Kategorilenmemiş
Ege nin En Güzel 10 Kasabası
Ege Denizi gibi dünya denizcilik tarihinin başlangıç noktası olan bir suyun kıyısında bulunan bölgemiz, insanlığın da en eski yerleşim alanlarından biri. Tarihte çok sayıda uygarlığın vatanı oldu, barbarların istilasına uğradı. Kasabalar defalarca yıkılıp yeniden kuruldu.
Her seferinde farklı bir biçim ve zenginlikle ortaya çıktılar. Milas ya da Foça’daki bir caminin veya binanın malzemesine baktığınızda onun alt katmanlarında binlerce yılın izini bulabilirsiniz. Jürimiz, kültür ve tabiat mirası açısından olağanüstü güzelliklere sahip ve kendini korumayı başarabilmiş 10 kasabayı seçti. Artık size de buraları gezmek kalıyor…
1. TİRE
Salı pazarı ile ünlü
Tire: Anıt Çınarların Gölgesinde Kabak Kemaneler Çalınır Keçeler Dövülür
Tire, İzmir’e yaklaşık 80 kilometre uzaklıkta bir ilçe. Tarihi bir yerleşim. Hitit, Frig, Roma, Aydınoğulları ve Osmanlıların tabaka tabaka oluşturduğu bir mirasın üstünde oturmuş, pek çok uygarlığı yaşamış, bin yılların ötesinden geliyor.
Kente tarih içinde “Ulemalar yatağı”, “Eski taht şehri”, “Rum’un meşhur kenti” gibi tanımlamalarda bulunulmuş; Evliya Çelebi ise onun için “Şehr-i muazzam” sözünü kullanmış.
Tire yeşilin yurdudur. Günümüz insanının “Yeşil Tire” damgasını vurması boşuna değildir. Güme Dağları’nın kuzey eteklerinde, türlü zenginlikleri bağrında barındırarak sere serpe uzanır. Kestane, ceviz, kiraz gibi nice bereket ağacı o yamaçları süsler. Aşağılara inildikçe zeytinlikler ve incir bahçeleri çoğalır. Aşağıdaki Küçük Menderes Ovası, yeşil gözler güzelliğinde size bakmaktadır.
İzmir’den Tire’ye ulaşmak için karayolunu kullanmak en doğrusudur. Garajdan bir Tire otobüsüne atladığınızda yaklaşık 1,5-2 saatte Tire’de bulursunuz bendinizi. Kendi aracınızla gidecekseniz, İzmir-Aydın karayolundan Ödemiş sapağından saparak ya da İzmir-Aydın otobanı Tire-Selçuk kavşağından sapıp Belevi’den Tire’ye yönelmeniz gerekir.
Belevi-Tire yolu daha cazip, güzellikleri önünüze sermekte cömert bir rotadır. Yol boyunca karşınıza çıkıveren ve birçoğu anıtsal değer oldukları için koruma altında bulunan çınarlar bile bu yolu seçmek için yeterlidir.
Yeşilin yurduna giden yol,
yeşil güzellikler içinden geçer ki,
tarihe adım adım yaklaştığınızı da o çınarlar duyurur size.
DAĞIN, OVANIN BEREKETİ TİRE PAZARI’NDA KÖPÜRÜR
Küçük Menderes Havzası’nda günler öyle pazar, pazartesi, salı diye adlandırılmaz. Özellikle Ödemişliler günleri pazarlara göre adlandırır, ona göre anıp buluşma günleri saptarken kullanır. Girey, Pazar günüdür. Gocabazar, Ödemiş pazarının; Bellembolu Beydağ’ın, Keles ise Kiraz’ın pazarının olduğu günün adıdır. Tire pazarı salıları kurulur. Yörede “salı” yerine “Tire bazarı” sözü kullanılır.
Tire pazarı alabildiğine geniş, zengin çeşitliliği ve ürün bolluğu ile çevredeki en önemli pazarların başında gelir. Tire’nin köyleri dahil bütün halkının çok rağbet ettiği bu pazara, Kuşadası’ndan, Selçuk’tan turistler de gelmektedir.
