 2-4 kg P2O5/da, 3-5 kg K2O/da
* 12-14 kg 15-15-15 kompoze gübre
* 5-6 kg Amonyum Sülfat
* 2-3 kg Potasyum Sülfat

Dikimden Sonraki İkinci Yıl (DEKARA)
* 8-10 kg N/da, 4-8 kg P2O5/da, 6-10 kg K2O/da
* 35-40 kg 15-15-15 kompoze gübre
* 14-18 kg Amonyum Sülfat
* 2-8 kg Potasyum Sülfat

 

 

 

Categories : Bitki Dünyası Tags : , , , , , , , , , , , , , , , ,

Papaya meyvesi ve yetiştirildiği yerler

Posted by kazandibi 15 Kasım, 2009 (0) Comment

Papaya egzotik meyveler arasında çok değerli bir yere sahiptir. Protein, mineral ve vitaminler gibi günlük alınması gereken besinlerin önemli bir kısmı bu besinlerden sağlanabilir. Papayalar olgunlaştıkça içerdikleri C vitamini miktarı da artar. İçerdiği karbonhidrat da tabi şekerlerden gelmektedir. Yetiştirildiği Yerler
Güney Afrika, Latin Amerika, Avustralya ve Havaii de üretilmektedir.Faydaları
Papaya enerji veren bir besin olması sebebiyle gelişmekte olan çocuklar, hamile ve emziren bayanlar için mükemmel bir kuvvet deposudur.
Papaya’nın eski zamanlardan beri bilinen inanılmaz bir özelliği vardır. Sindirimi en kolay meyvelerden biri olmasının yanı sıra diğer besinlerin kolayca sindirilmesine de katkıda bulunur. Papaya da bulunan “papain” adlı enzim yiyeceklerdeki proteinin sindirilmesine yardımcı olur ve özellikle mide suyu eksikliği olması ya da midede çok fazla oranda sağlıksız sıvı bulunması durumunda hayli etkili bir maddedir. Düzenli yendiği takdirde kabızlığa, kanayan basur ve kronik ishale iyi gelir. Papaya’nın eti yumuşatıcı özelliği de keşfedilmiştir. Papaya nın etinin yumuşatıcı özelliği de bulunmaktadır.Hem de papaya’nın suyu bazı cilt bozukluklarına da iyi gelmektedir. İçinde irin oluşumu olabilecek şişkinliklere ya da doğrudan irinlere, siğillere, sivilcelere, nasırlara, normal olmayan dışarı uzanan deri çıkıntılarına iyi geldiği görülmüştür.
Papayanın sıvısı kozmetik olarak çillere ve güneşe maruz kalma sonucu oluşan kahverengi lekelere iyi gelip derinin pürüzsüz bir görünüm almasını sağlamaktadır.
Papaya çekirdeğinden yapılan macunlar, mantar gibi değişik cilt hastalıklarına sürüldüğünde iyi geldiği bilinmektedir.

Categories : Bitki Dünyası Tags : , , , , , , , , , , ,