Anne ve Bebek
İslama Göre Çocuk Eğitimi
Çocuk, ana baba elinde bir emanettir Çocukların temiz kalbleri kıymetli bir cevher olup, mum gibi, her şekli alabilir Küçük iken, hiçbir şekle girmemiştir Temiz bir toprak gibidir Temiz toprağa hangi tohum ekilirse, onun mahsulü alınır Bunun gibi çocuk da neye meylettirilirse, oraya yönelir Eğer hayrı adet eder, öğrenirse hayır üzerine büyür Çocuklara iman, Kur’an ve Allahü teâlânın emirleri öğretilir ve yapmaya alıştırılırsa, din ve dünya saadetine ererler Bu saadete ana-baba ve hocaları da ortak olur, Eğer bunlar öğretilmez ve alıştırılmaz ise, bedbaht olurlar Yapacakları her fenalığın günahı, ana-baba ve hocalarına da verilir Her müslüman, emri altında bulunanlardan mesuldür Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Hepiniz, bir sürünün çobanı gibisiniz Çoban sürüsünü koruduğu gibi, siz de evinizde ve emriniz altında olanları Cehennemden korumalısınız! Onlara müslümanlığı öğretmezseniz, mesul olursunuz) [Müslim]
Çocuklarına Kur’an-ı kerim öğretenlere veya Kur’an-ı kerim hocasına gönderenlere, öğretilen Kur’anın her harfi için, on kere Kâbe-i muazzama ziyareti sevabı verilir ve kıyamette, başına devlet tacı konur Bütün insanlar görüp imrenir
(Çok müslüman evladı, babaları yüzünden Veyl ismindeki Cehenneme gidecektir Çünkü bunların babaları, yalnız para kazanmak ve keyf sürmek hırsına düşüp ve yalnız dünya işleri arkasında koşup, evladlarına müslümanlığı ve Kur’an-ı kerimi öğretmediler Ben böyle babalardan uzağım Onlar da benden uzaktır Çocuklarına dinlerini öğretmiyenler Cehenneme gidecektir)
Çocuğa günah işlettirmek
Kendinin yapması haram olan şeyi çocuğa yaptıran kimse, haram işlemiş olur Çocuklarına içki içiren, kumara alıştıran, müstehcen neşriyatı okumasına sebep olan, yalancılık, hırsızlık gibi kötü huylara alıştıran, kıbleye karşı ayak uzatmasına sebep olan kimse, günah işlemiş olur
Dinimizin temeli, imanı, farzları ve haramları öğrenmek ve öğretmektir Allahü teâlâ, Peygamberleri bunun için göndermiştir Gençlere bunlar öğretilmediği zaman, İslâmiyet yıkılır, yok olur Allahü teâlâ, müslümanlara (Emr-i maruf) yapmayı emrediyor Yani, benim emirlerimi, bildiriniz, öğretiniz buyuruyor (Nehy-i münker) yapmayı da emrederek, yasak ettiğini bildirdiği haramların yapılmasına razı olmamamızı istiyor Kur’an-ı kerimde buyuruluyor ki:
(Kendinizi ve aile efradınızı Cehennem ateşinden koruyun!) [Tahrim 6]
Kur’an-ı kerimde, nefslerimizi ve aile efradımızı, yakıtı insan ve taş olan Cehennem ateşinden korumamız emredilmektedir Elli-yüz senelik kısa bir hayat için evladımızı dünya felaketlerinden korumaya çalıştığımız gibi, ebedi felakete düçar olmaması için ahıretini de korumamız gerekir Bir babanın, evladını Cehennem ateşinden koruması, dünya ateşinden korumasından daha mühimdir Cehennem ateşinden korumak da, imanı ve farzları ve haramları öğretmekle ve ibâdete alıştırmakla ve kötü arkadaşlardan ve zararlı neşriyattan korumakla olur Bütün fenalıkların başı, kötü arkadaştır Kötü arkadaşları, onun, küstah, yalancı, hırsız, saygısız ve korkusuz olmasına sebep olabilir Senelerce de bu kötü huylardan kurtulamaz
İyi hareketi övülmelidir
Ne zaman çocukta iyi bir hareket görülürse, onu takdir etmeli, mükâfatlandırmalıdır! İnsanların yanında bazan onu övmelidir (Amcası benim çocuğum böyle yaptı) diyerek iyiye teşvik etmelidir Bir kabahat işler veya kötü bir söz söylerse birkaç defa görmezlikten gelmeli, (onu yapma) dememeli, azarlamamalıdır Sık sık azarlanan çocuk, cesaretlenir, gizli yaptıklarını açıktan yapmaya başlar Yaptığı kötü işlerin zararı, kendisine tatlı dil ile anlatılmalı, ikaz edilmelidir! Yapılan iş, dine aykırı ise işin zararı, fenalığı ve neticesi anlatılarak, o kötü işe mani olmalıdır Baba, baba olduğunu, büyük olduğunu hissettirmelidir! Anne, çocuğu babası ile korkutmalıdır!