Bu pazarda sebze meyveden giysiye, keçeden semere, urgandan yorgana, tencere tavadan bisiklete, motosiklete kadar her şey satılır. Dağın ve ovanın bereketi tezgâhları adeta köpürtür. Yeşil başta olmak üzere akla ziyan bin bir rengin cümbüşü kaplar ortalığı. Sanki burası pazar değil, bir şenlik
yeridir.
tire köftesi:
Tire Kebabı olarakta bilinir. Minik şişlere dizilmiş halde yapılan köfte genellikle yanında maydanoz ve domates ile üzerinde bol tereyağı gezdirilerek servis edilir. Sadece kıyma ve tuz kullanılarak yapıldığı söyleniyor.
Servis yapılırken yanında ayrı tabaklarda turşu, yoğurt ve soğanda getiriliyor.
2. CUNDA
Sivil taş mimari örnekleri
Adadaki yerleşimin geçmişi bundan 3500 yıl öncesine kadar uzanıyor. Meydan Larousse’ta Cunda’nın İtalyanca’da bir denizcilik terimi olarak “yelken açmak” ya da “işaret sancaklarını çekmek için konulmuş yatay çubukların her iki ucu” anlamına geldiğini yazıyor. Geleneksel sivil taş mimarinin en seçkin örneklerinin bulunduğu Cunda’daki yapıların bir kısmı butik otel ve pansiyona dönüştürülmüş. Paparina adlı balığı meşhur.
3. KARABURUN
Dar sokakların güzelliği
İzmir’e 100 kilometre uzaklıkta, Çeşme yakınlarında. Açık denize baktığı için suyun devri daimi sayesinde sürekli temiz bir denize sahip. Tüplü ve tüpsüz dalış için çok elverişli. İlçeye giden yollar virajlı olduğundan ulaşımı zor. Bu zorluk sayesinde Karaburun, aynı yarımadada bulunan Çeşme ve Dalyan gibi rant alanına dönüşmemiş ve yağmalanmamış. Mimari yapısını ve denize doğru kıvrılan dar sokaklarının güzelliğini bu sayede korumuş
4. BİRGİ
Aydınoğulları’nın başkenti
Ödemiş’e 7 kilometre mesafede, 5 bin nüfuslu bir belde. Aydınoğulları Beyliği’ne başkentlik yapmış. 14. ve 15. yüzyıllarda yöredeki en büyük şehirlerden biri olarak gelişmiş. İmamı Birgivi Türbesi, Çakırağa Konağı, kale ve hamam yıkıntısı gibi eserler var. Beldede yer alan Aydınoğlu Mehmet Bey Camii, Ege bölgesinin en eski camilerinden. Minberi, hutbe kapısı ve pencere kanatları birer şaheser. Çekül Vakfı’nın öncülüğünde yapılan onarımlar sonucu insanlığa yeniden kazandırıldı.
5. ULA
Konaklarına dikkat
Yüksel Aksu’nun yönettiği Dondurmam Gaymak filmiyle ünlü olan ilçe, Muğla’ya 15 kilometre mesafede. 5 bin civarında nüfusa sahip. Osmanlı döneminde bölgenin en önemli ayakabı üretim merkezi olarak dikkat çekmiş. Manifaktür sanayinin yarattığı zenginlik sayesinde gelişmiş olan Ula, büyük konakları ile ünlü. Türkiye’de kişi başına en çok bisiklet düşen ilçe olarak da nam salan Ula’nın çevresinde gezilecek çok yer var. Akyaka Köyü, Ula Kanyonu, Yedi Delik Mağarası, Sedir Adası gibi yerleri görmeden dönmeyin.
6. DATÇA
Oksijen bakımından zengin
Strabon, “Tanrı yarattığı kulun uzun ömürlü olmasını isterse, Datça Yarımadası’na bırakır” demiş. Çünkü bu bölge oksijen bakımından dünyanın ikinci, Türkiye’nin en zengin bölgesi. Yarımadadaki en eski yerleşim alanının geçmişi MÖ 2000 yıllarına kadar uzanıyor. Marmaris’ten 70 kilometre mesafede olan ilçe ve çevresi, yolun engebeli olması sayesinde pek fazla bozulmadan kalmayı becerebilmiş. Eski Datça adı verilen tarihi bölgede, tipik Datça evlerini görmek mümkün. Ayrıca birbirinden güzel 52 koyu var.
