Nergis Çiçeğinin Hikayesi (Narkisos)
NARKİSOS nergis çiçeğinin hikayesi
Narkisos, Kusursuz Fiziksel Güzelliğe Sahip Olan Bir Gençtir. Bu Nedenle Su Perileri Ona Büyük İlgi Duyarlar, Ama Hiç Biri Karşılık Alamaz. Narkisos’a Tutkun Olan Eko Adlı Bir Su Perisi Bir Gün Ona Yaklaşmayı Dener Ve Sert Bir Şekilde Reddedilir. Eko, Kederinden Ve Utancından Eriyip Yok Olur Ama Giderken Geride Narkisos’un Sözlerini Yankılayan Kendi Sesini Bırakır. Bunun Üzerine İntikam Alınmasını İsteyen Su Perilerinin Bu Talebine Uyan Tanrılar, Narkisos’un Da Karşılıksız Bir Aşk Yaşayarak Cezalandırılmasına Karar Verirler.
Bir Gün Dağdaki Berrak Bir Su Birikintisine Bakan Narkisos, Kendisinin Sudaki Yansımasını Görür Ve Suda Yaşayan Çok Güzel Bir Varlıkla Karşı Karşıya Olduğu Sanıyla Anında Aşık Olur. Ama Ne Bu Görüntüden Ayrılabilir, Ne De Sarılmak İstediğinde Koybolan Bu Yansımadan Bir Karşılık Alabilir. Sonunda Suya Düşüp Ölür. Su Perileri Narkisos’u Gömmek İçin Geldiklerinde, Onun Da Yokolup Gittiğini Ve Yerine Bir Çiçek Bırakmış Olduğunu Görürler. Sonradan “Nergis” Diye Anılacak Bir Çiçek.
Ateş Dikeni Ve Özellikleri
Ateş Dikeni
(Pyraeantha coccinea)
Gülgiller familyasındandır. Diğer adları Tavşan elması, Ebem bükü, Kuş alıcı, Kirkat.
2-5 metre boylarında, dikenli, ilkbaharda küçük beyaz çiçekler açan, dekoratif bir ağaççıktır. Park ve bahçelerde, serbest bırakılırsa ilk beş yılda 2 metreye, 20 yılda en çok 5 metreye ulaşır. Kırmızı meyvelileri hepyesilken, sarı meyvelileri kışın yapraklarını döker.
Çiçeklerinin kokusu pek hoş değildir. Bunlar yaz sonunda öbek öbek, 5-7 mm çapındaki yuvarlak boncuksu meyvelere dönüşür. Olgunlaşan meyveler yumuşar ve insanlar tarafından olduğu kadar kuşlar tarafından da sevilerek yenir.
Jölesi yapılır, portakal reçeline eklenir.
Ancak meyvenin çekirdeğinde ve bitkinin yapraklarında oksijen siyanürü bulunabilir. Çok az miktarda kullanıldığında nefesi açan, sindirimi kolaylaştıran bu maddenin yüksek miktarı insanı zehirleyebilir!
Anavatanı Çin, Güneydoğu Avrupa ve Asya’dır. Bol killi, kireçli, kuru, nemli ve suyu süzülen tüm topraklarda gelişir. Özellikle bol güneş ister, ama gölgede de yetişebilir, ilkbaharda ve yaz ortasında potasyumca zengin gübre vermek gerekir.
Ateş dikeni ingiltere’de doğu ya da güneye bakan duvarlara gerdirilmiş tellere ya da monte edilmiş kafeslere sardırılarak yetiştirilmektedir. Tellerin arası 30 cm’dir. ilkbaharda ve yazın gerektikçe, ama tercihen eylülde budanır.
Hava kirliliğine dayanması, odunsu ve dikenli yapısı, öbek öbek renkli meyveleriyle hoş bir görüntü oluşturması onu bahçelerde çit bitkisi olarak yetiştirmeye yeter de artar bile.
Bu dekoratif bitkinin meyveleri kimi Avrupa ülkelerinde kalp yatıştırıcı olarak kullanılmaktadır.
Cephalatus
CEPHALOTUS
Cephalotus bitkisi sürahi şeklinde kümeler halinde büyüler ve köksaplarından büyüyen oval ve etçil
olmayan yapraklara sahiptir. Bu bitkiler genel olarak gül şeklinde rozet şekli alırlar ve renkleri yeşilden koyu şarap rengine kadar çeşitlenebilir; ne kadar çok güneş ışığı alırsa o kadar kırmızı olur.
Bu bitkinin köksapları büyüdükçe bitkinin sürahi şeklindeki ağzı açılır ve hayatı süresince açık kalır. Bu kapağın üzerinde küçük yarışeffaf pencere paternleri vardır.
İçeri doğru bakan dikenleri köksapların kenarlarında bulunur ve avını ağzına yönlendirmeye ve bir kere içeri girdikten sonra böcek ya da sinek gibi hayvanların kaçmalarını engellemeye yarar. Nektar salgılayan bezleri kenarlarındadır; sindirim sıvısı salgılayan bezleri ise sürahi şeklindeki gövdesinin içinde yer alır. Bu bitkinin iç yüzeyi üzerine konan sinek ve böceklerin kayarak sürahinin içinden tırmanarak kaçmasını engeller.
