Afrika Menekşesi Bakımı
Kurallara uyulduğu takdirde yetiştirilmesi oldukça kolay ve memnun edicidir. Sabit ısı, dikkatli sulama, yüksek nem, iyi ışık ve düzenli besleme ile başarılı olabilirsiniz.
Isı : Kışın 15-16 derecenin altına düşmemeli, cereyan ve ani ısı değişikliklerinden kaçınılmalıdır.
Işık : Işığı sever, kışın güney ve doğu, yazın sabah veya akşam güneşini gören bir pencere önü idealdir. Direkt güneş ışığından, özellikle öğle güneşinden sakının.
Sulama : Toprağı kurumaya başlayınca ve daima ılık suyla sulayın. Yapraklarına su değdirmeyin. Ayda bir defa büyük bir kaba su doldurup saksıları içine yerleştirin. Suyun seviyesi saksıların altında olsun. Bir saat kadar bekletip çıkarın.
Nem : Yüksek nem şarttır. Her gün çok ince bir püskürteçle su püskürterek nemlendirin. (Direk yapraklara değil, civarına püskürtmek gerekir). Bu sırada bitkiyi güneşten uzak tutun.
Solmuş çiçek ve yaprakları saplarıyla beraber derhal koparın. Gerekirse saksısını ilkbaharda değiştirin. Bol çiçek alabilmek için saksıda çok fazla kök olmamasına dikkat edin. Kök ayrıçları veya yaprağından kolayca üretebilirsiniz. Yaprağı yarısına kadar toprağa daldırın ve çok fazla sulayarak çürütmemeğe dikkat edin.
Uygun bir sıvı gübreyle, üzerindeki talimata uyarak düzenli besleyin. Fazla büyük saksı, çok sık saksı değişimi, az ışık veya besin eksikliği çiçeklenmeyi engelleyebilir.
Badem Ağacı Ve Badem Yağı
BADEM AĞACI (Amygdalus communis L.): Ülkemizin her yerinde yetişen badem, pembe çiçekleriyle ilkbaharın müjdecisidir. Meyvesine göre tatlı badem ve acı badem olmak üzere iki çeşidi vardır. Tatlı badem şekercilikte ve pastacılıkta, acı badem kozmetik sanayinde çok kullanılır. Şifası, çiçeklerinde, çağla dediğimiz taze meyvesinde, yapraklarında, ağaç kabuklarında, bademinde ve bunun yağındadır. Çiçekleri, çağlası, yaprakları mart, nisan arasında, ağaç kabukları meyve verdikten sonra genç dallardan, bademi de tam olgunlaşınca toplanır ve gölgede kurutularak saklanır. Bahçenizde badem ağacı yetiştirmek isteniyorsa alınacak tatlı badem fidanı killi olmayan bir yere dikilir. Narin bir ağaç olduğu için budanmayı sevmez. Ev ilaçları arasında tatlı bademin yeri vardır. Acıbadem içerdiği acılık nedeniyle ev ilaçları arasına kesinlikle girmemelidir.
* Küçük çocukların pekliklerinde; tatlı badem yağını bir kahve kaşığını geçmeyecek ölçüde çocuklara verebiliriz.
* Yanıklarda; 1 ölçü tatlı badem yağını 9 ölçü su ile karıştırarak iyi bir yanık ilacı hazırlanır. Yanıklara hazırlanan bu ilaçtan sürülürse su toplaması önlenir.
* Bağırsak parazitlerinni dökmek için; 1 ölçü çiçek, 7 ölçü suda çay gibi haşlanır, süzülür ve çaydan her iki saatte birer kahve fincanı içilirse kısa sürede etkisini gösterir.
* Karaciğer yorgunlukları için; tatlı badem ağacı yaprakları da, karaciğer yorgunluklarına iyi gelir. Bunun için hazırlanacak çayın ölçüsü de, yukarıda verdiğimiz çiçek çayı gibidir. Bu çaydan sabah akşam tok karnına birer kahve fincan içilir.
* Yorgun ayakları dinlendirmek için; gerek tatlı badem ağacının ve gerekse meyvesinin kabukları özellikle ayak yorgunluklarında çok yararlıdır. Bunun ölçüsü de bir kova ılık suya bir avuç ağaç ya da meyve kabuğudur.
Günlük Bitkisinin Faydaları
Günlük bitkisinin faydaları : Nefes darlığını giderir, vücuda rahatlık verir, ve tütsü olarak kullanılır.
Mangosteen Meyvesi
mangosteen
Anavatanı Malaya yarım adası ve Sunda adaları olan bir meyve olup, Durian gibi yalnız yağışlı tropik ülkelerin bir ürünüdür. Bu itibar ile yetiştirildiği sahaların sınırları da kuzey ve güney yarımkürede 6° cı enlem dereceleri ile sınırlanmıştır. Buna rağmen Mangostinin 17° arz derecelerine kadar yetiştirilmesine girişilmiş ise de; iyi sonuç alınamamıştır. Mangostin’de Durian gibi, ne konserve üretimine ne de kurutmaya dayanıklı olmadığından, yalnız taze olarak tüketilir. Dünyanın en lezzetli meyvelerindendir. Boyu 25 m. yüksekliğe kadar büyüyen ağacının gövdesi siyah kabuklu ve çok düzenli bir şekilde oluşmuş yatay dallarıyla biraz çam ağacına benzer. Yaprakları büyük, düz-oval şekilde, uçları sivri ve ağaç üzerinde toplu bir halde bulunur, Bunlar irilik yönünden normal olarak 18 cm. boyunda ve 8 cm. genişliktedirler. İnce dal filizlerinin uçlarında açılan koyu kırmızı renkteki çiçeklerden gelişen küçük bir portakal iriliğindeki meyveler, kırmızı şarap renginde, üzerleri parlak ve bir deri kıvamında kalınca bir kabuğun içinde olup, biri daima kalın, diğerleri gittikçe incelen 5-7 dilimden oluşur. Renkleri şeffaf bir beyaz olan bu dilimlerin içlerinde ayrıca üzerlerindeki kabuğun yumuşak lifleri ile meyve etine yapışık, ve genellikle çimlenme yetenekleri olmayan, birer de büyücek çekirdekleri vardır. Meyvenin eti ekşi-tatlı ve keskin kokuludur. Bu koku biraz üzüm ve ahudutuna benzemekle beraber meyve ilk defa yendiği zaman insanda gül yağı gibi ağır bir lavanta kokusu hissi verir.
