bitki



Afrika Menekşesi Bakımı

Posted by kazandibi 17 Aralık, 2009 (0) Comment

Kurallara uyulduğu takdirde yetiştirilmesi oldukça kolay ve memnun edicidir. Sabit ısı, dikkatli sulama, yüksek nem, iyi ışık ve düzenli besleme ile başarılı olabilirsiniz.

Afrika Menekşesi Bakımı

Isı : Kışın 15-16 derecenin altına düşmemeli, cereyan ve ani ısı değişikliklerinden kaçınılmalıdır.
Işık : Işığı sever, kışın güney ve doğu, yazın sabah veya akşam güneşini gören bir pencere önü idealdir. Direkt güneş ışığından, özellikle öğle güneşinden sakının.
Sulama : Toprağı kurumaya başlayınca ve daima ılık suyla sulayın. Yapraklarına su değdirmeyin. Ayda bir defa büyük bir kaba su doldurup saksıları içine yerleştirin. Suyun seviyesi saksıların altında olsun. Bir saat kadar bekletip  çıkarın.
Nem : Yüksek nem şarttır. Her gün çok ince bir püskürteçle su püskürterek  nemlendirin. (Direk yapraklara değil, civarına püskürtmek gerekir). Bu sırada bitkiyi güneşten uzak tutun.

Solmuş çiçek ve yaprakları saplarıyla beraber derhal koparın. Gerekirse saksısını ilkbaharda değiştirin. Bol çiçek alabilmek için saksıda çok fazla kök olmamasına dikkat edin. Kök ayrıçları veya yaprağından kolayca üretebilirsiniz. Yaprağı yarısına kadar toprağa daldırın ve çok fazla sulayarak çürütmemeğe dikkat edin.

Uygun bir sıvı gübreyle, üzerindeki talimata uyarak düzenli besleyin. Fazla büyük saksı, çok sık saksı değişimi, az ışık veya besin eksikliği çiçeklenmeyi engelleyebilir.

Categories : Salon Bitkileri Tags : , , , , ,

Badem Ağacı Ve Badem Yağı

Posted by kazandibi 14 Aralık, 2009 (0) Comment

BADEM AĞACI (Amygdalus communis L.): Ülkemizin her yerinde yetişen badem, pembe çiçekleriyle ilkbaharın müjdecisidir. Meyvesine göre tatlı badem ve acı badem olmak üzere iki çeşidi vardır. Tatlı badem şekercilikte ve pastacılıkta, acı badem kozmetik sanayinde çok kullanılır. Şifası, çiçeklerinde, çağla dediğimiz taze meyvesinde, yapraklarında, ağaç kabuklarında, bademinde ve bunun yağındadır. Çiçekleri, çağlası, yaprakları mart, nisan arasında, ağaç kabukları meyve verdikten sonra genç dallardan, bademi de tam olgunlaşınca toplanır ve gölgede kurutularak saklanır. Bahçenizde badem ağacı yetiştirmek isteniyorsa alınacak tatlı badem fidanı killi olmayan bir yere dikilir. Narin bir ağaç olduğu için budanmayı sevmez. Ev ilaçları arasında tatlı bademin yeri vardır. Acıbadem içerdiği acılık nedeniyle ev ilaçları arasına kesinlikle girmemelidir.
* Küçük çocukların pekliklerinde; tatlı badem yağını bir kahve kaşığını geçmeyecek ölçüde çocuklara verebiliriz.
* Yanıklarda; 1 ölçü tatlı badem yağını 9 ölçü su ile karıştırarak iyi bir yanık ilacı hazırlanır. Yanıklara hazırlanan bu ilaçtan sürülürse su toplaması önlenir.
* Bağırsak parazitlerinni dökmek için; 1 ölçü çiçek, 7 ölçü suda çay gibi haşlanır, süzülür ve çaydan her iki saatte birer kahve fincanı içilirse kısa sürede etkisini gösterir.
* Karaciğer yorgunlukları için; tatlı badem ağacı yaprakları da, karaciğer yorgunluklarına iyi gelir. Bunun için hazırlanacak çayın ölçüsü de, yukarıda verdiğimiz çiçek çayı gibidir. Bu çaydan sabah akşam tok karnına birer kahve fincan içilir.
* Yorgun ayakları dinlendirmek için; gerek tatlı badem ağacının ve gerekse meyvesinin kabukları özellikle ayak yorgunluklarında çok yararlıdır. Bunun ölçüsü de bir kova ılık suya bir avuç ağaç ya da meyve kabuğudur.