Her gün bir müddet oynamasına izin vermelidir ki, çocuk sıkılmasın Sıkılmak ve üzülmekten kötü huy hasıl olur ve kalbi körleşir Hiç kimseden para istemesine müsaade etmemeli, fazla konuşmamasını, büyüklere saygıyı öğretmelidir İyi insanların güzel hallerini anlatıp, onlar gibi olmaya, kötü insanların kötülüklerini anlatıp, onlar gibi olmamaya dikkat etmesi öğretilmelidir
Çocuğa her istediğini almak ve lüks içinde yaşatmak uygun değildir Büyüyünce de her istediğini ele geçirmeye çalışır; fakat bunda muvaffak olamayınca sukutu hayâle uğrar, isyankar olur Kendimiz helal yediğimiz gibi çocuklarımıza da helal yedirmeliyiz Haramla beslenen çocuğun bedeni, necasetle yoğrulmuş çamur gibi olur Böyle çocuklar da pisliğe, kötülüğe meylederler
Çocuğa, israf etmemesini, kanaatkar olmasını öğretmelidir, Bazan da yavan ekmek yemeğe alıştırmalıdır Çocuğun kötü yerlere gitmesine mani olmalıdır Çocuk kötülerin yanında ahlâksız, yalancı, hırsız ve hayâsız olur
Baba, ne devamlı asık suratlı durmalı, ne de çocukla fazla yüz göz olmalı, konuşmasının heybetini korumalıdır Çocuğa babasının malı ile, rütbesi ile övünmemesi tenbih edilmelidir! Tevazu sahibi ve kibar olması öğretilmelidir! Başkalarından birşey almanın zillet olduğu, veren elin alan elden üstünlüğü bildirilmelidir! Cimriliğin çirkinliği öğretilmelidir! Başkalarının yanında edebli oturması, ayak ayak üstüne atmaması, laubali hareketlerden uzak durması telkin edilmelidir!
Fazla konuşmaktan çocuğu men etmelidir! Fazla konuşmanın hayâsızlığa yol açtığı, çenesi düşüklüğün kötülüğü belirtilmelidir! Çocuk nasıl olsa konuşmasını öğrenecektir Maksat, ona icab edince susmasını ve büyüklerin sözünü dinlemesini öğretmektir,
Doğru da olsa, çokça yemin etmesine izin vermemelidir! Vara yoğa yemin, kötü bir alışkanlıktır Büyüklere hürmetin, yerini onlara vermenin ve herkesle iyi geçinmenin önemi anlatılmalıdır
Küçükken namaz kılmalı
Çocuğu daha küçükken namaza alıştırmalıdır Büyüyünce namaz kılması zor gelebilir Başkasının malını çalmayı, haram yemeyi, yalan söylemeyi gözünde çirkin gösterecek şekilde anlatmalıdır! Böyle yetiştirip büluğa erince, bu edeblerin sırlarını, inceliklerini ona söylemelidir Her işi adet olarak yapmaması, niyetle, şuurla yapmasının lüzumu anlatılmalıdır Mesela, yemekten maksat, kulun Rabbine ibâdet etmesi, insanlara, vatanına, milletine faydalı hizmetlerde bulunması, insanların saadeti için çalışması olduğu öğretilmelidir Dünyadan maksadın, ahıret için azık toplamak olduğu, zira dünyanın kimseye kalmadığı, ölümün çabuk ve ansızın gelebileceği anlatılmalı, (ne mutlu o kimseye ki, dünyada iken ahıret azığı elde eder, Cennete ve Allahü teâlâya kavuşur) demelidir Küçük yaşında böyle terbiye edilirse, taş üzerine yazılan yazı gibi olur ve kolay kolay silinmez Peygamber Efendimiz buyurdu ki:
(Bütün çocuklar, müslümanlığa elverişli olarak dünyaya gelir Daha sonra bunları, ana-babaları hıristiyan, yahudi ve dinsiz yapar) [Taberânî]
Hadis-i şerifte müslümanlığın yerleştirilmesinde ve yok edilmesinde en mühim işin, çocuklukta ve gençlikte olduğu bildirilmektedir O hâlde, her müslümanın birinci vazifesi, evladına İslâmiyeti ve Kur’an-ı kerimi öğretmektir Evlad nimetinin kıymeti bilinmezse, elden gider Bunun için (Pedagogie), yani çocuk terbiyesi, dinimizde çok kıymetli bir ilimdir
İslâm dinine karşı olanlar, bu mühim noktayı anladıkları içindir ki, (Gençliğin ele alınması birinci hedefimizdir Çocukları dinsiz olarak yetiştirmeliyiz) diyorlar İslâmiyeti yok etmek ve Allahü teâlânın emirlerinin öğretilmesini ve yaptırılmasını engellemek için, (Gençlerin kafalarını yormamalıdır Din bilgilerini büyüyünce kendileri öğrenirler) diyorlar
Bugün, bütün hıristiyan ülkelerinde, bir çocuk dünyaya gelince, buna bozuk dinlerinin icablarını yapıyorlar Her yaştaki insanlara, hıristiyanlığı titizlikle aşılıyorlar Müslümanların imanlarını, dinlerini çalmak ve yok etmek ve onları da, hıristiyan yapmak için, İslâm ülkelerine paket paket kitap, broşür ve kaset gönderiyorlar O hâlde, müslümanlar din cahillerinin hilelerine, yalanlarına aldanmamalı, çocuklarımıza sahip olmalıyız Onlara sahip olmak da, dinimizin emirlerine uygun olarak yetiştirmekle olur Ahlâkı değiştirmek mümkün olduğu için Peygamber efendimiz, (Ahlâkınızı güzelleştirin) buyurmuştur Zaten din, güzel ahlâk demektir Şu hâlde dinin emrine uyup yasak ettiğinden kaçan, huyunu değiştirip güzel ahlâklı olur Güzel ahlâklı olan da iki cihanda rahat olur
Çocuğu dövmemelidir!