Mangosteen ağacının en iyi yetiştiği topraklar, organik maddece zengin olan dere ovalarındaki geçirgen topraklardır. Kökleri yüksek düzeydeki yer altı sularından rahatsız olduğundan yetiştirileceği bahçelerin iyi bir şekilde drenajı gereklidir. Bahçelerdeki ağaçlar 5-6 m. den daha fazla büyümemeleri için, düzenli budandıktan başka gölgelenmek üzere bazen kauçuk ağaçlarının altında da yetiştirilir. Bir çok yerlerde fidanlar yalnız küçük iken gölgelenerek büyüdükçe aşamalı olarak gölgelik ağaçlar kesilir ve Mangosteen’lerin 15-18 m. yüksekliğe kadar boylanmasına müsaade edilir. Dikim aralığı 7,5 X 7,5 m. dir.
Dikildikten 8 sene sonra ilk ürünlerini vermeğe başlayan Mangosteen ağaçları, yirmi yaşında iken en fazla meyve verirler. Meyveler senede iki defa toplanır. Diğer önemli Mangosteen cinsleri şunlardır: Garcinia Pendonculata, G. İndica, G. Paniculata.
Kızılcık Meyvesinin Faydaları Nelerdir?
Kızılcık;
Kızılcık, sonbaharın habercisi olan bir meyvedir. Eylül ve ekim aylarında meyvelerini verir, havalar iyice soğuduğunda ise sessizce yapraklarını dökerek tohuma çekilir. Karadeniz’de ve İstanbul’un Karadeniz’e yakın yamaçlarında kızılcık bol miktarda yetişir. Ağustos sonunda açan çiçekleri sarı, meyvesi ise koyu kırmızı renktedir. Tadı ekşi ve mayhoştur. Yararları saymakla bitmez! Meyvesi, yaprağı, ağacının kökü, gövdesi, kabuğu tümüyle şifalıdır. 
Kızılcık zengin bir melatonin kaynağıdır: Beynimizde bulunan epifiz bezi, hava karardıktan sonra melatonin adı verilen bir hormon salgılar. Yaşam ritmimizi ve uykumuzu bu hormona borçluyuz. Uyku beyni dinlendirir, güçlendirir, hücre yenilenmesini sağlar, bağışıklık sistemini, oksidasyonu onarır ve tüm yaşam kalitesini yükseltir. Öte yandan önemli hormonların salgılanmasına yardımcı olur. Bir çok bilim adamı melatonini en önemli anti-oksidan olarak tanımlarlar. Melatonin takviyesi günümüzdeki temel anti aging tedavilerinden birisi olmuştur. Bu hormonun doktor kontrolünde kullanımı, bağışıklık sistemini ve yaşam kalitesini etkili bir şekilde yükseltir. Melatonin ilaçlarının birçoğu kızılcıktan yapılır. Uyku sorunlarınız varsa, gece yatmadan önce bir bardak kızılcık suyu içmenizi tavsiye ederim.
Ateş düşürücü ve ishale karşı: Kızılcık kabuğu ateş düşürücü ve güçlü bir ishal kesicidir. 1 yemek kaşığı dolusu taze veya kuru kızılcık ile 1 fincan soğuk suyu 5 dakika kaynatın. 15 dakika demledikten sonra süzgeçten geçirin ve sonra ishale karşı ilaç olarak kullanın. 60 gr kızılcık ağacı kabuğunu 1 litre su ile kaynatarak, ateşli hastalıkların tedavisinde kullanabilirsiniz. Eskiler bu karışımı özellikle sıtmaya karşı hazırlarlarmış.
* İdrar yolu enfeksiyonları ve böbrek taşlarına karşı doğal destek: Özellikle bayanlar sık sık sistit ve idrar yolu enfeksiyonu geçirirler. Kızılcık bu sorunların tedavisine yardımcı olur. İdrar enfeksiyonlarının çoğuna e-coli adı verilen bir bakteri neden olur. Kızılcıkta bulunan benzoik asit bakterilerin çoğalmasını engeller ve vücudumuzdan atılmasını kolaylaştırır. Kızılcık suyu, şerbeti veya kompostosu idrarımızdaki asit miktarını arttırır. Böylece böbrek taşlarının (özellikle kalsiyum taşları) tedavisinde kullanılır. Bu arada idrardaki ağır kokuları da giderir.
* Gece işemeleri: Gece işeme sorunu olan çocuklara kızılcık yapraklarından bir ilaç hazırlayabilirsiniz. 30 gr. kızılcık yaprağını, 1 litre su ile kaynatıp, 1/3 kadarını buharlaşıncaya kadar ateşte tutun. Süzgeçten geçirip, soğuyunca cam bir şişeye doldurun. Geceleri yatmadan önce çocuğunuza bu çaydan bir fincan içirin.