Bitkideki bu mükemmel sistem, Alemlerin Rabbi olan Yüce Allah’ın varlığının ve büyüklüğünün sonsuz sayıdaki delillerinden yalnızca biridir.
Dracunculus vulgaris
DRACUNCULUS VULGARIS
Dracunculus vulgaris bitkisinin bordo renkli çiçeğinin tam ortasından geçen siyah renkli bir eklentisi
vardır. Çok cazip görünmesine rağmen çürümüş et gibi kokması nedeniyle asla hediye olarak verilemez.
Yeryüzünde var olan binlerce tür bitkideki karmaşık sistemlerin yaratıcısı göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan herşeyin Rabbi olan Yüce Allah’tır.
Hydnora Afrıcana
HYDNORA AFRICANA
İlginç görünümlü bitkiler arasında baş köşeyi alabilecek olan Hydnora Africana Güney Afrika’da
bulunur. Bu parazitimsi bitki renkli ve şaşaalı görünümünün aksine, çok kötü kokar. Çürümüş et kokusu yayan bu bitki, leş böcekleri kendine çekmekte hiç sorun yaşamaz.
Ada Çayının Faydaları
Adaçayı sıkça içildiğinde tüm bedeni güçlendirir, kalp krizi tehlikesini azaltır ve kötürümlüklerde çok yaralıdır.
Gece terlemelerinde ve aşırı terlemelerde, lavanta çiçeğinin yanı sıra, yardımcı olabilecek tek bitkidir. Gece terlemesine neden olan hastalığı iyileştirir ve bu hastalıkla el ele giden aşırı güçsüzlüğe, canlandırıcı etkisi sayesinde son verir. Hastalık sonrası güçsüzlük hallerinde başarıyla kullanılabilir. Pek çok doktorun, ada çayının değerli özelliklerini artık iyice tanımış olduklarını biliyoruz (Referans1: M.Treben). Onu kramplarda, omurilik rahatsızlıkları nda, beze hastalıklarında ve organ titrekliklerinde büyük bir başarıyla kullanıyorlar. Yukarda belirtilen hastalıklarda, günde 2 su bardağı çay yudumlanarak içilmelidir.
Ada çayı, hasta karaciğeri de çok olumlu etkiler, onunla ilgili tüm rahatsızlıkları giderir ve gazları yok eder.
Kan temizleyici etkisi vardır. Solunum organlarını ve mideyi balgamsı salgılardan temizler, iştah açıcıdır.
Mideyi ve bağırsakları rahatlatır, gazların dışkılanmasını sağlar.
Kramp çözücü etkisi sayesinde, ishalde çok rahatlatıcıdır.
Böcek sokmalarında, sokulan bölgeye adaçayı yaprağının tozu uygulanır.
Ada çayı dıştan uygulandığında (Çalkalama ve Gargara), bademcik iltihabı, boğaz hastalıkları, diş iltihaplanmaları , yutak ve ağız boşluğu iltihaplanmaları nda veya ülserlerinde özellikle önerilir.
Eğer zamanında adaçayı kullanılmış olsaydı, pek çok çocukta ve yetişkinde bademcik ameliyatına gerek kalmayabilirdi. Bedenimizin polisleri olarak, zehirli maddeleri yakalayan ve zararsız hale getiren bademcikler alındığında, ağızdan giren zararlı maddeler doğruca böbreklere ulaşırlar. Ada çayı, sallanan dişlere, dişeti çekilmesine ve kanamasına karşı da (Çalkalama ve Gargara) başarıyla kullanılabilir veya bitki çayına batırılan pamuk hasta bölgelere uygulanır. Ayrıca dıştan kullanımda da, gargara ve çalkalamaların yanısıra yara kompresi olarak da kullanılabilir. Sinirli ve yorgun olan kişiler ve dölyatağı (rahim) hastalığı çeken kadınlar arada sırada ada çayı oturma banyoları almalıdırlar. Zayıf ve güçsüz çocuklara balla tatlandırılarak içirilir. Bu çay, tahriş kaynaklı öksürüklerde de başarılıdır.
Ağaç Kavunu nedir? Ve faydaları Nelerdir?
Pomelo: Ağaç Kavunu, Şadok olarakta bilinir.
(Citrus medica), turunçgiller (Rutaceae) familyasından meyvesi yenen bir bitki türü. Kalın ve sert kabuğu ile bilinir. Genelde bir süre saklandıktan sonra ya da hamur işlerinin içine katılarak tüketilir. Bazı kültürlerde meyve çayı yapımında kullanılır. Ağaç kavunlarının en çok yetiştiği yerler Akdeniz çevresi, Hindistan’ın bazı bölgeleri ve Güney ile Orta Amerika’dır.