En vahşi hayvan bile terbiye ile ehlileştiriliyor Hiçbir zaman elma çekirdeğinden portakal olmaz Fakat elma fidanını büyüterek, lüzumlu aşı ve kültürel tedbirlerle kaliteli elma veren bir ağaç olarak yetiştirmek mümkündür Bunun gibi insan tabiatında bulunan bazı arzular yok edilemez, fakat terbiye edilebilir Terbiyede dayak atılmaz
1- Çocuğu dövmek ahlâkının bozulmasına, hırçınlaşmasına sebep olur
2- Dayakla büyüyen çocuk esnek olmaz, katı olur
3- Dövülmek, çocukta ana-babaya karşı kızgınlığa yol açar Çocuk kendi yaptığının kötü bir şey olduğunu düşünmez, kendini suçlu görmez, kendini döveni suçlar
4- Dövülen çocuk, kızdığı zaman, o da şiddete baş vurur, bir başkasını döver Böylece dayak vicdanlı olmaya değil, saldırganlığa sebep olur
5- Sözden anlayacak yaştaki çocuğa dayak atılmaz Sözden anlamayan çocuğuna hafifçe vurmak yeter Başa, yüze tokat atmak, sopa ile dövmek çok zararlıdır Bu ancak işkenceciye yaraşır
Bir şeyi, zıttı kırar Kötü huyları, iyi huylar yok eder Bu bakımdan kendini zorla da olsa, iyi işler yapmaya alıştırmalı, onları adet haline getirmelidir! Çocuk, ahlâkı iyi olan insanlarla arkadaşlık ettirilirse, güzel huylar kendiliğinden onun tabiatı olur Çocuklar böyle yetiştirilirse, dünya ve ahıret saadeti elde edilir
Çocuklarda Gelişim Dönemleri
Çocuk psikolojisini anlayabilmek için öncelikle çocukta gelişim dönemlerini bilmek gerekir.
İlküç ay içinde
Gözleri ile hareket eden şekilleri takip edebilir ,kucağa alındığında kafasınıdik tutabilir , yüz üstü yatarken kafasını bir miktar yukarı kaldırabilir veyanlara çevirmeye çalışır, kollarını hareket ettirebilir,ellerini yumruk halinegetirebilir.
Üç altı ay arasında
Nesne ve oyuncakları yakalamaya çalışır onlara uzanmaya çalışır , elinealdığı nesneleri ağzına götürmeye çalışır, hoşuna giden nesnelere uzanmayaçalışır. Kafasını yüz üstü yatarken tam dik kaldırabilir. Kafasını tutabilir.
Altı oniki ay arası
Oturabilir , emekleyabilir , tutunarak ayağa kalkabilir , 12. ayın sonuna doğruayakta çok kısa süreli durabilir ,ayakta tutulduğunda ayaklarını hareketettirir, ufak eşyaları ve oyuncakları iterek yuvarlayabilir , elleri arasındaoyuncak geçişi yapabilir, sırt üstü yatarken düz dönebilir, işaret parmağı ilenesneleri gösterebilir.
Oniki onsekiz ay arası
Yürür , elinden tutulduğunda merdiven tırmanır ,ayakta iken çömelebilir,ayağıile topa vurabilir,yere doğru eğilir , destekle zıplayabilir, kaşığı rahatlıklatutabilir.
Onsekiz yimidört ay arası
Kapıyı açabilir , kendi başına merdivenden inip çıkabilir , bir elini daha çokkullanmaya başlar , oyuncakları ile oynarken el becerilerini rahatlıklakullanabilir (2-3 küpten kule yapabilir ).
