Bitki Dünyası - Kadın - Moda - Güzellik - Sağlık AVRAT.net’te

Bitki Dünyası



Ada Soğanı Ve Güz Çiğdemi

Posted by kazandibi 11 Mart, 2010 (0) Comment

Ada Soğanı - Scilla Peruviana
Yarı gölge ortamlar, iyi drenajlı, kumlu ve turba ilave edilmiş bahçe toprağında iyi gelişir.Minimum sıcaklık isteği -15 °C’dır.
Tohumla veya ayırma metoduyla çoğaltılır Dikimde, soğanlar eylül ayında 5-10 cm derinliğe gömülmelidir.

Colchicum cilicicum (Güz çiğdemi, Acı çiğdem)

Soğanları humuslu toprağa temmuzda dikilir.Dikim derinliği 10 cm.aralığı ise 20 cm. dir.Veya temmuzda ana bitkiden ayrılan kökler bekletmeden dikilir. Güneş veya hafif gölgede yetişebilir.

Categories : Bahçe Bitkileri Tags : , , ,

Glayöl Çiçeği

Posted by kazandibi 11 Mart, 2010 (0) Comment

Glayöl (Gladiolus):

Glayöl bol güneş ve gübreli toprak sever. Yaz boyunca düzenli olarak sulanmalıdır. İklim aşırı soğuk değil ve yeri iyi drenajlı ise soğanlarını topraktan çıkarmaya gerek yoktur. Bulunduğu yerde sürekli yavrulayarak çoğalacaktır.

Soğanlar Mart ayından itibaren 15 gün aralıklarla kısım kısım dikilirse bahçe yaz boyu glayölsüz kalmaz. Bu şekilde 4-5 posta dikim yapılabilir.

Glayöl soğanları 6 hafta önce kazılmış ve iyi hazırlanmış toprağa 10.cm derinlik ve 10-15 cm. aralıklarla dikilir. Büyüyen bitkinin devrilmemesi için rüzgar almayan bir yer seçilmelidir. Gerekirse ince bir çubukla destek yapılır.

Categories : Bahçe Bitkileri Tags : , , ,

Muş Lalesi

Posted by kazandibi 11 Mart, 2010 (0) Comment

MUŞ LALESİ
Lale zambak gillerdendir. Yaprakları uzun, mızraksıdır. Sapının üstünde tek bir çiçek bulunur. Çiçekler çok çeşitli renklerde olduğu gibi alacalıda olabilir. Muş lalesi ise kırmızı mızraksı bir yapıya sahiptir. Türlü renklerde güzel çiçekler veren lale bir süs bitkisidir. Anavatanı İlimizin de yer aldığı Batı Asya olan lale, ilk olarak anavatanı Türkiye’de yetiştirilmiş, bu arada bir hayli geliştirilmiştir. Bir döneme adını varan lale çiçeği ilk defa VI. YY. Yurdumuzdan Avrupa’ya götürülmüştür. Çiçeğin adı da Avrupa dillerine biçimi sarığı andırdığı için “Tülbent” sözünden gelmiş, laleye “Tulipe” denilmiştir. Yurdumuzda en çok VII. YY. lale yetiştirme işine büyük önem verilmiş, en güzel laleler İstanbul Saraylarının başlıca süsü haline gelmiştir.