Categories : Bitki Dünyası Tags : , , , , , , , , , ,

Günlük Bitkisinin Faydaları

Posted by kazandibi 14 Aralık, 2009 (0) Comment

Günlük bitkisinin faydaları : Nefes darlığını giderir, vücuda rahatlık verir, ve tütsü olarak kullanılır.

Categories : Bitki Dünyası Tags : , , , ,

Mangosteen Meyvesi

Posted by kazandibi 11 Aralık, 2009 (0) Comment

mangosteen
Anavatanı Malaya yarım adası ve Sunda adaları olan bir meyve olup, Durian gibi yalnız yağışlı tropik ülkelerin bir ürünüdür. Bu itibar ile yetiştirildiği sahaların sınırları da kuzey ve güney yarımkürede 6° cı enlem dereceleri ile sınırlanmıştır. Buna rağmen Mangostinin 17° arz derecelerine kadar yetiştirilmesine girişilmiş ise de; iyi sonuç alınamamıştır. Mangostin’de Durian gibi, ne konserve üretimine ne de kurutmaya dayanıklı olmadığından, yalnız taze olarak tüketilir. Dünyanın en lezzetli meyvelerindendir. Boyu 25 m. yüksekliğe kadar büyüyen ağacının gövdesi siyah kabuklu ve çok düzenli bir şekilde oluşmuş yatay dallarıyla biraz çam ağacına benzer. Yaprakları büyük, düz-oval şekilde, uçları sivri ve ağaç üzerinde toplu bir halde bulunur, Bunlar irilik yönünden normal olarak 18 cm. boyunda ve 8 cm. genişliktedirler. İnce dal filizlerinin uçlarında açılan koyu kırmızı renkteki çiçeklerden gelişen küçük bir portakal iriliğindeki meyveler, kırmızı şarap renginde, üzerleri parlak ve bir deri kıvamında kalınca bir kabuğun içinde olup, biri daima kalın, diğerleri gittikçe incelen 5-7 dilimden oluşur. Renkleri şeffaf bir beyaz olan bu dilimlerin içlerinde ayrıca üzerlerindeki kabuğun yumuşak lifleri ile meyve etine yapışık, ve genellikle çimlenme yetenekleri olmayan, birer de büyücek çekirdekleri vardır. Meyvenin eti ekşi-tatlı ve keskin kokuludur. Bu koku biraz üzüm ve ahudutuna benzemekle beraber meyve ilk defa yendiği zaman insanda gül yağı gibi ağır bir lavanta kokusu hissi verir.

Mangosteen ağacının en iyi yetiştiği topraklar, organik maddece zengin olan dere ovalarındaki geçirgen topraklardır. Kökleri yüksek düzeydeki yer altı sularından rahatsız olduğundan yetiştirileceği bahçelerin iyi bir şekilde drenajı gereklidir. Bahçelerdeki ağaçlar 5-6 m. den daha fazla büyümemeleri için, düzenli budandıktan başka gölgelenmek üzere bazen kauçuk ağaçlarının altında da yetiştirilir. Bir çok yerlerde fidanlar yalnız küçük iken gölgelenerek büyüdükçe aşamalı olarak gölgelik ağaçlar kesilir ve Mangosteen’lerin 15-18 m. yüksekliğe kadar boylanmasına müsaade edilir. Dikim aralığı 7,5 X 7,5 m. dir.