7. FOÇA
Sembolü fok balığı
İzmir’in 70 km. kuzeybatısında. İonlar’ın Ege sahillerinde kurdukları 12 İon kenti arasında en önemli merkezlerden biri. Eski adı Fokai, “Fokların Ülkesi” anlamına geliyor. İlçe yakınlarında bulunan Siren Kayalıkları ve çevresi Akdeniz foklarının en önemli yaşam alanlarından. Bu yüzden Foça’nın sembolü fok balığı. Siren Kayalıkları, Şeytan Hamamı, Taş Ev, Beş Kapılar Kalesi, Dış Kale, Fatih Camii, Kayalar Camii, Hafız Süleyman Camii, Foça’nın tarihi zenginlikleri.
8. ASSOS
Antik liman kenti
Tarihi ve doğal güzellikleri iç içe yaşayan Assos’un, MÖ 10. yüzyılda, Midilli adasından göç eden Metymna halkı tarafından kurulduğu kabul ediliyor. Günümüzde Behramkale veya Behramköy ismi ile tanınan Assos, Çanakkale’ye 100 kilometre mesafede. Edremit Körfesi ile Midilli’nin karşısında, bir volkanın eteğinde, andezit kayalıkları üzerinde kurulmuş. Antik çağların önemli yerleşim merkezlerinden. Aynı zamanda bir liman kenti. Assos, liman ve köy olarak ikiye ayrılıyor.
9. MİLAS
İçinde 27 SİT alanı var
Muğla’ya bağlı Milas, düzenli kent merkezi, antik kalıntıları, tarihi değeri bulunan eserleri ve evleri, canlı çarşısı, dünyaca ünlü Milas halıları ile turistik açıdan pek çok özelliğe sahip. İlçe sınırları içinde 27 antik sit alanı var. MÖ 5. yüzyılda kurulan kent, Karyalılar’dan sonra Pers egemenliği altına girmiş, 13. yüzyılda ise Menteşe Beyliği’nin başkenti olmuş. Osmanlı da bu kente çok önem vermiş.
10 URLA
Dünyanın en eski limanı
İzmir’e 35 km uzaklıkta. Yaklaşık 8 bin yıldır yerleşim alanı. 50 bin nüfusa sahip. Urla’da yapılan arkeolojik araştırmalarda İskele Mahallesi’ndeki Limantepe Höyüğü’nün MÖ 6000 yıla tarihlenen bir merkez olduğu ortaya çıkarıldı. Buluntuların en önemlilerinden birisi liman. Tarihte bilinen en eski liman olarak kabul ediliyor. Antik Klazomenai kenti liman bölgesinde yer alıyor. Antikçağ’da özellikle zeytinyağı üretimiyle önemli bir ticaret merkezi olmuş.
Meyan Kökü Ve Faydaları
Orjinal Adı: Glycyrrhiza glabra
Diğer Adları: Biyam, Boyam, Piyam, Tatlıkök
Bilgi :Baklagiller familyasındandır. Anayurdu Avrupa”nın güneyi olan, dayanıklı çokyıllık otsu bitkidir. Ülkemizde Ege, Akdeniz, Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde yaygın olarak, özellikle akarsu kıyılarında yetişir. 50-100 cm. kadar boylanabilir, ince uzun, koyu yeşil renkli yaprakçıklardan oluşan bileşik yaprakları; yaz mevsiminde bitkinin yaprak koltuklarında seyrek başaklar halinde açan mavimsi mor, bazen beyaz ya da sarımsı çiçekleri; 7-10 cm. uzunlukta yassı meyveleri vardır. Bitkinin konumuzu ilgilendiren rizomu, 0,5-2,5 cm. çapında ve 15-50 cm. uzunluktaki silindir biçimli kökgövdesidir. Kabukluyken esmer, soyulduğunda sarı renkli olan bu kök, önce tatlı iken sonra acımsılaşır. Meyan (ya da Meyankökü) bitkisi kumlu, derin ve humuslu topraklan, bol güneşli yerleri sever. Dökülen tohumlarıyla çoğalır ya da kökü bölünüp ekilerek çoğaltılır.