O zaman çiçek meraklılarının en büyük amacı görülmemiş renklerde yeni laleler yetiştirmekti. Her lale cinsinin bir ismi olurdu. O dönemlerde Avrupa’dan İstanbul’a çeşitli laleler getiriliyor bunlar çok yüksek fiyata alıcı buluyordu, hatta zamanın hükümeti fiyat artışını durdurmak için narh koymak zorunda kalmıştır. Lalenin böylesine geniş bir yayılış alanı bulması süsleme sanatlarında, mimarlıkta, motif olarak kullanılmasını da sağlamıştır. Çeşme, cami ve türbelerde lale şekilleri işlenmiştir. Lalenin anavatanından olan İlimizde yanlış hasat ve tarım alanlarının genişlemesi ile lale alanları hızla daraltılmıştır. Muş lalesi hemcinsleri gibi soğandan yetişir. İlkbaharda Nisan sonu ile Mayıs başlarında çiçek açar 15 gün gibi kısa bir ömrü vardır. İşte bu dönem içerisinde nefesleri kesecek güzellikte bir manzara oluşur. Kışın lale soğanları soğuktan kaçarak toprağın derinliklerine çekilirler her soğandan bir tek lale çıkar. Laleler katmerli , yada yalın kat olur. Çiçek gündüzün güneşin etkisi ile iyice açılır. Muş Lalesi özeliğini kaybetmemiştir. Fakat, lale bitkisinin soğan yaprak ve çiçeklerinde kalbe etki eden Tulip alkoloidinin bulunması nedeni ile soğanları ile birlikte hasat edilmiştir. Ayrıca tarım alanlarının genişlemesi ile lale alanları hızla azalmıştır. Çiçek tohumundan lale yetiştirilmesi 3-6 yıl gibi bir sürede çiçek verdiği göz önüne alınarak Muş Lalesinin yok olmasını önlemek üzere lale alanları koruma altına alınmıştır. Her yıl 29-30 Mayısta Geleneksel LALE FESTİVALİ düzenlenmektedir..

Categories : Bitki Dünyası Tags : , , , ,

Akımen Bitkisi Bakımı

Posted by kazandibi 11 Mart, 2010 (0) Comment

Akimen (Achimenes Grandiflora)
Gesnergillerdendir. Anavatanı Meksika’dır. 45 cm’ye kada uzayabilirler. Kırmızı veya yeşil renkli gövdeleriyle kenarları dişli donuk yeşil renkli yaprakları tüylü olan, yaz mevsiminden ekim ayına kadar boru biçiminde beyaz, pembe, mor veya sarı renkli bol bol çiçek açan güzel salon bitkileridir. Özellikle pencere önüne konan saksı veya plastik saksı biçimindeki kutularda güzel görüntü sağlanır..

Akimen bitkisi yaşlandığında ilkbahar mevsiminde bitki kökünden bölünüp ayrılarak çoğaltılır. Yaprak bitlerine karşı duyarlıdır. Bunlarla, uygun bitki koruma ilacı kullanılarak mücadele edilmelidir.

Akimen Bitkisinin Yetiştirilmesi için Gerekli Şartlar:

Toprak: Akimen zengin karışımlı toprakları sever. Bitkiye uygun toprağı hazırlamak için, bahçe toprağına bir miktar kaba dere kumu ile yanmış çiftlik gübresi karıştırılmalıdır.

Su: Akimen suyu sever. Çiçek açtığı sürece ılık suyla bol bol sulanmalıdır. Kışın su verilmesi gerekmez.

Işık: Güneşli, aydınlık ve havadar pencere önleri bitki için uygundur.

Sıcaklık: Ilık ortamları severler. Kışın en düşük 13 dereceye kadar dayanabilirler.

Gübre: Bitki çiçek açtığı dönem boyunca, ayda bir defa potasyum yönünden zengin gübre verilmelidir..

Saksı Değiştirme: Kökleri saksısını doldurduğunda, ilkbahar mevsiminde bitki özenle sökülüp uygun toprak eklenerek saksısı bir numara büyüğü ile değiştirilir.

Categories : Bahçe Bitkileri Tags : , , , ,

Acem Halısı Çiçeği

Posted by kazandibi 10 Mart, 2010 (0) Comment

Yaz aylarında uzun süreli ve çok şık pembe çiçekleri ile dikkatleri çeker. Yer örtücü ve sarkıcı olarak kullanılabilir.