* Kızılcık şişmanlatmaz: Kızılcıkta froktoz ve glikoz yani şekerler az olduğu için, diabet ve kilo sorunu olanlar tarafından rahatlıkla tüketebilir. Diyabet tedavilerinde kullanılan en eski doğal ilaçlardan birisi kızılcık yaprağı ile çilek çiçeğini kaynatarak suyunu içmektir
Sandal ağacı hakkında bilgiler
SANDAL AĞACI
Kalanga / Santalum album / Santalwood / Santal de mysore) Sandalgiller familyasindan küçük boylu bir agaçtir. Hindistan ve Malakka’nin daglik bölgelerinde yetisir. Yaprak dökmez. Yapraklari karsiliklidir. Çiçekleri sarimtirak kirmizidir. Meyveleri kiraz büyüklügünde olup siyah renklidir. Odunu (Lignum santali) sarimtirak renktedir ve kokuludur. Bu odundan uçucu bir yag olan (Oleum santal / Santal esansi) çikartilir.
Kullanildigi yerler: Santal esansi idrar yollarindaki mikroplari giderir. Ayrica bu agacin odununu parfüm ve tütsü yapiminda kullanilir.
(PHYSALİS) Altın çileği Bir Diğer Adı Yerkirazı
NASIL BİR BİTKİ?
Ülkemizde, yabani türünün genellikle güvey feneri olarak adlandırıldığı Physalis, Avrupa ülkelerinde ise sarı fener, kibar fener, gelin feneri, olarak biliniyor. Bu isimleri almasının nedeni ise oldukça çekici bir yapıya sahip olan dış görüntüsüdür. Çiçekleri sarı renkli olan bitkinin meyveleri oldukça gösterişli taç yapraklar içinde (kaliks) yer alıyor. Meyveleri çepeçevre saran kaliks sararıp tül görüntüsünü alarak fener izlenimini veriyor. Bol aromalı, lezzetli ve mayhoş bir tada sahip olan meyveler başlangıçta yeşil daha sonra açık sarı, yenecek olgunluğa ulaştığında ise turuncu renkte iri bir kiraz görünümü alıyor. Bol aromalı, lezzetli ve mayhoş bir tada sahip olan meyveler başlangıçta yeşil daha sonra açık sarı, yenecek olgunluğa ulaştığında ise turuncu renkte iri bir kiraz görünümü alıyor.
NERELERDE KULLANILIYOR?
Meyveleri taze olarak ta tüketilebilen güvey fenerinin kullanım alanı oldukça geniş. Sahip olduğu bol aroma ve mayhoş tadından dolayı meyvesi pastacılık, marmelat yapımında kullanılır. Bunun yanında çiğ olarak tüketilebileceği gibi meyve salatalarında, tatlılarda, turtalarda da kullanılmaktadır. Reçeli son derece lezzetlidir.
Çikolata sosu ile mükemmel bir tada ulaşır. Üzeri çikolata ile kaplanıp pazara sunulan meyveler Avrupa ülkelerinde oldukça rağbet görmektedir. Krema ve dondurma ile birlikteliği de çok lezizdir. Sos yapımında da kullanılabilir. Son yıllarda Avrupa’da konferans ve iş toplantılarının ikram meyvesi olarak (Fondü) popülerlik kazanmıştır. Ayrıca faydalarından dolayı çocukların beslenme çantalarında haftada bir porsiyon mutlaka bulundurulması tavsiye edilmektedir.
FAYDALARI
Güney Amerika\’da deri, şeker, kalp, verem ve idrar yolu hastalıklarında halk tarafından tedavi amacıyla sıkça başvurulan bir bitkidir. Güvey fenerinin sadece meyveleri değil aynı zamanda kökleri ve yeşil kısımları da bazı ilaçların yapımında kullanılmaktadır. Bitkinin köklerinde ve yeşil kısmında 8 ayrı alkoloid bulunur. Elde edilen alkoloidler, bitkisel kökenli ilaçların yapımında kullanılmak üzere sanayide değerlendirilirler. 100 gr’ında % 6 oranında şeker ihtiva eden meyvede, C vitamini portakaldan daha fazladır. Potasyum içeriği bakımından en zengin meyvedir.Yine önemli miktarlarda karoten (Vitamin A 9 ) ve vitamin B içerir. Özellikle daha olgun meyvelerin daha yüksek miktarlarda beta karoten konsantrasyonu ihtiva ettiği bilinmektedir. Besin değerlerinin çok yüksek olması dolayısıyla özellikle okul öncesi çocukların beslenmesinde tavsiye edilir.
• Bol idrar söktürür, kandaki ürik asidi atar. Böylece Gut ve Romatizmaya çok fayda verir .
• Ürat ve oksalat taşlarını parçalayıp döker.
Karındaki suyu boşaltır.Karaciğer şişliğini giderir.
SEÇERKEN
Meyveler kaliks adı verilen doğal koruyucu kabuğu altında oldu-ğundan ve meyve içi bu yüzden görünmediğinden seçim kriteri çok basit bir yöntemle yapılır. Meyve basketi el ile tartılır.Şayet çok hafif ise meyve suyunu kaybetmiş demektir. Meyve yiyecek olgunluğa ulaştığında turuncu renkte iri bir kiraz görünümündedir. Kaliks ren-gindeki bir değişiklik olgunlaşma indikatörü değildir. Dışardan bakıldığında altın sarısı parlak renkli olanlar tercih edilmelidir.