Meyanın rizom kökü, normal şekere göre elli kat daha tatlı olan glisirizin ile flavon, saponin ve kumarin adı verilen maddeleri; tadı acı uçucu yağlan, nişasta ve yapışkan bitki sıvısını içerir. Bu kökler ilaç ve bira endüstrilerinde, kolalı içitlerin yapımında kullanılır. Anadolu”da bu kökten şerbet yapılarak içilir. Üç yıllık köklerinden elde edilen meyan balı, koyu renkli toz, çubuk ya da dörtgen şeklindeki parçalar halinde satılır ve ilaç olarak kullanılır.
meyan kökü faydaları nelerdir? Meyan bitkisi M.Ö 2000 yıllarından itibaren kullanılmaktadır. Bugünde meyan kökü kullanımı ve meyan hakkında araştırmalar sürekli yapılmaktadır. Meyan güçlü bir besindir. İçindeki maddeler ayrı ayrı ilaç olabilecek niteliktedir. Meyan kökünün içinde tıbbi ilaçlarda kullanılan kumarin izoflavan gibi maddeler bulunmaktadır. Meyan kökünün tıbbi ilaçlarda kullanımı oldukça fazladır.
Ülser için meyan kökü: Mide bağırsak sorunlarında meyan çok iyi bir yardımcıdır. Ülser ve gastrit sorunları için kullanılmaktadır. Meyan kökünün içinde carbendoxolane gibi ülseri tedavi edici maddeler bulunmaktadır.
Ülser için 200-600 mg meyan kapsüllerinin 6 haftayı geçemeyecek şekilde kullanımı önerilmektedir.
Yapılan çalışmalarda meyanın mide ülserinin midede yayılmasını engellediği ve ülserin büyüklüğünü ciddi oranda azalttığı belirlenmiştir. Onikiparmak bağırsağı ülseri ile ilgili meyanla yapılan bir araştırmada da meyanın ülserle ilgili kullanılan kimyasal ilaçtan daha çabuk yarar sağladığı tespit edilmiştir.
Alman Sağlık Bakanlığının bitkisel preparatların hazırlanması ve ruhsatlandırılmasından sorumlu E Komisyonu meyan kökünün balgamlı öksürük, mide ülseri ve karın ağrılarına karşı kullanılabileceğinin belirtmiştir.
Bronşit için meyan kökü : Bronşite iyi gelen bitkiler arasında önemli yeri olan meyan gögsü yumuşatıcı ve balgam söktürücüdür. Bronşit ve ciğerdeki balgamı akışkan hale getirir.
soğuk algınlığı : Meyan kökü bitkisinin öksürük kesici etkisi vardır. Soğuk algınlığı içinde yararlanılabilir. Soguk algınlığı septomlarını iyileştirici etkisi bir diğer meyan kökü faydası olarak belirtilebilir.
Yangı giderici, kortizona benzer bir etkisi tespit edilmesine rağmen kortizonun göstermiş olduğu yan etkileri göstermemektedir.
Meyan kökünün Vücutta virüslere karşı etki gösteren interferon düzeyini artırdığına dair araştırmalar bulunmaktadır.
Meyan kökünün içeriğinde güçlü antioksidan özelliğiyle bilinen flavonoidler de yer alır.
Almanyada meyan kökü ile yapılan bir araştırma meyanın sars virüsünün çoğalmasını engelleyici etkide bulunduğunu göstermiştir.
Arterit ağrıları için yararlıdır.
Meyan kökü bitkisi menopozun semptomlarını tedavi etmek için kullanılabilir.
Spazm çözücü etkisi meyan kökünün yararları arasındadır
Meyan çayı kabızlık sorununa yardımcı olabilir
Yorgunluk gibi şikayetlerde kuvvet verici etkisinden dolayı tonik olarak kulanılabilir.
Sağlıklı olmak ve hastalıklardan korunmak isteyen herkes meyan kökünü kullanabilir.
Meyan Nasıl Kullanılır?
Meyan kökü çayı ve meyan kapsülleri şeklinde alınabilir. 100-520 miligramlık kapsülleri vardır.