Dikildikten 8 sene sonra ilk ürünlerini vermeğe başlayan Mangosteen ağaçları, yirmi yaşında iken en fazla meyve verirler. Meyveler senede iki defa toplanır. Diğer önemli Mangosteen cinsleri şunlardır: Garcinia Pendonculata, G. İndica, G. Paniculata.

Categories : Bitki Dünyası Tags : , , , , , , , ,

Kızılcık Meyvesinin Faydaları Nelerdir?

Posted by kazandibi 4 Aralık, 2009 (0) Comment

Kızılcık;
Kızılcık, sonbaharın habercisi olan bir meyvedir. Eylül ve ekim aylarında meyvelerini verir, havalar iyice soğuduğunda ise sessizce yapraklarını dökerek tohuma çekilir. Karadeniz’de ve İstanbul’un Karadeniz’e yakın yamaçlarında kızılcık bol miktarda yetişir. Ağustos sonunda açan çiçekleri sarı, meyvesi ise koyu kırmızı renktedir. Tadı ekşi ve mayhoştur. Yararları saymakla bitmez! Meyvesi, yaprağı, ağacının kökü, gövdesi, kabuğu tümüyle şifalıdır.

 Kızılcık zengin bir melatonin kaynağıdır: Beynimizde bulunan epifiz bezi, hava karardıktan sonra melatonin adı verilen bir hormon salgılar. Yaşam ritmimizi ve uykumuzu bu hormona borçluyuz. Uyku beyni dinlendirir, güçlendirir, hücre yenilenmesini sağlar, bağışıklık sistemini, oksidasyonu onarır ve tüm yaşam kalitesini yükseltir. Öte yandan önemli hormonların salgılanmasına yardımcı olur. Bir çok bilim adamı melatonini en önemli anti-oksidan olarak tanımlarlar. Melatonin takviyesi günümüzdeki temel anti aging tedavilerinden birisi olmuştur. Bu hormonun doktor kontrolünde kullanımı, bağışıklık sistemini ve yaşam kalitesini etkili bir şekilde yükseltir. Melatonin ilaçlarının birçoğu kızılcıktan yapılır. Uyku sorunlarınız varsa, gece yatmadan önce bir bardak kızılcık suyu içmenizi tavsiye ederim.
 Ateş düşürücü ve ishale karşı: Kızılcık kabuğu ateş düşürücü ve güçlü bir ishal kesicidir. 1 yemek kaşığı dolusu taze veya kuru kızılcık ile 1 fincan soğuk suyu 5 dakika kaynatın. 15 dakika demledikten sonra süzgeçten geçirin ve sonra ishale karşı ilaç olarak kullanın. 60 gr kızılcık ağacı kabuğunu 1 litre su ile kaynatarak, ateşli hastalıkların tedavisinde kullanabilirsiniz. Eskiler bu karışımı özellikle sıtmaya karşı hazırlarlarmış.

* İdrar yolu enfeksiyonları ve böbrek taşlarına karşı doğal destek: Özellikle bayanlar sık sık sistit ve idrar yolu enfeksiyonu geçirirler. Kızılcık bu sorunların tedavisine yardımcı olur. İdrar enfeksiyonlarının çoğuna e-coli adı verilen bir bakteri neden olur. Kızılcıkta bulunan benzoik asit bakterilerin çoğalmasını engeller ve vücudumuzdan atılmasını kolaylaştırır. Kızılcık suyu, şerbeti veya kompostosu idrarımızdaki asit miktarını arttırır. Böylece böbrek taşlarının (özellikle kalsiyum taşları) tedavisinde kullanılır. Bu arada idrardaki ağır kokuları da giderir.