MUHAFAZA EDERKEN
Çok hassas bir meyve olmamakla beraber bütün taze meyveler gibi alındıktan sonra birkaç gün içersinde tüketilmesi tavsiye edilir. Buzdolabında 1 haftadan fazla bir süre tazeliğini korur. Yıkandıktan hemen sonra tüketilmelidir. Meyvenin kaliks’i çıkarılırsa dayanma süresinde azalma olacağından kaliks’le muhafaza edilmelidir.
HAZIRLANIŞI
Meyve’yi koruyan ince kabuğu(kaliks) geriye çekerek meyveden ayırın. Meyveleri tercihen yıkayarak ve durulayarak yiyebilirsiniz.
Özellikleri ve Tarihçesi:
Physalis\’ in acutifolia, alkekengi, angulata, angustifolia, arenicola, carpenteri gibi başlıca çeşitleri bulunmaktadır.
Yetiştirildiği Yerler:
Orta Amerika, Güney Afrika ülkeleri ve İsrail de üretilmektedir. Ülkemizde de kısmen dahi olsa üretimine başlanmıştır.
Faydaları:
Physalis\’ in, içerdiği keroten sayesinde serbest radikalleri etkisiz hale getirerek yaşlanmayı geciktirici etkisi bulunmaktadır. Cildi güneşin zararlı etkilerinden ve cilt kanserinden korumaya yardımcıdır. Ayrıca metabolizmayı hızlandırır, kan dolaşımını düzenler.
Nasıl ve Nerede Kullanacağız?
İçerisindeki meyveyi ham olarak yiyebilirsiniz. Dekorasyon için kullanabileceğiniz gibi, meyve salatalarınıza ilave edebilir ya da reçelini yapabilirsiniz. Ayrıca çikolatayla mükemmel bir birliktelik sağlamaktadır.
Muhafaza Koşulları:
Physalis, 7 ºC de %70 - %80 nem oranında muhafaza edilmelidir.
Besin Değerleri:
Physalis, C, B1, B2, B3, Keroten gibi bir takım vitamin ve mineraller açısından zengin bir meyvedir.
TARLADA YER KİRAZI (PHYSALİS) YETİŞTİRİCİLİĞİ
1. Dikim aralığı 50 x 100 cm tavsiye edilebilir.
2. Ekim öncesi son sürüm esnasında toprağa dekara 200 kg yanmış ahır gübresi verilmesi yararlı olacaktır.
3. Fazla kimyasal gübreyi seven bir bitki değildir. Özellikle Azotlu gübrelerin fazla verilmesi halinde sürekli boy verir ve çiçeklenmeyi azaltır
4. Belirgin bir zararlısı yoktur.
5. Bir kök Yerkirazı yıl boyunca 2 – 3 kg arası meyve vermektedir. Bu doğrultuda iyi bir bakımla dekardan yaklaşık 5 Ton civarı ürünün alınabilmesi mümkündür.
ÖRTÜALTI YER KİRAZI (PHYSALİS) YETİŞTİRİCİLİĞİ
Yer kirazı, PH’ı 5,5-7 olan, kumlu topraklardan hafif killi topraklara kadar değişik topraklarda yetişir.
Serada Toprak Hazırlığı Nasıl Yapılmalı?
Seradaki, mevcut ürün artıkları temizlenmelidir.
Toprak analizi yapılarak, bilinçli bir gübreleme programı hazırlanmalıdır.
Bir önceki dönemde topraktan kaynaklanan hastalık ve nematod problemi görülen seralarda, toprak ilaçlaması yapılmalıdır.
Toprak derince işlenmelidir.
Seradaki İklim Şartları Nasıl Olmalı?
Yer kirazı bitkisi, fide döneminde nemi sever, yetişme ve meyve olgunlaşma döneminde yüksek nemden hoşlanmaz. Nemli ortamlarda hastalıklar artar; ama kök çevresinin düzenli su almasını ister. Yer Kirazı bitkisinin örtü altında fide dönemindeki sıcaklık isteği 18-200C iken yetişme döneminde 25oC’ dir.300C’nin üstündeki sıcaklıkta meyve tutumu sorun olur. Bu sıcalıkların üzerine çıkıldığında meyvelerde dökülmeler görülür. Bu dökülmeler seranın yeterince havalanamamasından da kaynaklanabilir. 100C’nin altındaki sıcaklıkta bitki gelişmesi durur.
Serada Dikim Öncesi Gübreleme Nasıl Yapılmalı?
Serada dikim yapılmadan önce mutlaka toprak analizlerini yaptırılmalı, çıkan sonuçlara göre de gübreleme yapılmalıdır. Suni gübre olarak 55 kg Amonyum Nitrat + 50 kg .TSP+50 kg. Potasyum Nitrat + 50kg Magnezyum Nitrat birbirleriyle iyice karıştırılarak fide dikiminden 10-15 gün önce toprağın yüzüne serilir ve en az 15-20 cm derinliğinde toprak işlenerek karıştırılır.
Seraya Dikimde Nelere Dikkat Edilmelidir?
Yer kirazı fideleri 5-6 gerçek yapraklı olduğu zaman hazırlanmış olan fide dikim yerlerine tek sıra olmak üzere, sıra üzeri ve sıra arası 60×90 cm, ara ile dikilmelidir. Fideler havanın serin olduğu saatlerde ve toprak tavı yeterli olduğu zaman dikilmelidir. Dikimde çukurlar derin olmamalı, kök boğazına kesinlikle toprak gelmemelidir.
Daha önceden ayarlanan dikim aralıklarına fide dikim işlemi yapılır. Fide dikim işlemi yapılmadan önce, kök ve mantari hastalıkları önleyici ilaçlar kullanılmalıdır.