İki üç yaş arası
Düşmeden koşabilir , bazı çizgileri taklit eder , merdivenden rahatlıkla kendibaşına inip çıkabilir , oyuncakları ile oynarken el becerilerini rahatlıklakullanabilir ,düğmesini açabilir,üç tekerlekli bisikleti sürebilir ,tek ayaküstünde kısa bir süre durabilir , bir bardak suyu taşıyabilir ,yürürkenengelleri adım atarak rahatlıkla geçer , rahatlıkla çömelip kalkabilir , gerigeri yürüyebilir.
Üç dört yaş arası
Tek ayağı üzerinde uzun süre durabilir , ayakkabısını giyer , kendinidoyurabilir , düz çizgi çizebilir , tek başına dolaşmaya çalışır , çift ayakla 40 cm sıçrayabilir , öne takla atabilir, yardımsız kaydıraktan kayabilir , çömelip kalkma hareketini rahatlıklayapabilir , oyuncakları ile oynarken el becerilerini rahatlıkla kullanabilir ,40-50 cm den aşağı atlayabilir , tek ayakla sıçrayabilir ,dans etme müzik ile beraber tempo tutma , zıplayan topu eli ile tutma ,kağıttaki şekilleri boyar , 3-4 renk eşleştirebilir , aynı kartlarıeşleştirebilir , bazı harfleri eşleştirebilir , artı eksi yapabilir.
Dört altı yaş arası
Makasla kağıtları kesebilir , bakarak 1 den 8-9 a kadar sayı yazabilir ,öğretilirse adını yazabilir ,sek sek oynayabilir , üçgen ve kare yi kopyalar ,kendi giyinir kendi soyunur , ayakkabısını bağlar , yüzünü yıkar , dişinifırçalar , altı yaşında iki tekerlekli bisiklete binebilir , el becerilerigözle görülür bir şekilde gelişir.
DİL GELİŞİMİ
İlk üç ay içinde
Sese karşı tepki verir , agulama şeklinde sesler çıkarabilir , tanıdık kişi veeşyaları görünce ellerini sallar gözü ile takip eder , kendi kendinegülümseyebilir ,müzik ve konuşmaya karşı tepki verir , kendi kendine oynarkenbazı heceleri tekrarlar , dudakları ile p , b, m gibi harfleri çıkarmayaçalışır.
Üç altı ay arasında
Çevresinde konuşan kişileri arar , ağlarken konuşulunca rahatlar , agulamaşeklinde iletişim kurar , yüksek sesle güler , kendine göre ağlama dışındaheceler kullanır.
Altı oniki ay arası
Annenin sesini taklit etmeye çalışır , cee oyunu oynar , bazı eşyaları sesçıkartmak için kullanır , ma ma -da da gibi sesleri rahatlıkla çıkarır , 12 ayadoğru baba mama der , oyuncakları ve kişileri ile anlamsız dahi olsakonuşmaya çalışır.
Oniki onsekiz ay arası
Hızla yeni kelimeleri öğrenmeye devam eder , her gün gördüğü cisimleriadlandırmaya ve onları rahat tanımaya başlar , insanlar ile ilişki kurarkenanlamlı kelimeleri çoğunlukla kullanmaya başlar , ailenin öğrettiği kelimelerikendi kendine tekrarlar ,onsekizinci aya doğru iki komutu üst üsteanlayıp yerine getirir. (bardağı al mutfağa götür gibi )
Onsekiz yimidört ay arası
İki kelimelik cümleler yapmaya başlar , tanıdıklarının ismini bilir ,isteklerini rahatlıkla ifade edebilir , ikiden fazla komutu anlar ve yerinegetirir , yirmidördüncü aya doğru üç kelimelik cümleleride konuşur.
İki üç yaş arası
Tanıdığı yetişkinler ile rahatlıkla sohbet eder , reddetme ifadesi kullanabilir, cümle yapısı erişkin cümle yapısına benzemeye başlar , vücudunun parçalarınıraharlıkla yapar , bütün komutları yerine getirebilir , kelime hazinesi hızlaartar.
Üç dört yaş arası
Konuşma ve cümle kurması erişkine iyice benzemeye başlar , kendine ait yaş ,soyad gibi özellikleri bilir , ezberlediği şarkı sözleri vb. rahatlıkla söyler, erişkinler ile rahat sohbet edebilir.
Dört altı yaş arası
Grup halinde olan konuşmalara katılır , hikaye ve masal anlatır , sayı sayar ,kelime hazinesi iyice artmıştır , sıfatları rahat kullanmaya başlar , cümleyapısı ve şekli erişkinle hemen hemen benzer , isteklerini ayrıntıları ileanlatabilir.
