Kivi Meyvesinin faydaları
Kivi: A ve C vitaminleriyle potasyum bakımından çok zengin bir meyve olan kivi, ayrıca kalsiyum, demir ve magnezyum gibi mineraller yönünden de zengindir.
Besleyici değeri yüksek bir besin olan kivinin bir tanesi ile günlük A ve C vitamini ihtiyacı karşılanabilmektedir.
Kivinin Faydaları: Lif bakımından da zengin bir besin olan kivi bağırsakları çalıştırarak sindirimi kolaylaştırır ve kabızlığı önler.
Vücudu ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Nezle ve grip gibi soğuk algınlıklarına karşı iyi gelir. Nefes açıcı etkisiyle astımlılara yararlıdır. Başta meme kanseri olmak üzere, kanser oluşumuna ve ilerlemesine karşı koruyucudur.
Kan basıncını dengeler. Tansiyonu ve kandaki kolesterol oranını düşürür. Karaciğeri çalıştırır ve kanı temizler. Kansızlığa ve mide rahatsızlıklarına iyi gelir. Yaşlanmanın ciltteki belirtilerini azaltır.
Kivi Nasıl Kullanılır? Kivinin meyvesi yenebileceği gibi cilt bakımı için de kullanılır. Dilimlenmiş kivi cilde konulursa cildi besler ve nemlendirir. Ayrıca, kivi ezilip suyu çıkarılarak sonra elde edilen püre yıpranmış ve kırışmış ciltler için maske olarak kullanılabilir.
Kemoterapinin Panzehiri Nedir?
Kemoterapinin Panzehiri Balıktır
Kemoterapi ilaçları kanserli hücreler dışında sağlıklı hücrelere de zarar verdiği için vücutta halsizlik, ağız yaraları gibi bazı şikayetlere yol açıyor. Ancak iyi bir beslenme planıyla kemoterapinin yarattığı tahribatı
azaltmak mümkün. Tedavi sırasında yeşil yapraklı sebzeleri, balığı ve Arnavut biberini sofranızdan eksik etmeyin.
- Kemoterapiden sonra akciğerdeki tümörler küçüldü. Kontrolleri hangi sıklıkta yaptıralım?
Kardeşime 8 ay önce küçük hücre dışı akciğer kanseri teşhisi kondu. Hastalığı 3′üncü evrede. Kemik ve beyin metastazı yok. Ancak dalakta metastaz olup olmadığı tespit edilemeyen bir kitle var. 8 kür kemoterapi sonrasında akciğerdeki tümörlerin tamamı kayboldu. Kardeşim 6-7 kilo aldı, en önemlisi artık hiç öksürmüyor. Acaba hastalığı nüks eder mi? Takipleri hangi aralıklarla yaptırmalıyız? MÜNÎRE BAĞCI
CEVAP: Kardeşiniz kemoterapiye çok iyi yanıt vermiş. Evre 3A ve B’de ilk tedavi seçeneği kemoterapidir. Daha sonra tedaviye radyoterapi ve ameliyat ilave edilir. Dalaktaki kitlenin kaybolup kaybolmadığını bilmiyorum. Eğer tümör tamamen silindiyse ya da şüpheli görülmüyorsa tedavinize radyoterapi ilave edilmesi faydalı olabilir. Fakat dalakta metastaz varsa radyoterapi ve cerrahiye gerek yok. Kardeşinizin kemoterapiye yanıt vermesi sevindirici. Ancak akciğerdeki tümörün nüks etme riski var. Özellikle sigaraya devam edenlerde nüks oranı yüksek. Kardeşiniz ilk 3 yıl 3 ayda bir sıkı kontrolden geçsin. Tümör tekrarlarsa nüks yerine radyoterapi yapılabilir. Ya da yeni bir kemoterapi, şemasına geçilebilir. Kemoterapi hastanın genel durumunu bozabilir. Genellikle kemoterapiden sonra vücudun kendini toparlaması l yıl sürer. Bu dönemde immun sistemini güçlendirecek gıdaları ön planda tutmak gerekir. Kardeşiniz bol bol yoğurt, beyaz peynir yesin, sütten uzak dursun. Protein eksikliğine karşı günde l tane bıldırcın yumurtası, haftada 1-2 kez yağsız kırmızı et, diğer günler de balık ve