Fideler 5-6 gerçek yaprağa ulaştığında dikim yapılmalıdır.
Dikim yapılırken fide torfunun en üst kısmı ile toprak yüzeyi aynı hizada olması gerekir.
Dikimden sonra mutlaka can suyu verilmelidir.
Fideler 20-30 cm boya ulaştığında ipe alınmalıdır.
Askıya Alma ve Budama
Yer kirazı 20-30 cm. boylanınca dip kısmından genişçe olmak şartıyla bir düğüm atılır ve diğer tepedeki tele bağlanarak ipe alınır ;ancak bitkinin gövde ve büyüme noktaları gevrek olduğundan ipe alma ve sarmada bitkinin yaralanmamasına dikkat edilmelidir. Budama; Yer kirazı bitkisinin ana gövdesi üzerinden çok sayıda yan dallar çıkar.(8-10 yan dal) bu dallar budama yapmak suretiyle 4’e indirilir ve askı teline iple bağlanır. Budama yaparak bitkinin daha iyi havalanmasını ve ışık almasını sağlarız böylece bitkimizin meyve kalitesi artmış olur.
Sulama Nasıl Olmalı?
Sabahın erken saatlerinde yapraklar donuk renkte ise bitkinin sulanması gerekir. İlk meyveler görüldükten sonra sıcak havalarda hafif topraklarda her 2-3 günde bir,ağır toprakta 3-7 günde bir sulanmalı,az su sık aralık prensibi uygulanmalıdır. Damla sulamada; 1.5 ton/da’dan başlanır bitki büyüklüğüne göre 5 ton/da ile noktalanır. Damla sulama; bitkinin su ihtiyacını günlük olarak cevap verebilmesi yanında, gübrelemenin de birlikte yapılmasına imkân vermektedir. Sulama zamanını tayinde en pratik yol, bitkinin kök bölgesindeki toprağın tavını kontrol ederek yapılmalıdır.
Tohum Atımı
Tohum atım harcı olarak torf kullanılmaktadır ve kasaya ekim yapılmaktadır. Tohum atımında dikkat edilecek hususlar şunlardır:
Tohum atılacak torf sıcaklığı 20 derece ve nispi nem 65-70 arası olması gerekir.
Tohumlar en fazla 0.5-1 cm arası derinliğe atılmalıdır. Yüzlek ve derin atımdan kaçınılmalıdır. Uygun koşullarda tohumlar 7–10 gün sonra çimlenirler ve yaklaşık 35- 40 gün sonra dikim büyüklüğüne ulaşırlar.
Açıkta altın kirazı yetiştirmek
Toprak Hazırlığı
Bahçe kurulacak arazi uzun süre işlenmemiş ise sürüm öncesi toprak patlatılmalı ve ardından derin sürülerek yaz mevsimi sonuna kadar toprağın havalanmasını ve güneşlenmesini sağlamak için beklenmelidir. Eğer daha önce yetiştiricilik yapılan bir alanda dikim yapılacaksa bahçe kurulacak yerin toprağı ilkbahar, yaz aylarında derin bir şekilde sürülmelidir. Sonbaharda arazi üzerindeki kesekleri kırmak, dağıtmak ve araziyi tesviye etmek için tırmık veya diskaro çekilerek arazi dikime hazır hale getirilir.
Kiraz fidanı dikilmeden önce mutlaka toprak analizleri yardımı ile, bahçe kurulacak alanın toprak özellikleri ve içeriği belirlenmeli, yapılacak uygulamalar analiz sonrası ortaya çıkan değerler ışığında yapılmalıdır. Toprağın hazırlanması sırasında genel olarak yapılabilecek uygulamalar ; Gerekli olduğu taktirde dikim öncesi dönüme 3-4 ton çiftlik gübresi (2-3 sene yanmış), dönüme 25-50 kg TSP yada DAP, dönüme 20-40 kg potasyum sülfat uygulanabilir.Uygulama sırasında gübreler pulluk yardımı ile derin sürüm yapılarak, toprağın 20-25 cm derinliğine ulaştırılır.
Dikim Yerlerinin Belirlenmesi ve İşaretlenmesi
Bahçe kurulacak arazi uzun süre işlenmemiş ise sürüm öncesi toprak patlatılmalı ve ardından derin sürülerek yaz mevsimi sonuna kadar toprağın havalanmasını ve güneşlenmesini sağlamak için beklenmelidir. Eğer daha önce yetiştiricilik yapılan bir alanda dikim yapılacaksa bahçe kurulacak yerin toprağı ilkbahar, yaz aylarında derin bir şekilde sürülmelidir. Sonbaharda arazi üzerindeki kesekleri kırmak, dağıtmak ve araziyi tesviye etmek için tırmık veya diskaro çekilerek arazi dikime hazır hale getirilir.
Kiraz fidanı dikilmeden önce mutlaka toprak analizleri yardımı ile, bahçe kurulacak alanın toprak özellikleri ve içeriği belirlenmeli, yapılacak uygulamalar analiz sonrası ortaya çıkan değerler ışığında yapılmalıdır. Toprağın hazırlanması sırasında genel olarak yapılabilecek uygulamalar ; Gerekli olduğu taktirde dikim öncesi dönüme 3-4 ton çiftlik gübresi (2-3 sene yanmış), dönüme 25-50 kg TSP yada DAP, dönüme 20-40 kg potasyum sülfat uygulanabilir.Uygulama sırasında gübreler pulluk yardımı ile derin sürüm yapılarak, toprağın 20-25 cm derinliğine ulaştırılır.