SOSYAL VE KİŞİLİK GELİŞİMİ
İlk üç ay içinde
Anneyi tanıyarak tepki verir , konuşulunca dinler , kucağa alınınca susar ,nesneleri takip eder , gülümser
Üç altı ay arasında
Anne babasına sarılarak kucaklar , nesneleri ve yiyecekleri ağzınagötürür,kendiliğinden gülümser , elini uzatır.
Altı oniki ay arası
Oyuncakları ile 10-15 dk oynar , ce oyunu oynar , karşılıklı oyun oynar ,yabancıları tanır , tanıdıklarına ses çıkartır , anneden ayrı kalıncaendişelenir , baba mama gibi kelimeler ile iletişime geçmeye çalışır.
Oniki onsekiz ay arası
Kendi kendine bardakla su içebilir , kaşıkla yemek yiyebilir , oyuncaklar ileetkileşimi artar , giyimine yardım eder , müzik ile beraber tempo tutabilir ,istemediği şeyleri belli eder , ayakkabı çorabını çıkarabilir.
Onsekiz yimidört ay arası
Tuvaletini söyleyebilir , istendiğinde ufak komutları yerine getirerekerişkinler ile etkileşime girer , taklide dayalı oyunlar oynar ( bir kutuyuaraba gibi sürmek gibi ) ,diğer çocuklara ilgisi artar , diğer çocuklar ileoyuncakları ile beraber oynar , oyuncaklarını diğer çocuklardan kıskanır ,rahat su içer , yemek yer.
İki üç yaş arası
Evcilik oynar , ev işlerine yardım eder , çatal kullanır , giyimini kendibaşına yapabilir , tuvaletini haber verir , bazı arkadaşlarına daha fazla ilgigösterir.
Üç dört yaş arası
Diğer çocuklar ile etkileşim ve iletişimi iyice artmıştır , yetişkinlerinsöylediklerinin büyük çoğunluğunu anlar , oyunlarındaki kurallara uymayaçalışır , kıyafetlerinin tamamını çıkarabilir , gece tuvalet kontrolünüsağlayabilir , el yüz yıkama diş fırçalama işlemini yapar.
Dört altı yaş arası
Sosyal hayata adapte olmaya çalışır , arkadaşları ile uyumu artar , TV da bazıprogramları takip eder , kendine has özellikler belirir , etrafla etkileşimiiyice artar , kendisi masal anlatabilir.
Gece Zor uyuyan Bebekler
Uykusuz Çocuk Mutsuz Çocuktur
Bebeğiniz için her şeyi yapmaya hazırsınız ancak doğumdan birkaç ay geçmesine rağmen geceleyin o saat başı uyanıyor; hatta bazen uyuduktan birkaç dakika sonra hemen ağlamaya başlıyor ve geceleriniz bir kabus gibi geçiyor; uykusuzsunuz, mutsuzsunuz…Bu durum, birçok anne ve baba için tanıdık gelir ve maalesef artık bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçek vardır ki, uykusuzluk mutsuzluğu en çok tetikleyen unsurların başında gelmektedir. Ancak üzülmeyin çünkü bunun da bir çaresi var. Normal olmayan bu durumu açıklamadan önce normal yani fizyolojik olan uyku düzeni nasıldır ona bir göz atalım.
Çocuk Uyku Düzeni Ve Erişkin Uyku Düzeni Aslında Aynıdır
Bu nedenle biz erişkinlerden örnekler vererek başlayacağım çünkü sanırım bununla bağlantı kurmanız daha kolay olacaktır. Biliriz ki hepimizin genelde alışık olduğu bir uyku saati vardır. Bu saat yaklaştıkça genelde belirli bir düzende yaptıklarımız vardır; örneğin pijamalarımızı giymek, dişlerimizi ve saçımızı fırçalamak. Yatak odamıza gider ışıkları söndürür ve alışık olduğumuz yatak, yorgan ve yastığımızla uykuya dalarız. Uykuya dalabilmemiz için alışık olduğumuz koşul ve sabitler bunlardır. Biz erişkinler olarak gece boyunca mutlaka uyanırız, örneğin sağa sola dönmek için. Ancak çoğu zaman bu anları hatırlamayız; çünkü uykuya dalabilmemiz için alışık olduğumuz koşullar, yani karanlık yatak odamız, kendi yatağımız, yorganımız ve yastığımız sabittir.
Alışık olduğunuz bu düzen bozulunca uyandığınızda tekrar uykuya dalabilme kabiliyetiniz sekteye uğramış olacaktır. Böyle durumlar için aşağıdaki örnekleri verebiliriz:
Saat farkı olan uzak bir ülkeye taşınmış veya bir iki haftalığına tatile gitmişsinizdir. Değişen çevrenizin yanı sıra farklı saat diliminde ya çok erken ya da çok geç uyumak durumunda kalmışsınızdır. Böyle bir ortama alışmanız genelde bir hafta sürer. Tatil dönüşünde ise eski ortam ve saat diliminize ayak uydurmak için tekrar bir haftalık bir süre geçebilmektedir.
www.cocukgelisimi.net
Otobüs ile gece yolculuk yaptığınızda rahat bir uyku uyumanız çok zorlaşacaktır oysa çevrenize baktığınızda bazı insanlar mışıl mışıl uyumaktadır. İşte bu insanlar genelde o ortamda uyumaya alışık olanlardır çünkü birçok kez o ortamda uyumak zorunda kalmışlardır.