* Gece işemeleri: Gece işeme sorunu olan çocuklara kızılcık yapraklarından bir ilaç hazırlayabilirsiniz. 30 gr. kızılcık yaprağını, 1 litre su ile kaynatıp, 1/3 kadarını buharlaşıncaya kadar ateşte tutun. Süzgeçten geçirip, soğuyunca cam bir şişeye doldurun. Geceleri yatmadan önce çocuğunuza bu çaydan bir fincan içirin.
* Kızılcık şişmanlatmaz: Kızılcıkta froktoz ve glikoz yani şekerler az olduğu için, diabet ve kilo sorunu olanlar tarafından rahatlıkla tüketebilir. Diyabet tedavilerinde kullanılan en eski doğal ilaçlardan birisi kızılcık yaprağı ile çilek çiçeğini kaynatarak suyunu içmektir

Categories : Sağlık Tags : , , , , ,

Sandal ağacı hakkında bilgiler

Posted by kazandibi 2 Aralık, 2009 (0) Comment

SANDAL AĞACI
Kalanga / Santalum album / Santalwood / Santal de mysore) Sandalgiller familyasindan  küçük boylu bir agaçtir. Hindistan ve Malakka’nin daglik bölgelerinde yetisir. Yaprak dökmez. Yapraklari karsiliklidir. Çiçekleri sarimtirak kirmizidir. Meyveleri kiraz büyüklügünde olup  siyah renklidir. Odunu (Lignum santali) sarimtirak renktedir ve kokuludur. Bu odundan  uçucu bir yag olan  (Oleum santal / Santal esansi) çikartilir.
Kullanildigi yerler: Santal esansi  idrar yollarindaki mikroplari giderir. Ayrica  bu agacin odununu  parfüm ve tütsü yapiminda kullanilir.

Categories : Bitki Dünyası Tags : , , , ,

Güvey feneri (PHYSALİS) NEDİR?

Posted by kazandibi 1 Aralık, 2009 (0) Comment
GÜVEY FENERİ BİTKİSİ

Ülkemizin birçok yerinde doğal olarak yetişen bazı bitkiler aslında dünyanın bir diğer bölgesinde çok önemli ticari ürünler olabiliyor. ‘Güvey Feneri’ (Physalis Peruviana L.) bunlardan biri. Egzotik meyvenin anavatanı Güney Amerikadır. Günümüzde Güney Afrika, Kolombiya, Tayland, Peru, kenya, Ekvator, Zambiya ve Zimbabwe’de yetiştirilmektedir. Ülkemizde de yeni üretilmeye başlanmıştır.

NASIL BİR BİTKİ?
Ülkemizde, yabani türünün genellikle güvey feneri olarak adlandırıldığı Physalis, Avrupa ülkelerinde ise sarı fener, kibar fener, gelin feneri, olarak biliniyor. Bu isimleri almasının nedeni ise oldukça çekici bir yapıya sahip olan dış görüntüsüdür. Çiçekleri sarı renkli olan bitkinin meyveleri oldukça gösterişli taç yapraklar içinde (kaliks) yer alıyor. Meyveleri çepeçevre saran kaliks sararıp tül görüntüsünü alarak fener izlenimini veriyor. Bol aromalı, lezzetli ve mayhoş bir tada sahip olan meyveler başlangıçta yeşil daha sonra açık sarı, yenecek olgunluğa ulaştığında ise turuncu renkte iri bir kiraz görünümü alıyor. Bol aromalı, lezzetli ve mayhoş bir tada sahip olan meyveler başlangıçta yeşil daha sonra açık sarı, yenecek olgunluğa ulaştığında ise turuncu renkte iri bir kiraz görünümü alıyor.