Fidan Dikimi
Fidanlar genel olarak sonbaharda yaprak dökümü ile, ilkbaharda ağaçlara su yürümesine kadar geçen devrede dikilirler. En uygun dönem kışı yumuşak geçen yerlerde sonbaharda, kışı sert geçen yerlerde ise ilkbaharda dikmektir. Fidanlar ilkbaharda gövdelerine su yürümeden önce yerlerine dikilmiş olmalıdırlar. Kışı çok sert olmayan kurak bölgelerde sonbahar dikimi daha iyi sonuç verir. Bunun nedeni sonbaharda dikilen fidanların kış yağışlarıyla gelecek mevsimdeki kök gelişmesine hazırlamaktır.
Dikimi yapılacak olan fidanların köklerindeki yaralı ve kırık kısımlar makas ile temizlenir (özellikle odunsu kökler). Bu sayede söküm sırasında zarar görmüş kök parçaları kesilerek temizlenmiş olur (Şekil3). Daha sonra bir kap içerisinde hazırlanan ilaçlı suya(100 lt suya 400 gr Captan + 100 gr Benlate veya 100 lt suya 400 gr Captan + 100 gr Derosal ) fidan kökleri daldırılarak kök hastalıklarına karşı önlem alınır.
Açılmış olan çukurlar içerisine, çukur açılması sırasında çıkan toprakla bir kümbet yapılır ve fidan kökleri bu kümbet üzerine oturtulur. Fidan aşı noktası dikim tahtasının ortasına ve hakim rüzgara karşı olacak şekilde yerleştirilmelidir. Aşı noktası kesinlikle toprak altında kalmamalı,5 parmak yukarıda olmalıdır.
Toprağın üst yüzeyinden alınan 3-4 kürek kuru toprak çukurun dip kısmına konur. Fidan çukura dik olarak yerleştirilir, kök ve çukur tamamen kuru toprakla örtülür. Üzerine ayakla bastırılarak köklerin toprakla kaynaşması sağlanır. Aşı yerinin toprak seviyesinin 5 parmak üzerinde olmasına dikkat edilir. Bu şekilde dikilen fidan çukuruna dikimden hemen sonra 20-25 litre can suyu verilir.
İlkbaharda dikilen fidan aşı noktasından 90 cm yüksekte, lider olacak sürgüne ait gözün hemen üzerinden az eğimli bir şekilde budama makasıyla kesilir.
Sonbahardaki fidan dikiminde ise aşırı rüzgar alan yerlerde iki kademeli tepe kesimi yapılmalıdır. Dikim yapıldıktan hemen sonra fidan aşı yerinden 120 cm yüksekte tepe kesimi yapılır. İkinci kademede ise ilkbaharda aşı gözünden 90 cm yüksekte tepe kesimi yapılır. Tepesi kesilen fidanlara %2’lik Bordo Bulamacı uygulanır.Bu uygulama hem kesim noktasını hem de fidan üzerinde bulunan gözleri belirli ölçüde hastalıklara karşı koruyabilmektedir.
Sulama Ve Gübreleme Uygulamaları
Sulama; diğer tarımsal faaliyetlerde olduğu gibi etkinliği artıran ve günümüz iklim koşullarında mutlaka gerekli olan bir uygulamadır. Sulama uygulamasının önemi kadar bir sulamada verilmesi gerekli olan su miktarı ve sulama zamanının iyi belirlenmesi gerekir. Meyve yetiştiriciliğinde kontrollü su uygulanması meyve verim ve kalitesine büyük ölçüde etki eder.
Kontrollü su uygulamaları modern sulama yöntemleri ile mümkündür. Bu yöntemlerin başında damla ve mini yağmurlama sulama yöntemleri gelmektedir. Damla sulama yönteminde her ağaç sırasına yerleştirilen ve lateral adı verilen, üzerinde damlatıcıların yer aldığı borularla sulama yapılmaktadır. Mini yağmurlama sulama yönteminde de damla sulama yöntemine benzer biçimde ağaç sırasına yerleştirilen lateral borular üzerine konulan her ağaç için bir adet mini yağmurlama başlığı ile sulama yapılabilmektedir.
Bodur kiraz yetiştiriciliğinde yöntemlerden her ikisi de kullanılabilir. Ancak yöntem seçiminde bitkinin sıra üzerindeki aralığı, su kaynağının debisi, içindeki çözünmüş maddelerin miktarı ve toprağın bünyesi(hafif toprak,ağır toprak) etkilidir. Unutulmaması gereken en önemli koşul ağacın gölgelediği alanın yani kök bölgesinin tamamına yakının ıslatılmasıdır. Hangi sistem kurulursa kurulsun bitkinin su ihtiyacı ilk 1-2 yıl tam karşılanması tavsiye edilir.
Damla ya da mini yağmurlama sulama yöntemiyle sulama yaparken özellikle aşırı sulamalardan kaçınmak gerekir. Aşırı sulamalarda besin maddeleri kök bölgesinden yıkandığı gibi sürgün gelişimi de fazla olur ve meyve gözü oluşumları azalır. Dolayısıyla üreticilerimizin sulama yaparken bitkide oluşan durumları iyi incelemesi buna uygun sulama programını oluşturması tavsiye edilir. Bunun yanında unutulmaması gereken ağır bünyeli toprakların su tutma kapasiteleri hafif bünyelilere göre daha fazla olacağından çok geçirgen topraklarda sulama aralıkları ve uygulanan su miktarları fazla olabilir. Ayrıca yapılan araştırmalara göre özellikle çiçek döneminde sulama yapılmaması ve meyve bağlamanın ardından bitkiye su verilmesi önerilmektedir. Meyve bağlamanın ardından yaratılacak su stresi sonucunda meyve kalitesi büyük ölçüde azalır ve ebadı küçük kalır. Ancak meyvede istenen tat ve aromanın korunması amacıyla hasada yakın zamanda sulamalara ara verilmelidir.