hindi tüketsin. Sofrasından kırmızı turp ve tereyi eksik etmesin. Astragalus bitkisi hapı kullansın, insanlar üzerinde yapılan büyük çalışmalara göre, astragalus küçük hücreli olmayan akciğer kanserlerinde hem yaşam süresini uzatıyor, hem kemoterapi ilaçlarının etkisini artırıyor, hem de tedavinin yan etkilerini azaltıyor. D limonen denen yararlı bir madde ihtiva ettiği için kardeşiniz portakal, mandalina, limon kabuğu, kimyon, dereotu tohumu tüketsin. Beyaz un, beyaz makarna, beyaz pirinç yerine esmer olanları tercih etsin. Her gün en az 5 porsiyon çok iyi yıkanmış sebze ve meyve tüketsin. En çok brokoli, karnabahar, enginar, semizotu gibi koyu yeşil yapraklı sebzeleri tercih etsin. Ağır sporlardan, stresten uzak dursun. Öğün atlamasın.
- Karnımdaki şişlikler kanser habercisi olabilir mi?
47 yaşındayım. 10 yıl önce sol karın boşluğumda fındık büyüklüğünde bir kitle oluştu. Yağ bezesidir diye geçiştirdim. Fakat geçen yıl karnım ve kaburgalarımda irili ufaklı 10-12 adet şişlik oluştu. Doktora gitmedim. Acaba bu şişlikler kanser olabilir mi? Ne yapmalıyım? Ö. ÖNER
CE VAP: Buradan bir tahmin yürütmek zor. Bu şişlikler selim tabiatlı lipomlar olabilir. Ama şişlik sayısında artış olduğu için bir cildiyeciye başvurup gerekirse biyopsi yaptırın.
- Kemoterapi sırasında nasıl beslenmek gerekir?
Annem meme kanseri. Ameliyatla sağ memesinin bir kısmı alındı. Şimdi kemoterapi görüyor. Bu sırada nasıl beslenmesi gerekir? RUŞEN TARA
CEVAP: Kemoterapi ilaçları kanserli hücreler dışında sağlıklı ; hücrelere de zarar veriyor. Bu da vücudun genel durumunu bozabilir, halsizlik, ağızda yaralar gibi sorunlara yol açabilir. Ancak doğru bir beslenme programıyla kemoterapinin yan etkileri azaltmak mümkün. İşte, yapmanız gerekenler:
• Özellikle omega 3 yağ asitlerinden zengin sardalya, somon gibi balıkları tercih edin. Balık yeme şansınız yoksa balık yağı da tüketebilirsiniz.
• Nöropati, kemoterapinin önemli yan etkilerinden biri. El ve ayaklarda karıncalanma, hissizlik gibi belirtilerle seyreden nöropatiye karşı Arnavut biberi yiyin. Arnavut biberi, kemoterapi ve radyoterapiye bağlı
ağız-boğaz yaraları ve ağrılarında da etkilidir. Kemoterapi esnasında ağızda ortaya çıkan mantarlara karşı papatya çayı, karadut şurubu, karbonatlı su, buz, hatta şekersiz dondurma tüketin. Kemoterapi sırasında enfeksiyona yakalanma riski yüksek olduğu için hastaların C vitamini desteğine ihtiyacı vardır. C Vitamininden zengin portakal, mandalina gibi meyveleri tüketebilirsiniz. Ancak ilaçların etkisini azalttığı için greyfurttan uzak durun. Selenyum ve likopen maddesi de bağışıklık sistemini güçlendirir. Tahıl, nişasta ve brokoli, lahana, soğan, sarımsak gibi kükürt oranı yüksek olan sebzeler bol miktarda selenyum içerir. Likopen ise domates ve ketçap, salça gibi domates ürünlerinde bulunur. Günde 2 bardak domates suyu içmek çok faydalıdır. Bağışıklık sistemini güçlendirdiği için folik asidi ihmal etmeyin. Koyu yeşil yapraklı sebzeler ve turunçgiller bol miktarda folik asit içerir. Folik asit, günde 400 ünite tablet şeklinde de alınabilir. E vitamini içeren ceviz, badem ve fındık gibi kuruyemişleri yiyin.