NERELERDE KULLANILIYOR?
Meyveleri taze olarak ta tüketilebilen güvey fenerinin kullanım alanı oldukça geniş. Sahip olduğu bol aroma ve mayhoş tadından dolayı meyvesi pastacılık, marmelat yapımında kullanılır. Bunun yanında çiğ olarak tüketilebileceği gibi meyve salatalarında, tatlılarda, turtalarda da kullanılmaktadır. Reçeli son derece lezzetlidir.
Çikolata sosu ile mükemmel bir tada ulaşır. Üzeri çikolata ile kaplanıp pazara sunulan meyveler Avrupa ülkelerinde oldukça rağbet görmektedir. Krema ve dondurma ile birlikteliği de çok lezizdir. Sos yapımında da kullanılabilir. Son yıllarda Avrupa’da konferans ve iş toplantılarının ikram meyvesi olarak (Fondü) popülerlik kazanmıştır. Ayrıca faydalarından dolayı çocukların beslenme çantalarında haftada bir porsiyon mutlaka bulundurulması tavsiye edilmektedir.

FAYDALARI
Güney Amerika\’da deri, şeker, kalp, verem ve idrar yolu hastalıklarında halk tarafından tedavi amacıyla sıkça başvurulan bir bitkidir. Güvey fenerinin sadece meyveleri değil aynı zamanda kökleri ve yeşil kısımları da bazı ilaçların yapımında kullanılmaktadır. Bitkinin köklerinde ve yeşil kısmında 8 ayrı alkoloid bulunur. Elde edilen alkoloidler, bitkisel kökenli ilaçların yapımında kullanılmak üzere sanayide değerlendirilirler. 100 gr’ında % 6 oranında şeker ihtiva eden meyvede, C vitamini portakaldan daha fazladır. Potasyum içeriği bakımından en zengin meyvedir.Yine önemli miktarlarda karoten (Vitamin A 9 ) ve vitamin B içerir. Özellikle daha olgun meyvelerin daha yüksek miktarlarda beta karoten konsantrasyonu ihtiva ettiği bilinmektedir. Besin değerlerinin çok yüksek olması dolayısıyla özellikle okul öncesi çocukların beslenmesinde tavsiye edilir.
• Bol idrar söktürür, kandaki ürik asidi atar. Böylece Gut ve Romatizmaya çok fayda verir .
• Ürat ve oksalat taşlarını parçalayıp döker.
Karındaki suyu boşaltır.Karaciğer şişliğini giderir.

SEÇERKEN
Meyveler kaliks adı verilen doğal koruyucu kabuğu altında oldu-ğundan ve meyve içi bu yüzden görünmediğinden seçim kriteri çok basit bir yöntemle yapılır. Meyve basketi el ile tartılır.Şayet çok hafif ise meyve suyunu kaybetmiş demektir. Meyve yiyecek olgunluğa ulaştığında turuncu renkte iri bir kiraz görünümündedir. Kaliks ren-gindeki bir değişiklik olgunlaşma indikatörü değildir. Dışardan bakıldığında altın sarısı parlak renkli olanlar tercih edilmelidir.

MUHAFAZA EDERKEN
Çok hassas bir meyve olmamakla beraber bütün taze meyveler gibi alındıktan sonra birkaç gün içersinde tüketilmesi tavsiye edilir. Buzdolabında 1 haftadan fazla bir süre tazeliğini korur. Yıkandıktan hemen sonra tüketilmelidir. Meyvenin kaliks’i çıkarılırsa dayanma süresinde azalma olacağından kaliks’le muhafaza edilmelidir.

HAZIRLANIŞI
Meyve’yi koruyan ince kabuğu(kaliks) geriye çekerek meyveden ayırın. Meyveleri tercihen yıkayarak ve durulayarak yiyebilirsiniz.

 

Güvey Feneri, Güney Feneri ve Yer Kirazı olarak ta adlandırılır.
Özellikleri ve Tarihçesi:

Physalis, ortası kahverengi olan sarı çiçeklere sahip bir bitkidir. Aynı ismi taşıyan meyvesi ise olgunlaştıktan sonra sarımtırak rengini almaktadır. Bu meyve birçok toprak tipinde yetişmekle birlikte en önemli özelliği çorak topraklarda da verim verebilmesidir. Physalis, büyüme aşamasında suya normalden fazla gereksinim duyar. Bitki olarak çok kırılgan ve hassas bir yapıya sahiptir. Tohumlama işlemi ise çekirdekleri sayesinde yapılır.
Physalis\’ in acutifolia, alkekengi, angulata, angustifolia, arenicola, carpenteri gibi başlıca çeşitleri bulunmaktadır.