Categories : Bahçe Bitkileri Tags : , ,

Gül ün Tarihi

Posted by kazandibi 10 Mart, 2010 (0) Comment

GÜL” ismi anlamı “kırmızı” olan latince rosa kelimesinden gelmektedir.Fakat güller çok farklı renklerde bulunur ve latince olarak “roses” olarak adlandırılır.

 
Gül, sevginin ifadesidir. Güller insanoğlunun bildiği, aşkı, sihiri, sevgiyi, ümidi ihtirası sembolize eden ilk çiçeklerden biridir.

İlk Gül fosili 3.5 milyon yıl öncesine aittir ve Irak’da Sümerlere ait yazıtlarda kayıtlara geçmiştir.Bilinen bu ilk güllere “Damask” gülleri denir ve eski Mısır Mezarlarında bulunmuştur.

Modern Güller ise 1867 yılında ilk defa hibridleme yöntemleriyle üretilmişlerdir.

Tarih boyunca botanistler 200 gül çeşidi sınıflandırması yapmışlardır.

Nebukednazar kendi sarayında dekoratif olarak gülleri kullanmıştır.

“Persia” adını verdiği parfüm yağını geliştirmiştir.Çok farklı anlamlar ifade eden güllerin çok farklı renkleri vardır.Ayrıca günümüzde hibridleme yöntemleri ile çok değişik şekil ve renkde güller üretilmiştir.

10.000 in üzerinde gül hibridleme yöntemi ile üretilmektedir ve genelde o gülü ilk üreten kişinin adı ile anılmaktadır.

Gallicas, Damasks, Albas, Centifolias, Mosses, Chinas, Portlands, Bourbons, Teas, Hybrid Perpetuals ve Noisettes modern klasik gül çeşitleridir. Ve genelde üretildikleri yer veya kişinin adı ile anılmaktadır. Eski güller modern güllerden daha fazla kokulu veaslidir. Parmümlerde daha çok eski güller tercih edilir.

Categories : Bitki Dünyası Tags : , , , , , , , , , , , ,

Manolya Ağacı

Posted by kazandibi 10 Mart, 2010 (0) Comment

Manolya
(Magnolia grandiflora)
Manolyagiller familyasındandır. (Bu görkemli çiçekli ağaç, adını; 17. yy sonlarında Iviontpellier Botanik Bahçesinin müdürlüğünü yapmış olan Fransız Prof. Pierre Magnol’dan almıştır.)
3-8 metreyle 15 metre boylarında (dünyada 25-30 metre boya ulaşanları da bulunur), yüreğimsi yapraklarını kışın dökmeyen, mayıs-ağustos aylarında açtığı 20-35 cm çapa ulaşan, hoş kokulu beyaz-krem çiçekleriyle bilinen bir ağaçtır. 15 cm uzunluğa ulaşanları bulunan derimsi kalın yaprakların üst yüzleri parlak yeşil, alt yüzleri mattır. Hoş kokulu görkemli çiçeklerden sonra yerlerinde silindirik kırmızı meyveler çıkar, bunların içlerinde de tohum bulunur.
Ağaç 5-6 yaşlarından itibaren çiçek açmaya başlar. Fidanken soğuğa karşı duyarlıdır, bu yaşlarda korumak gerekebilir.


Kuzey Amerika kökenlidir. Diğer bazı manolya türlerinin çoğu kışın yapraklarını dökerken bu hepyeşildir.
Çiçeklerinin ateş düşürücü ve terletici, külrengi kabuklarının sindirim kolaylaştırıcı ve balgam söktürücü etkileri vardır, ishal giderici, uyarıcı, güçlendirici etkilerinden de söz edilebilir.
Kabuklar ilkbahar-yaz aylarında toplanır, bir bardak suya bir çay kaşığı kabuk konup kaynatılır ve günde bir bardak içilir.
Kaynaklarda, sigara alışkanlığına son vermek için ağacın kabuğundan yapılan manolya çayının kullanıldığı da belirtilmektedir.