• Ananas, çörekotu ve kara üzüm tüketin. Bu besinler bağışıklık sistemini güçlendiriyor.
Prof. Dr. ERKAN TOPUZ
Kemoterapi Hastaları Enfeksiyonlardan Korunmak İçin Ne Yapmalı
Kemoterapi Hastaları Enfeksiyonlardan Korunmak İçin Ne Yapmalı
Kemoterapi ilaçları sağlıklı kan hücrelerini de etkilediği için hem vücudun enfeksiyon kapma riski
yükselir hem de enfeksiyonlarla savaşma yeteneği azalır. Kemoterapiden sonra yaklaşık 10 gün içinde kan tablosu çok düşer. Bu sırada aşırı yorgunluk, depresyon gibi yan etkiler görülür. Bağışıklık sistemini bozan, tedaviyi sekteye uğratan enfeksiyonlarla savaşmanın yolları ise şunlar: SağlKemoterapi ilaçları sağlıklı kan hücrelerini de etkilediği için hem vücudun enfeksiyon kapma riski yükselir hem de enfeksiyonlarla savaşma yeteneği azalır. Kemoterapiden sonra yaklaşık 10 gün içinde kan tablosu çok düşer. Bu sırada aşırı yorgunluk, depresyon gibi yan etkiler görülür. Bağışıklık sistemini bozan, tedaviyi sekteye uğratan enfeksiyonlarla savaşmanın yolları ise şunlar: Sağlıklı beslenin. Diş tedaviniz varsa kemoterapiden önce diş hekimine gidin. Yorucu aktivitelerden kaçının, bol bol dinlenin. Kalabalık yerlerde durmayın, genel olarak 10 metrekare odada 3′ten fazla kişinin olmamasına özen gösterin. Soğuk algınlığı ya da bulaşıcı hastalığı olan kişilerden uzak durun. Ellerinizi yanık ve kesiklerden korumak için bahçede ve mutfakta eldiven giyin. Sık grip oluyorsanız 6 ayda bir, 1 kutu ekinezya bitirin. Diş tedaviniz varsa kemoterapiden önce diş hekimine gidin. Yorucu aktivitelerden kaçının, bol bol dinlenin.
Lenf Bezi Kanseri Hakkında
Lenf Bezi Kanseri Hakkında
Hoçkin (hodgking) lenfomalar yaygın görülen kanser türlerinden biri.