Alışık olduğunuz yastığınız değiştiğinde bile gece uykunuz daha huzursuz geçebilmektedir. Tabi bu yastığa da birkaç gün içinde alışacak ve uykunuz tekrar düzene girecektir.
Bu örnekler aynı zamanda şunu gösteriyor ki; uykuya rahatça dalmak kazanılan bir beceridir, kendiliğinden gelişmez aynı zamanda değiştirilebilmektedir. Yeter ki biz kararlı olalım.Bebeklerimize gelince; onlar için de aynı kurallar geçerlidir. Kendinize bir sorun “Benim bebeğim nasıl uykuya dalıyor?” Aşağıda en sık görülen olasılıklar yer almaktadır; birini işaretleyin lütfen:
Memede
Biberonla
Emzikle
Kucakta
Battaniye veya ayakta sallanarak
Pışpışlanarak
Ebeveyn yatağında ebeveyn yanında
Genelde anne veya babalar bebeklerini yukarıdaki koşullarla uyuttuktan sonra beşiğine veya yatağa yatırırlar. Ardından kendileri uyumaya çalışırlar. Ancak uykuları çok da uzun sürmez çünkü bir veya iki saat içinde bebeklerinin ağlaması ile uyanırlar ve tekrar aynı şekilde uyutmaya çalışıp ardından bu döngü döner, döner, döner… Size kötü bir haberim var: siz bu duruma dur demezseniz herhangi bir şey değişmeyecek ve aylar hatta yıllar boyu bu böyle devam edecektir.
Aslında bebeğiniz haksız değil. Düşünebiliyor musunuz, siz alışık olduğunuz düzen ile yatağınıza yattınız ve uyudunuz. Bir iki saat sonra sağdan sola dönmek için uyandığınızda birden bire baktınız ki salondaki koltukta yatar vaziyettesiniz. Tekrar orada hemen uykuya dalmanız mümkün mü? Asla! “Ben buraya nasıl geldim? Bu soruyu bırakın “ben burada uyuyamam, alışık değilim. Ben yatağımı istiyorum ve oraya gidiyorum!” demez misiniz? Bu nedenle bebeğinizden farklı bir şey beklemeyin. Bebeğiniz aslında uyanıp da ağladığında size “Anneeeee (veya Babaaaa) benim çok uykum var! Ama böyle uyumaya alışık değilim, benim uyumam için memeye ihtiyacım var!” O sizden uykuya dalabilmek için haklı olarak alışık olduğu uykuya dalma ortamını istemektedir.
Size iyi bir haberim var uykuya dalma alışkanlığı kazanılan bir beceridir ve eğitimle değiştirilebilir. Yani şu anki durumunuza mahkum değilsiniz.
Bebeğinizin Uyku Saatlerini Düzene Sokun
Bebeğinizin uykusunu düzene sokmak için bir yöntem vardır. Birinci aşamada bebeğinizi uyutmak için istediğiniz saati belirleyin. Bebeğinizin genelde uyuduğu saati ilk aşamada hedef olarak seçmek size avantaj sağlayabilir. Örneğin bebeğiniz saat 21:00’de uykusu geliyorsa saat 20:00 gibi belirli bir düzen geliştirin; mesela banyosunu yaptırın, ardından cilt bakımını yapın daha sonra da pijamalarını giydirin. Ona masal anlatabilir, hikaye okuyabilir veya şarkı söyleyebilirsiniz. Son olarak emzirin ve sonunda da o uykuya dalmadan doğrudan yatağına yatırın. Bebeğiniz altı aylığın üstündeyse artık koruması olan bir yatakta yatmalı. Işıkları söndürerek iyi geceler dileyin.
www.cocukgelisimi.net Bu noktadan itibaren izleyebileceğiniz iki yol var. Ya odada oturup bebeğinizin uykuya dalmasını bekleyebilirsiniz ya da ilk gece 2 dakika ara ile odasına uğrayıp “Bebeğim ben buradayım” diyebilirsiniz. (Bunu yapmanızın nedeni bebeğinizin terk edilmiş duygusuna kapılmamasını sağlamaktır). Aklınızdan ne geçtiğini tahmin edebiliyorum, “Böyle yaparsam bebeğimin çok kötü ağlayacağı kesin!” Muhtemelen haklısınız. O, çok ağlayacaktır. Ancak bu durumda kendinize ve birbirinize hemen hatırlatın ki bunu onun ve kendi iyiliğiniz için yapıyorsunuz; ailece uygun bir uyku düzeni için yatırım yapıyorsunuz. Bir hafta 10 güne kadar bebeğiniz ve sizin uyku düzeni çok daha iyi bir yere gelecektir. Bunu yapmadığınız takdirde de çok büyük bir ihtimalle bir şey değişmeyecek ve eski huzursuz yönteminiz ile aynen devam edeceksinizdir.