Yetiştirildiği Yerler:

Orta Amerika, Güney Afrika ülkeleri ve İsrail de üretilmektedir. Ülkemizde de kısmen dahi olsa üretimine başlanmıştır.

Faydaları:

Physalis\’ in, içerdiği keroten sayesinde serbest radikalleri etkisiz hale getirerek yaşlanmayı geciktirici etkisi bulunmaktadır. Cildi güneşin zararlı etkilerinden ve cilt kanserinden korumaya yardımcıdır. Ayrıca metabolizmayı hızlandırır, kan dolaşımını düzenler.

Nasıl ve Nerede Kullanacağız?

İçerisindeki meyveyi ham olarak yiyebilirsiniz. Dekorasyon için kullanabileceğiniz gibi, meyve salatalarınıza ilave edebilir ya da reçelini yapabilirsiniz. Ayrıca çikolatayla mükemmel bir birliktelik sağlamaktadır.

Muhafaza Koşulları:

Physalis, 7 ºC de %70 - %80 nem oranında muhafaza edilmelidir.

Besin Değerleri:

Physalis, C, B1, B2, B3, Keroten gibi bir takım vitamin ve mineraller açısından zengin bir meyvedir.

 

Categories : Bitki Dünyası Tags : , , , , ,

Şifalı bitkiler

Posted by kazandibi 19 Kasım, 2009 (0) Comment

hardal tohumu
Sinapis nigrae Haricen lapası, yakısı ve banyosu yapılir. Kanı cilde toplamak ve ağrı kesmek için kullanılır.

haşhaş
Bitkinin kullanılan kısımları ham meyvelerinin çizilmesi ile elde edilen afyon, kurutulmuş ham meyveler, yapraklar, tohumları ve tohumlarından elde edilen yağıdır.Bilhassa haricen kullanılan bazı merhemlerin bileşimine girer ve ağrı dindiricidir.Bileşiminde toplanma zamanına göre değişen afyon alkaloitleri vardır. Harici ağrı dindirici olarak, özellikle diş hekimliğinde kullanılır. Tohumlarının yağı ise, tohumları soğukta tazyik edilmesi suretiyle elde edilen yağdır. Soğukta elde edilen yağın bileşiminde asitler az, sıcakta elde edilen yağın ise asitleri fazladır. Soğukta elde edilen yağ, bazı merhemlerin bileşimine girer. Sıcakta elde edilen yağ, yemek yağı ve sanayide sabun yapımında kullanılır. İçerdiği zehirli maddeli dolayısıyla, hekim kontrolü ve tavsiyesi olmadan kesinlikle kullanılmamalıdır.

hatmi
Ağız, boğaz ve dişeti iltihaplarını iyileştirir. Bağırsak iltihaplarını giderir.

hatmi çiçeği
Flos Altheae Göğüs yumuşatıcı ve tahrişleri gidericidir.

havuç tohumu
Dauci carotae Midevi, gaz söktürücü, gebeliği önleyici ve cinsel gücü artırıcıdır.

hayıt
İdrar söktürür. Sancıları keser. Aybaşı kanamalarını düzenler. Anne sütünü artırır. Hazımsızlığı giderir. Karın ağrısı ve ishali keser. Ayak şişlerini indirir. Akrep ve arı sokmalarında kullanılır.

hayıt tohumu
Agni-Casti idrar artırıcı, gaz söktürücü ve yatıştırıcıdır.

hint yağı
Oleum Ricini İnce barsak üzerinde etkili olan ve tahriş yapmayan bir müshildir

hodan
Bitkinin çiçekleri ve yaprakları kullanılır. Fazla miktarda müsilaj, reçine, madeni tuzlar taşır. Yapraklar ve çiçekler ter verici, idrar ve balgam söktürücüdür. Boğaz ağrılarına ve öksürüğe karsı kullanılır.

hünnap
Jujubae Göğüs yumuşatıcı, öksürük kesici, müshil ve kan temizleyicidir. Şeker hastalığına karşı da kullanılır.

hüsnüyusuf
Mide üşütmesinden doğan şikayetleri giderir. İktidarsızlıkta da faydalıdır.