Categories : Bitki Dünyası Tags : , , , ,

Sineralya Çiçeği Cinsleri Ve Bakımı

Posted by kazandibi 10 Mart, 2010 (0) Comment

Avrupa’da çok benimsenen Sineralya Çiçeği, 70 yıl önce ülkemize getirilmiştir. Saksıda yetiştirilip kışın camekânda korunan bu bitkinin, ancak camekânlarda çiçek açan başka beş cinsi ve her bir cinsin değişik çeşitleri vardır.

 Büyük Çiçekli Hibrit Cinsi: Çiçekleri beyaz, doğu mavisi, deniz mavisi, kartopu şeklinde ve beyaz, koyu pembe renkleriyle ayrı ayrı, ya da karışık olarak gelişirler. Bu çeşitler arasında Stuvâl, Matador, Pompadur, Vyaroz çeşitleri en zarif olanlarıdır.
 Hibrit Piramidal: Çiçek sapı yükselerek ortaya çıkan koncalarla piramit şeklini alır. Bol ve değişik renkli büyük çiçekler açar.

Hibrit-Nen: Bodur olan bu cinsin yaprakları geniş ve çiçekleri olağanüstü büyük ve zariftir.

 Poliyanta : 80-95 cm. yükselen bu cinsin çiçekleri küçük ve değişiktir. Özel olarak demet yapımına pek yarar. Bu cinsin bir de çiçekleri yıldız şeklinde birkaç çeşiti Vardır.

 Maritima Cinsi : Bu cinsin, Diya-man, Kandidisima çeşitleri özel olarak yapraklarının beyaz renkli ve dantelâlı olduğundan, bahçelerde bölme kenarlarının süslenmesinde kullanılır.

Sineralya çiçekleri limonluk ve salonların süslenmesine pek elverişlidir.” öğleden hoşlandığı için gölgeli olan orta bölmelerle göbeklerin ve kenarların süslenmesinde kullanılır. Güneşte uzun zaman durursa bozulur.

Yetiştirilmesi: Sineralya çiçekleri, Çanta Çiçekleri gibi yetiştirilir. Bunlar da Çanta Çiçekleri kadar nazik olduğundan ayni şekilde kışın camekânlarda korunması gerekir. Suyu sever. Çiçeklerin çok dayanması ve yaprakların sörpmemesi için sık sık sulanmalıdır.

Küçük ve büyük çiçekli sayısız renkte katmerli ve katmersiz çeşitleri olan bitki.

halk arasında Sineralya olarak adlandırılırsa da botanikteki adı Senecio’dur.

Çiçeklerinden uzun süre zevk alabilmek için, satın alırken henüz, açmamış tomurcuk halinde olanları yeğleyiniz. Bitkinin saksısı iyi cins komposto taşımalı ve eğer çiçeklenme mevsiminin uzaması isteniyorsa haftada bir defa suda eriyebilen sıvı gübre, muayyen miktarda verilmelidir. Bitki ışıklı yerleri arzu ederse de kuvvetli güneş ışığından korumak gerekir. Aksi halde yapraklar düşer ve çiçekler solar. Bu arada saksı toprağı nemli tutulmalı ve sprey şeklinde olmamak şartıyla bol miktarda su verilmelidir.

Sıcak odalarda da büyüyebilen bitki, ısıtılmamış camekânlarda ve don tehlikesi olmayan yerlerde daha iyi gelişebilir.

Sıcak ve kuru yerde bulunan bitki, Aphids’lerden zarar görürse, piyasada hazır olarak satılan mücadele ilaçlan kullanılmalıdır.

Categories : Salon Bitkileri Tags : , ,

Kiwanonun Faydaları? Ve Yetiştirildiği Yerler

Posted by kazandibi 10 Mart, 2010 (0) Comment

 Kiwano:iwiano, Kivano, Horned Melon (Latince: Cucumis metuliferus) olarakta adlandırılır.