En önemli belirtileri şunlar: Terleme, ateş, kilo kaybı, nadir olarak sırt kaşıntısı. Erken evrelerde kısa süreli kemoterapi ve radyoterapiyle yüzde 90′iara kadar varan oranlarda kurtulma şansı var. Diğer evrelerde
de tedavi başarı oranı yüksektir. Hastalık nüks ederse kemik iliği nakli düşünülebilir. Ancak artık kemoterapi ilaçlarının başarı oranı yüksek olduğu için bu yöntemi en son aşamada tercih ederiz. Kemik iliği nakli merkezine yakın olan bazı doktorlar ikinci seçenek olarak bu yöntemi tercih edebiliyor. Kemik iliği nakli de hastayı tam şifaya kavuşturabilir. Hastalar kemoterapi ve radyoterapi bittikten 1.5 ay sonra PET yaptırmalı. Şüphe varsa 6 ay ya da 1 yıl sonra yine PET gerekebilir. Sonuçlar temizse hastalar rutin kontrollerini ultrasonografi ve bilgisayarlı tomografiyle yapabilir. İlk 3 yıl 3 ayda bir sedimantasyon, alkali fosfataz, LDH, fibrinojen, beta 2 mg ve kan sayımı (hemogram) testleri ihmal edilmemeli. Bağışıklık sisteminizi güçlendirin. Bunun için beslenme çok önemlidir: Bol bol mevsim meyve ve sebzelerini tüketin. Ancak meyve ve sebzeleri çok iyi yıkayın, hatta steril olması için sirkeli suda bekletin. Kemoterapi sırasında haftada 1-2 kez kırmızı et yiyin. Böl bol balık, yoğurt, çökelek tüketin. 1.3 ve 1.6 beta glukan içeren ekmek kabuğu, esmer pirinç ve bulguru sofranızdan eksik etmeyin. Beyaz un ve şekerden kaç mm. Kemoterapi sırasında greyfurt suyundan uzak durun. Kemik iliğinizi güçlendirmek için 400 ünite folik asit kullanın. Bol bol ananas yiyin. Günde 2 bardak domates suyu, küo kaybınız varsa 1 bardak havuç suyu için. Yeşil çay, böğürtlen yaprağı çayı ve limon kabuğu çayı içmeyi ihmal etmeyin. Et yemeklerinize ya da yoğurdunuza günde 1 çorba kaşığı zerdeçal tozu koyun.
Kemoterapi Sırasında Nasıl Beslenmek Gerekir?
Kemoterapi Sırasında Nasıl Beslenmek Gerekir?
Kemoterapi ilaçları kanserli hücreler dışında sağlıklı olan hücrelere de zarar veriyor. Bu nedenle de
vücudun genel durumunu bozabilir, halsizlik, ağızda yara gibi sorunlara yol açabilir. Ancak doğru bir beslenme programıyla kemoterapinin yan etkileri azaltmak mümkün, işte, yapmanız gerekenler:
Özellikle omega 3 yağ asitlerinden zengin sardalya, somon gibi balıkları tercih edin. Balık yeme şansınız yoksa balık yağı da tüketebilirsiniz.
Nöropati, kemoterapinin önemli yan etkilerinden biri. El ve ayaklarda karıncalanma, hissizlik gibi belirtilerle seyreden nöropatiye karşı arnavut biberi yiyin. Arnavut biberi, kemoterapi ve radyoterapiye bağlı ağız / boğaz yaraları ve ağrılarında da etkilidir.
Kemoterapi esnasında ağızda ortaya çıkan mantarlara karşı papatya çayı, karadut şurubu, karbonatlı su, buz hatta şekersiz dondurma tüketin.
Kemoterapi sırasında enfeksiyona yakalanma riski yüksek olduğu için hastaların C vitamini desteğine ihtiyacı vardır. C vitaminince zengin portakal, mandalina gibi meyveleri tüketebilirsiniz. Ancak ilaçların etkisini azalttığı için greyfurttu tercih etmeyin.
Selenyum ve likopen maddesi de bağışıklık sistemini güçlendirir. Tahıl, nişasta ve brokoli, lahana, soğan, sarımsak gibi kükürt oranı yüksek olan sebzeler bol miktarda selenyum içerir. Likopen ise domates ve ketçap, salça gibi domates ürünlerinde bulunur. Günde 2 bardak domates suyu içmek çok faydalıdır.
Bağışıklık sistemini güçlendirdiği için folik asidi ihmal etmeyin. Koyu yeşil yapraklı sebzeler ve turunçgiller bol miktarda folik asit içerir. Folik asit, günde 400 ünite tablet şeklinde de alınabilir.
E vitamini içeren ceviz, badem ve fındık gibi kuruyemişleri yiyin.
Ananas, çörekotu ve kara üzüm tüketin. Bu besinler bağışıklık sistemini güçlendiriyor.
Kaynak : Posta Gazetesi