Meyan çayı : Yarım kahve kaşığı kıyılmış meyan kökü üstüne bir fincan kaynar su döküldükten sonra 5 dakika demlenir ve süzülerek içilir.
Meyan balı : Meyan balı meyan köklerinin kaynar suyla karıştırılmasından sonra alçak basınçta yoğunlaştırılması yoluyla yapılır. Siyah renkte sert bir yapıdadır. Toz veya çubuk halde satılır.
Özelikle güney illerimizde meyan şerbeti kullanımı oldukça yaygındır.
Meyan kökü geleneksel Çin tıbbında da kullanılan bir bitkidir. Meyan ekstresi Avrupa ve Amerikada da eczanelerde satılmaktadır.
Meyan Kökünün Zararları Varmıdır?
Meyan kökünün faydaları meyan kökünün kullanımı nın bilinçli şekilde uygulanmasından geçiyor.
Sürekli ve yüksek miktarda alımından kaçınılmalıdır. Altı haftadan daha uzun bir süre yüksek miktarda alımı toksik etkiye neden olabilir. Kullandıktan sonra 3 hafta ara verilmesi tavsiye edilmektedir.
Günlük en yüksek doz -600 mg glisirizin- aşılmamalıdır!
Meyan kökü kullanımı potasyum kaybına yol açabileceği için potasyum içeren yiyecekler de alınmalıdır.
Yüksek tansiyona sebep olabilir. Tansiyon ilacı kullananlar aynı anda meyan kökü kullanmamalıdır.
Kalp hastalarının kullandığı ilaç olan Digoxin alanlar meyan otu kullanmamalıdır.
Vücutta sıvı birikmesine yol açabilir.
Böbrek rahatsızlığı bulunanlar kullanmamalıdır.
Genel anlamda da ifade edilecek olursa herhangi bir rahatsızlığı olan tedavi gören kişiler doktorunun haberi olmadan bitkisel ilaç kullanmamalıdır. Bazı durumlarda bitkisel ilaçlar diğer ilaçlarla etkileşebilir ve sağlık için daha olumsuz bir durum ortaya çıkabilir.
Bu etkilerinden yararlanmak üzere, meyankökü sonbaharın sonlarında toprak kazılarak çıkarılır. İyice temizlenerek açık havada kurutulur. Kabukları soyulur ve parçalanır. Bu parçalardan 1/2-1 tatlı kaşığı alınır, 1 bardak suya konularak kaynama noktasına kadar ısıtılır. Bu noktada ateş kısılıp 10-15 dakika daha ısıtma işlemi sürdürülür. Böylece elde edilen dekoksiyondan günde üç kez birer bardak içilir ya da piyasada çubuklar halinde satılan meyankökü ağızda emilerek aynı tıbbi etkilerinden yararlanılır veya meyan balı suda kolayca eritilerek içilir.
yazın terleme, düşük tansiyon, isteksizlik, halsizlik, yorgunluk çekenlere iyi geldiğini belirtiyor. Meyan kökü şerbeti aynı zamanda enerji verir, doping etkisi yapar.
Meyan kökünü kıyıyoruz. 1 tatlı kaşığı kadar kıydığımız meyan kökünün üzerine bir bardak soğuk su ilave ediyoruz. Bir saat bekledikten sonra tülbendin içine koyuyoruz. Suyunu elde etkem için iyice sıkıyoruz. Elde edilen suyumuzun içine 5-10 damla limon suyu sıkıyoruz. Üzerine 1-2 tane taze nane yaprağı ve 3-4 parça buz koyun.
Yazlık Çanta Modellleri
Havlu Üzerine Boncuk İşleme
Monstera Deliciosa
Monstera Deliciosa: Adı lezzetli canavar anlamına geliyor. Sıradışı lezzetiyle belki de evinizde
yetiştirdiğiniz en mükemmel yiyecek. Ananasa benzeyen kokusu ve tadı bu meyveye bağlanmanıza neden olabilir.
murat yıdırım ve eşi
Cem yılmaz resimleri
Meryemce Ve Mustafa Unutulmaz İkili
MEHMET GÜNSÜR VE TÜLİN ÖZEN