Kiwano Özellikleri?

Jelly kavun olarak da bilinen bu meyve salatalık gillerdendir. Kesildiği zaman içerisinde yüzlerce küçük çekirdek bulunur. Bu çekirdekleri kaplayan bir jel yine meyvenin içerisinde bu çekirdekleri birlikte tutar. Kavun, salatalık, muz ve limon birleşimi bir tadı vardır.

Kiwanonun Yetiştirildiği Yerler?

Güney Afrika, Orta Amerika ülkeleri ve İsrail de üretilmekte ve ülkemizde de yetiştirilmektedir.

Kiwanonun Faydaları?

Kiwano, cildin, saçların, tırnakların, diş etlerinin, dişlerin ve kemiklerin sağlıklı kalmalarını sağlar. İdrar yolları, solunum yolları enfeksiyonlarında vücudun direncini arttır.

Kiwanoyu Nasıl ve Nerede Kullanacağız?

Kiwano, tatlılarda kullanılabildiği gibi içeceklere de hoş tat ve koku kazandırmakta da kullanılır. Kiwano bu yönlerinden dolayı büyüleyici bir meyve olarak da bilinir.

Kiwanonun Muhafaza Koşulları?

6 ºC de %90 - %95 nem oranında muhafaza edilmelidir.

Kiwanonun Besin Değerleri?

A,C Vitaminleri ile Kalsiyum, Demir bakımından zengin bir meyvedir.

Categories : Bitki Dünyası, Sağlık Tags : , , , , , , ,

Tamarillonun Yetiştirildiği Yerler Ve Özellikleri

Posted by kazandibi 10 Mart, 2010 (0) Comment

Tamarillo Özellikleri?

Tamarillo (Tree Tomato) küçük ağaçlarda yetişen, yumurta şeklinde oval, ince kabuklu kırmızı bir meyvedir. Genelde 2 – 8 cm uzunluğundadır. Meyve kırağıya karşı özellikle olgunlaşma aşamasındayken oldukça hassastır. Tamarillo lar gölgelik yerlerde yetişmekle birlikte 6 metreden daha küçük ağaçlarda yetişir. Soğuktan ve şiddetli rüzgardan korunmaları meyvelerin istenilen olgunlukta, istenilen kalitede yetişebilmesi için olmazsa olmaz şarttır.
Ecuadorian Orange, Goldmine, Inca Gold, Oratia Red, Rothamer, Ruby Red, Solid Gold, Yellow gibi birtakım çeşitleri bulunmaktadır.

Tamarillonun Yetiştirildiği Yerler?

Tamarillo Orta ve Güney Amerika, Asya ülkeleri ve Kenya da üretilmektedir. Ülkemizde de yetişmektedir.

Tamarillonun Faydaları?

Tamarillo İçerisinde bulunan E vitamini sayesinde yağların oksidasyonunu önler. Yaşlılık nedeniyle ortaya çıkan hafıza kayıplarını önleyici etkisi vardır. Göz sağlığı için elzemdir.
Beta Carotene sayesinde sigara dumanı ve hava kirliliğine karşı vücuda siper olur.

Tamarilloyu Nasıl ve Nerede Kullanacağız?

Tamarillo Kabuğunu soyup, meyvesini ve çekirdeklerini yiyebilirsiniz. Tatlılarınızda, meyve salatalarınızda, dondurmalarınızda kullanabilir ya da reçelini yapabilirsiniz.

Tamarillonun Muhafaza Koşulları?

Tamarillo 8 ºC de %70 nem oranında muhafaza edilmelidir.

Tamarillonun Besin Değerleri?

Tamarillo E,C,Beta Ceratone, Kalsiyum ve Potasyum bakımından zengin besin değerlerine sahip bir meyvedir.

Categories : Bitki Dünyası Tags : , , , ,