Bebeğinizin Ağlaması İle Onu Kucağınıza Almayın Ve Pışpışlamayın
Bebeğiniz ağlama esnasında kusarsa yalnızca ağzını silin ve yatakta kusmanın olduğu bölgeyi silip onun üstüne çarşaf serin; bebeğinizi bu esnada kucağınıza almayın. Alırsanız şu mesajı vermiş olursunuz: “Eğer kusarsan seni kucağıma alırım” ve kusmalar her akşam devam eder. Belli sürede- ki bu süre bir veya birkaç saat olabilir- bebeğinizin uykuya eğilimi artacaktır. Bu durumda eğer 2 dakika geçtiyse ve sesi artık kesiliyorsa yanına gidip onu uyarmayın. İlk gecenizi başarıyla tamamladınız. Gece uyandığı takdirde onu emzirebilirsiniz ancak memede uyumamasına dikkat edin. Emzirme bittiği anda uyumadan hemen yatağına yatırın. Yatağında kendi başına uykuya dalmaya alışsın ki, geceleyin uyandığında uyumak için alıştığı bu koşullar aynen devam ettiğinden, kendi başına uykuya dalabilsin.
İkinci gece aynı yöntemi aynen tekrarlayın ancak yanına 2 dakika ara ile değil 5 dakika ara ile gidin. Yanında uyuyana kadar oturmayı tercih ediyorsanız aynen devam edin.
Üçüncü gece artık ufak da olsa uykuya dalma süresinde bir fark görmeye başlarsınız. Yanına gitme süresini de 10 dakikaya artırın; dördüncü gece 20 dakika beşinci gece 30 dakika. Çoğu zaman bir hafta sonunda düzenin epeyce rayına oturduğunu göreceksiniz.
Anne Ve Babalar Kararlı Tavırlarını Sürdürmeli
Tekniğin uygulamasında bebeğiniz çok ağlayabilir ve sesi kısılabilir ancak bu durum onun için zararlı değildir. Başlamadan önce evde kalan aile fertleri ve özellikle anne ve babanın uygulamaya sonuna kadar sadık kalacağı konusunda kesin karar vermeliler. Anne veya baba bebeğin ağlama halinde bazen dayanamayıp onu kucağına almak isteyebilir ancak bilin ki öyle yaparsanız bebeğinize şu mesajı veriyor olacaksınız, “Eğer ben yeterince ağlarsam o zaman onlar beni kucaklarına alıp eski düzene döneceklerdir!” Ve bu olduğu takdirde de bir sonraki sefere bu yöntemi denediğinizde ağlamalar çok daha fazla olacaktır. Onun için bence bu uygulamayı bir kere yapın ve tam yapın.
Çocuğunuzun uyku düzeni hastalık, diş çıkarma, tatil veya başka evde yatıya kalmalar gibi durumlarda bozulabilir. Bu tür durumlar geçtikten hemen sonra eski düzenini yakalamak için yine bu yöntemi uygulamalısınız.
www.cocukgelisimi.net Bu yöntem, gece belirli saatte uyuyan ve gece belirli dönemlerde uyanıp en kötü ihtimal ile emzirildikten sonra kendi başına yatağında uykuya dalan bir bebeğinizin olmasını hedeflemektedir. Olası ağlama veya başka nedenlerle tekniği uygulamak istemeyen anne ve babalar elbette olabilir ve bu karar onların hakkıdır. Ancak bu karar anne ve baba’nın yaşamakta oldukları uyku düzenine razı oldukları anlamına da gelmektedir.
Çocuklar İçin Meyveli Yulaf Ezmesi Tarifi
ÇOCUKLAR İÇİN MEYVELİ YULAF EZMESİ
Malzemeler:
1 adet elma
1 adet armut
3 adet kuru kayısı
2 çorba kaşığı yulaf ezmesi
1.5 çay bardağı süt
Yapılışı:
Meyveler ince kıyılarak 1 çay bardağı suda haşlanır.
Yulaf ezmesi süt ile 4-5 dakika kaynatılarak demlenir.
Ardından ikisi de ılıyınca meyveler ile yulaf ezmesi karıştırılır.
Afiyetle yiyin.
NOT: Bu karışımın tadını ayarlamak için pekmez de kullanılabilir.
Anne Sütünü Arttıran Yiyecekler
Ayva: Anne sütünü artırır. her gün mutlaka 1 ayva yiyin. Ya da ayva kompostosu için.