Klasik yöntemde yapılan gübrelemelerde arazide yapılan toprak analizlerine bağlı kalmak kaydı ile gübreleme programı genel olarak aşağıdaki gibi uygulanabilir. Bu program içerisine bitkiye vejetasyon dönemi içerisinde 2 kez mikro elementleri içeren bir yaprak gübresi ile uygulama yapmak uygun olmaktadır.
Dikimden Sonraki İlk Yıl (DEKARA)
* 3-5 kg N/da, 2-4 kg P2O5/da, 3-5 kg K2O/da
* 12-14 kg 15-15-15 kompoze gübre
* 5-6 kg Amonyum Sülfat
* 2-3 kg Potasyum Sülfat
Dikimden Sonraki İkinci Yıl (DEKARA)
* 8-10 kg N/da, 4-8 kg P2O5/da, 6-10 kg K2O/da
* 35-40 kg 15-15-15 kompoze gübre
* 14-18 kg Amonyum Sülfat
* 2-8 kg Potasyum Sülfat
Şifalı bitkiler
hardal tohumu
Sinapis nigrae Haricen lapası, yakısı ve banyosu yapılir. Kanı cilde toplamak ve ağrı kesmek için kullanılır.
haşhaş
Bitkinin kullanılan kısımları ham meyvelerinin çizilmesi ile elde edilen afyon, kurutulmuş ham meyveler, yapraklar, tohumları ve tohumlarından elde edilen yağıdır.Bilhassa haricen kullanılan bazı merhemlerin bileşimine girer ve ağrı dindiricidir.Bileşiminde toplanma zamanına göre değişen afyon alkaloitleri vardır. Harici ağrı dindirici olarak, özellikle diş hekimliğinde kullanılır. Tohumlarının yağı ise, tohumları soğukta tazyik edilmesi suretiyle elde edilen yağdır. Soğukta elde edilen yağın bileşiminde asitler az, sıcakta elde edilen yağın ise asitleri fazladır. Soğukta elde edilen yağ, bazı merhemlerin bileşimine girer. Sıcakta elde edilen yağ, yemek yağı ve sanayide sabun yapımında kullanılır. İçerdiği zehirli maddeli dolayısıyla, hekim kontrolü ve tavsiyesi olmadan kesinlikle kullanılmamalıdır.
hatmi
Ağız, boğaz ve dişeti iltihaplarını iyileştirir. Bağırsak iltihaplarını giderir.
hatmi çiçeği
Flos Altheae Göğüs yumuşatıcı ve tahrişleri gidericidir. 
havuç tohumu
Dauci carotae Midevi, gaz söktürücü, gebeliği önleyici ve cinsel gücü artırıcıdır.
hayıt
İdrar söktürür. Sancıları keser. Aybaşı kanamalarını düzenler. Anne sütünü artırır. Hazımsızlığı giderir. Karın ağrısı ve ishali keser. Ayak şişlerini indirir. Akrep ve arı sokmalarında kullanılır.
hayıt tohumu
Agni-Casti idrar artırıcı, gaz söktürücü ve yatıştırıcıdır.
hint yağı
Oleum Ricini İnce barsak üzerinde etkili olan ve tahriş yapmayan bir müshildir
hodan
Bitkinin çiçekleri ve yaprakları kullanılır. Fazla miktarda müsilaj, reçine, madeni tuzlar taşır. Yapraklar ve çiçekler ter verici, idrar ve balgam söktürücüdür. Boğaz ağrılarına ve öksürüğe karsı kullanılır.
hünnap
Jujubae Göğüs yumuşatıcı, öksürük kesici, müshil ve kan temizleyicidir. Şeker hastalığına karşı da kullanılır.
hüsnüyusuf
Mide üşütmesinden doğan şikayetleri giderir. İktidarsızlıkta da faydalıdır.
ısırgan
Dıştan tatbik edildiği zaman iç organlarda biriken kanı çeker. Burun kanamalarını keser. Balgam söktürür.
Zencefil ve faydaları
Ülkemizde hobi tarzında yetiştirme denemeleri yapılıyor olsa da aslında ülkemiz ilimine dayanabilecek bir bitki değildir zencefil.
Zencefil özellikle asya, çin, hindistan ve arabistanda çokca tüketilen ve her çeşit “bitkisel” şifa uygulamalarında kullanılan bir bitki çeşididir. Özellikle çin ve hindistan dolaylarında zencefil 2000 yıldır bilinir ve çok aktif olarak kullanılır. Örneğin çinde “zencefil bitkisi”; hazımsızlıklarda ve çeşitli mide hastalıklarında, diare(su kaybı ishal)’de ve mide bulantılarının tedavilerinde kullanılırken, Hindistanda Zencefil bitkisi; genellikle eklem iltihaplanmalarında, colic tedavilerinde(bu bağırsaklarda meydana gelen gaz spazmlarıdır ve oldukca ağrılıdır özellikle çocuklarda sık görülür) ve hayati göstergelerin düzeltilmesinde kullanılır. Aslına bakarsanız zencefil bitkisi bütün bir dünyada aranılan ve sevilen bir çeşit baharattır. Bu bitkinin bu haklı şöhreti özellikle soğuk algınlıklarana birebir olmasından kaynaklanmaktadır. Zencefil bitkisinin soğuk algınlıklarına çok iyi geldiği bütün bir dünyada bilinen bir gerçektir.