Ağaç kavunu yavaş büyüyen bir ağaçtır. 3 yaşına geldiğinde meyve vermeye başlar. Meyvesinin boyu eninden büyük genelde 12-15 cm arasındadır. Kabuğu kalın, sert ve kokuludur. Dış kabuğu üzerinde pürüz ve çıkıntılar bulunur.
Ağaç kavunu bitkisinin yaprağı baş ağrısına iyi geliyor.
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Ordu Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Turan Karadeniz ülkemizde Akdeniz, Ege ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yetişen ağaç kavunu bitkisinin yaprağındaki kokunun baş ağrısına iyi geldiğini söyledi.
Limondan büyük, kalın kabuklu ve sarı renkli olan ağaç kavunu meyvesinin günümüzde kabuğu, yaprağı ve çiçeğinden yararlanıldığını, Güney Avrupa ülkelerinde pastacılık, şekerleme, reçel yapımında, çiçek ve yapraklarının ise parfüm sanayiinde kullanıldığını belirtiliyor. Tatlı ve ekşi meyveli çeşitleri olan ağaç kavununun ticari değeri olmadığını belirtiliyor., “Ağaç kavunu Hesperidin isimli bir glikozit içermekte ve bu madde P vitamini etkisi göstererek kılcal damarları kuvvetlendirmektedir. Ağaç kavunu safrayı yok eder, safradan kaynaklanan kusmayı önler. Kabızlığı giderir, mide ve ciğerlerin hararetini keser, mide ve kalbi kuvvetlendirir, kalp çarpıntısını giderir, sıtmaya iyi gelir. Ağaç kavununu veya yaprağını koklamak baş ağrısını geçirir, ferahlatır.
Dua Çiçeği Bakımı
DUA ÇİÇEĞİ:Renkli damarlı, koyu renk desenli yapraklı bu bitkinin en ilginç özelliği akşam olunca yapraklarının dua eden eller gibi yukarı yönelmesidir. Bu durum gün ışığıyla ilgilidir. Yapraklar gündüz de kapalı duruyorsa onu daha ışıklı bir yere getirin.
ÖZELLİKLERİ:
ISI: Oda sıcaklığı idealdir. Hava akımı ve ani ısı değişikliğinden koruyun.
IŞIK: Yarı gölge bir yer iyidir. Fazla ışık yaprakları soldurur.
Toprağı daima nemli olmalıdır.Yalnız aşırı sulamayın. Çoğu salon bitkisi gibi ılık ve dinlenmiş su ister.
NEM: Yapraklarına sık sık su püskürtün. Kuru hava yaprak uçlarını kahverengine dönüştürebilir.
Saksısını iki yılda bir ilkbaharda değiştirin. Bu sırada kök ayrıçlarından çoğaltabilirsiniz.
Yılbaşı Çiçeği Yetiştirilmesi
Çoğu zaman çiçekçiden hevesle alınan yılbaşı çiçeği ertesi yıl ne yazık ki açmaz. Kolay yetişen bir çiçek olmakla birlikte bazı istekleri vardır. Dinlenme periyotlarına ihtiyaç duyar.
Öncelikle mümkünse yazın dışarı çıkarın, yarı gölge bir yere yerleştirin. Eylül - Ekim aylarında serin bir yere alın ve suyunu iyice azaltın. Kasım başında asıl yerine alın ve sulamayı artırın. Sulama suyuna az miktarda besin ekleyebilirsiniz. Tomurcuktayken kesinlikle yerinden oynatmayın. Çiçekleri bittikten sonra sulamayı tekrar azaltın. Bu şekilde her yıl bol çiçek açacaktır.
ÖZELLİKLERİ:
ISI: Yılbaşı çiçeğinden bol çiçek alabilmek için daima serin ortamda bulundurmak gerekir.(12-15 c.) Oda ısısında tomurcuk sayısı çok az, çiçek ömrü ise kısa olur.
IŞIK: Direkt güneş görmeyen aydınlık bir yer iyidir.
SULAMA: Çiçekteyken ve yazın düzenli sulayın. Dinlenme zamanı suyu iyice azaltın.
NEM: Yapraklarına sık sık su püskürtün.
Sahlep Ve Faydaları
Salep;salepgiller familyasındandır; tel kökü olan otsu bir bitki türüdür. Kökünde 2 adet yumru bulunur. Gövdesi, dik ve silindirimsi şekildedir.
Çiçekleri salkım ya da başak biçimindedir. Kullanılan kısmı köklerinde bulunan yumrularıdır. Ülkemizde bir çok çeşidi bulunur. Salep yumruları müsilaj, glikoz ve uçucu bir yağ içerir.
Faydaları : Salep göğsü yumuşatır. Öksürük ve bronşit için yararlıdır. Kabızlığı gidermekte faydalıdır. Basur memeleri için yararlıdır. Zihnin çalışma gücünü arttırır. Kalbi kuvvetlendirir. Aybaşı kanamalarını düzenler. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardım eder. Vücudun ısınmasını sağlar. Cinsel gücü arttırır.