ısırgan
Dıştan tatbik edildiği zaman iç organlarda biriken kanı çeker. Burun kanamalarını keser. Balgam söktürür.

Categories : Sağlık Tags : , , , , , , , ,

Zencefil ve faydaları

Posted by kazandibi 16 Kasım, 2009 (0) Comment

ZENCEFİL

Ülkemizde hobi tarzında yetiştirme denemeleri yapılıyor olsa da aslında ülkemiz ilimine dayanabilecek bir bitki değildir zencefil.
Zencefil özellikle asya, çin, hindistan ve arabistanda çokca tüketilen ve her çeşit “bitkisel” şifa uygulamalarında kullanılan bir bitki çeşididir. Özellikle çin ve hindistan dolaylarında zencefil 2000 yıldır bilinir ve çok aktif olarak kullanılır. Örneğin çinde “zencefil bitkisi”; hazımsızlıklarda ve çeşitli mide hastalıklarında, diare(su kaybı ishal)’de ve mide bulantılarının tedavilerinde kullanılırken, Hindistanda Zencefil bitkisi; genellikle eklem iltihaplanmalarında, colic tedavilerinde(bu bağırsaklarda meydana gelen gaz spazmlarıdır ve oldukca ağrılıdır özellikle çocuklarda sık görülür) ve hayati göstergelerin düzeltilmesinde kullanılır. Aslına bakarsanız zencefil bitkisi bütün bir dünyada aranılan ve sevilen bir çeşit baharattır. Bu bitkinin bu haklı şöhreti özellikle soğuk algınlıklarana birebir olmasından kaynaklanmaktadır. Zencefil bitkisinin soğuk algınlıklarına çok iyi geldiği bütün bir dünyada bilinen bir gerçektir.
Son Olarak; zencefil asya da en azından 4,400 yıldır kullanılan iyi bir baharat ve iyi bir destekleyici şifahi bitki türüdür. Tropikal iklimlerin bereketli topraklarından bütün bir dünyaya armağandır zencefil

Zencefil yumru şeklinde bir birine geçmiş yuvarlaklar gibi görünen bir köke sahiptir. Bu kök yerin 15-25 cm altında bulunur. Kökün üzerindeki “birbiri içine geçmişhissi veren açık veya koyu” halkalar su yüzeyinde yayılan dalgalar gibi yayılım gösterir. Bu bitkinin gövdesi biribirinin içine geçmiş yivli bir yapıya sahiptir. Kısımların kenarından yapraklar çıkar ve bu yapraklar yeşildir. yapraklar henüz küçükken gövdeyi saran vir ok ucu gibidir. büyüdükçe gövdeden ayrılarak yaprak şeklini ve görümünü kazanır.
Bu bitki çiçekli bir bitkidir. Çiçekleri beyaz sarımtırak veya karışık yeşl de olabilir. Pembe olduğu da vakidir(adalarda ki çeşitleri).
Kullanıldığı yerlerden bazıları.
  • İştah açıcıdır,
  • Antiseptik özelliği kanın temiz kalmasını sağlar,
  • Mideyi düzenler,
  • Mide bulantılarını giderir,
  • Mide ağrılarında ve hazımsızlıkta iyi bir seçimdir,
  • Bağırsaklarda biriken ve atılamayan gazların kolaylıkla atılmasını sağlar(colic),
  • Solunum yollarını açar,
  • kanın yapısını daha akışkan hale getirir(ki bu kalbin daha rahat çalışmaı demektir)
  • Vücutta sıcaklık ve terleme meydana getirir.
  • Zencefil gerçekten iyi bir anti oksidandır(oksitleri temizler dışarıya atılmasına yardımcı olur)
  • Kalp ritminin düzene girmesini sağlar,
  • özellikle romatizmal rahatsızlıklarda bin yıllardır kullanılmaktadır.
  • Baş ağrılarını gideici özelliği vardır,Zencefil
  • Uykuyu rahatlatır,
  • Kandaki kollesterolu diğer bir çok bitkiye nazaran daha fazla oranda düşürür,
    Bu ve buna benzer daha bir çok faydaları vardır zencefilin.