Son Olarak; zencefil asya da en azından 4,400 yıldır kullanılan iyi bir baharat ve iyi bir destekleyici şifahi bitki türüdür. Tropikal iklimlerin bereketli topraklarından bütün bir dünyaya armağandır zencefil
Zencefil yumru şeklinde bir birine geçmiş yuvarlaklar gibi görünen bir köke sahiptir. Bu kök yerin 15-25 cm altında bulunur. Kökün üzerindeki “birbiri içine geçmişhissi veren açık veya koyu” halkalar su yüzeyinde yayılan dalgalar gibi yayılım gösterir. Bu bitkinin gövdesi biribirinin içine geçmiş yivli bir yapıya sahiptir. Kısımların kenarından yapraklar çıkar ve bu yapraklar yeşildir. yapraklar henüz küçükken gövdeyi saran vir ok ucu gibidir. büyüdükçe gövdeden ayrılarak yaprak şeklini ve görümünü kazanır.
Bu bitki çiçekli bir bitkidir. Çiçekleri beyaz sarımtırak veya karışık yeşl de olabilir. Pembe olduğu da vakidir(adalarda ki çeşitleri). Kullanıldığı yerlerden bazıları.
- İştah açıcıdır,
- Antiseptik özelliği kanın temiz kalmasını sağlar,
- Mideyi düzenler,
- Mide bulantılarını giderir,
- Mide ağrılarında ve hazımsızlıkta iyi bir seçimdir,
- Bağırsaklarda biriken ve atılamayan gazların kolaylıkla atılmasını sağlar(colic),
- Solunum yollarını açar,
- kanın yapısını daha akışkan hale getirir(ki bu kalbin daha rahat çalışmaı demektir)
- Vücutta sıcaklık ve terleme meydana getirir.
- Zencefil gerçekten iyi bir anti oksidandır(oksitleri temizler dışarıya atılmasına yardımcı olur)
- Kalp ritminin düzene girmesini sağlar,
- özellikle romatizmal rahatsızlıklarda bin yıllardır kullanılmaktadır.
- Baş ağrılarını gideici özelliği vardır,Zencefil
- Uykuyu rahatlatır,
- Kandaki kollesterolu diğer bir çok bitkiye nazaran daha fazla oranda düşürür,
Bu ve buna benzer daha bir çok faydaları vardır zencefilin.
Ayrıca yolculuğa
Çıkmadan evvel 1 gr zencefil ağızda tutulursa araç tutumasını önler
Ameliyattan kalkan hastalara verilen ilaçlar narkoz etkisini hafifletir fakat bu ilaçların yan etkileri mevcuttur. Oysa zencefil bu ilaçlardan daha etkili bir bulantı bastırıcıdır. Ameliyat sonrası ayılmalarda 0,5gr. - 2gr. arası zencefil+100 ml. sıcak su ile ile hazırlanan infüzyon oldukca faydalı sonuçlar verir.
Yemeklerde ve tatlılarda kullanılan zencefil zamanla romatizmal hastalıklara çok iyi gelmektedir.NOT; Her ne kadar yetişkin olsanız da günlük 4 gramdan fazla zencefil almayınız.EK BİLGİ; Zencefili asla 2 (iki) yaşından küçük çocuğa vermeyiniz.
Gardenya bitkisi bakımı
Gardenya, ismini İskoçyalı botanikçi Alexander Garden’dan alan bir çiçek.
Eski dünyanın tropikal ve yarı tropikal bölgelerinde yetişen ve kokulu beyaz çiçekler açan ağaç türündendir. Gardenia (gardenya) jasminoides çok gösterişli bir bitkidir. 60 kadar türü vardır. Bu türler kök boyasıgiller familyasından oluşur.
ÖZELLİKLERİ:
ISI: Çiçek açabilmesi için ısı en az geceleri 15-18, gündüzleri ise 21-23 derece olmalıdır.
IŞIK: Bol ışık alan bir yer idealdir. Pencereye yakın konur. Yalnız gün ortasındaki kuvvetli güneşten korumalıdır.
Sulama
• Sulama kireçsiz su – en iyi yağmur suyu- ile yapılmalı ve sıcak havalarda yapraklarla sık sık su püskürtülmelidir. Ancak çiçekli iken yapraklara su püskürtülmez. Sulama suyunun fazla kireçli olması halinde yapraklarda sararmalar görülür.
• Dinlenme süresince verilen su azaltılmalıdır. Kış aylarında serin yerlerde bulundurulan bitkilerle gereğinden fazla su verilirse yine yapraklar sararır.
NEM:yazın Her gün ılık su püskürtülür.
Çiçek dökmesinin ana sebebi susuzluk, nem eksikliği ve serin ortamdır. Ayrıca bazen böcekler de bitkiye musallat olabilir.Bu durumda haftada bir ilaçlanır. Yaz aylarında açık havada, direkt güneş almayan bir yerde bulundurmak çok iyidir. Gardenya iyi bakılırsa yaz-kış açar. Saksısı ancak 2-3 yılda bir değiştirilir.
Budama
• Yetişkin bitkilerin tüm sürgünleri çiçeklenme bittikten sonra yarı yarıya veya 2/3 oranında kısaltılır. Genç bitkiler ise çalı formunda bitki elde etmek için sürgünler yaklaşık 15 cm’ye ulaştığında Ağustos ayına kadar uç alma yapılır.
__________________