Ayrıca yolculuğa

Çıkmadan evvel 1 gr zencefil ağızda tutulursa araç tutumasını önler

Ameliyattan kalkan hastalara verilen ilaçlar narkoz etkisini hafifletir fakat bu ilaçların yan etkileri mevcuttur. Oysa zencefil bu ilaçlardan daha etkili bir bulantı bastırıcıdır. Ameliyat sonrası ayılmalarda 0,5gr. - 2gr. arası zencefil+100 ml. sıcak su ile ile hazırlanan infüzyon oldukca faydalı sonuçlar verir.

Yemeklerde ve tatlılarda kullanılan zencefil zamanla romatizmal hastalıklara çok iyi gelmektedir.NOT; Her ne kadar yetişkin olsanız da günlük 4 gramdan fazla zencefil almayınız.EK BİLGİ; Zencefili asla 2 (iki) yaşından küçük çocuğa vermeyiniz.

 

 

 

 

 

Categories : Sağlık Tags : , , , ,

Gardenya bitkisi bakımı

Posted by kazandibi 15 Kasım, 2009 (0) Comment

GARDENYA

Gardenya, ismini İskoçyalı botanikçi Alexander Garden’dan alan bir çiçek.

Eski dünyanın tropikal ve yarı tropikal bölgelerinde yetişen ve kokulu beyaz çiçekler açan ağaç türündendir. Gardenia (gardenya) jasminoides çok gösterişli bir bitkidir. 60 kadar türü vardır. Bu türler kök boyasıgiller familyasından oluşur.

ÖZELLİKLERİ:

ISI: Çiçek açabilmesi için ısı en az geceleri 15-18, gündüzleri ise 21-23 derece olmalıdır.

IŞIK: Bol ışık alan bir yer idealdir. Pencereye yakın konur. Yalnız gün ortasındaki kuvvetli güneşten korumalıdır.

Sulama

• Sulama kireçsiz su – en iyi yağmur suyu- ile yapılmalı ve sıcak havalarda yapraklarla sık sık su püskürtülmelidir. Ancak çiçekli iken yapraklara su püskürtülmez. Sulama suyunun fazla kireçli olması halinde yapraklarda sararmalar görülür.
• Dinlenme süresince verilen su azaltılmalıdır. Kış aylarında serin yerlerde bulundurulan bitkilerle gereğinden fazla su verilirse yine yapraklar sararır.

 

 NEM:yazın  Her gün ılık su püskürtülür.

 Çiçek dökmesinin ana sebebi susuzluk, nem eksikliği ve serin ortamdır. Ayrıca bazen böcekler de bitkiye musallat olabilir.Bu durumda haftada bir ilaçlanır. Yaz aylarında açık havada, direkt güneş almayan bir yerde  bulundurmak çok iyidir. Gardenya iyi bakılırsa yaz-kış açar. Saksısı ancak 2-3 yılda bir değiştirilir.

Budama

• Yetişkin bitkilerin tüm sürgünleri çiçeklenme bittikten sonra yarı yarıya veya 2/3 oranında kısaltılır. Genç bitkiler ise çalı formunda bitki elde etmek için sürgünler yaklaşık 15 cm’ye ulaştığında Ağustos ayına kadar uç alma yapılır.

__________________

Categories : Bitki Dünyası Tags : , , , , ,