Tahin helvası: Anne sütünü artıran yiyeceklerdendir. Ayrıca Tahin helvası balgam söktürücüdür, saç dökülmesini engeller, sedef, egzama gibi hastalıklara da iyi gelir. Balığın ardından yenildiğinde, mideyi rahatlatıcı etkisi vardır.
İncir: Anne sütünü artıran en önemli besinlerdendir. Ayrıca kış mevsiminde vücudun direncini artırır, bir çok sağlık sorununa karşı güç ve dayanıklılık kazandırır.
Beyaz Dut veya dut kurusu: Anne sütünü artırır, Vücuda güçverir, kansızlığa iyi gelir. Ağız, bademcik ve boğaz iltihabı, diş eti hastalıkları ve öksürüğe karşı yararlıdır. Ateş düşürür. Karaciğeri güçlendirir. Mide ve bağırsakların düzenli çalışmasına yardım eder. Özellikle yemekle birlikte yenildiğinde hazmı kolaylaştırır.
Beyaz üzüm: Yeni bebek sahibi olmuş anneler için süt artırıcı özelliği vardır.Tam bir kalp damar dostudur. Kalp damar amaeliyatı geçirmiş olanlara çok iyi gelir. Ritim bozukluğuna iyi gelir ve ritim bozukluğu şikayeti ortadan kalkar.
Dereotu : Anne sütünü artıran mucize gıdalardandır.
Anne sütünü azaltan-Yenmemesi gereken yiyecekler :
Nane, maydanoz, nişasta ve nişastalı gıdalar,turşu
İsimler Ve Anlamları
ASUMAN:Gök, sema.
ASYA:Yeryüzünün baş kıtasının en büyüğü.
ASLIHAN:Keremin sevgilisi,aslının başka ismi.
ASUDE:rahat,dinç, huzurlu ve sağlıklı.
AYLİN:Işık çemberi, hale.
AYMİNA:Ay gibi parlayan billur cam, kuyumcuların gümüş üzerine nakşettikleri lacivert veya yeşil renkli parlak sırça.
AYNAGÜL:Gülen ayna,ayna gibi temiz parlak ve alımlı olan.
AYŞEN:Şen ve mutlu olan.
AYŞENİL:Hayatı nil nehri gibi akıcı ve bereketli olan.
AYŞENUR:Hayat ışığı.
AYŞE:Rahat yaşayan kimse.
AYŞAN:Şöhreti ay gibi parlak ve yüksek olan.
AYSUNA:Sevgili.
AYSUN:Ay gibi güzel.
AYSULTAN:Ayın sultanı.
AYSU:Ay gibi parlak, su gibi yemiz.
AYŞİN:Uysal, munis.
AYSEMA:Sema güzeli.
AYSEL:Ay ışığı gibi akıcı güzel.
AYNİL:Ay gibi aydınlık nehir.
AYPERİ:Çok güzel.
AYPARE:Ay parçası, çok güzel.
AYNUR:Ay ışığı.
AYNAZİK:Hilal gibi ince yapılı, narin.
AYŞIN:Ay ışını.
AYTEMİZ:Ay gibi parlak, arı ve duru olan.
AYTAÇ:Işıklı, parlak, gösterişli taç.
AYTEN:Ay gibi parlak tenli, ay vücutlu.
AYZIT:Türk mitolojisinde armağan sunan güzellik tanrıçası.
AYYÜCE:Makamı ve derecesi yüksek.
AYTÜL:Ay ın ipek perdesi.
AZADE:Bir yere bağlı olmayan,soyu sopu belli, asil,kibar , nazik, şiirde anlam bütünlüğü bulunan mısra.
AZİME:Sebat, tılsım, efsun, büyük iş, büyük günah, niyetli, kararlı.
AZİZE:Sevgili.
AZRA:Kız oğlan kız,delinmemiş inci,yürünmemiş kum,medine,vamık ile azra hikayesindeki kadın kahraman.
ATEŞPARE:Ateş parçası.
AYLA:Ay ın ve bazı yıldızların çevresinde görünen ışık çemberi,aylin.
AYIŞIĞI:Ay gibi güzel ve alımlı.
AYHANIM:Ay gibi güzel kadın.
AYDAN:Ay parçası, ay gibi güzel.
AYDENİZ:Ay gibi parlak,ve deniz gibi berrak olan.
AYDINAY:Parlak, aydınlık.
AYDİL:Ay gönüllü ,yüce gönüllü.
AYÇİÇEK:Aya benzeyen çiçek, güzel,güne bakan.
AYDA:Gülgillerden,dere kenarlarında ve çayırlarda yetişen bir bitki,şaşma, üzülme ve isteklendirme bildiren bir ünlem.
ATIFET:Karşılıksız sevgi, ve iyilik severlik.
ATIKE:Hür, soylu,güzel genç kız, h.z ebu bekirin lakabı.
ATİYYE:Hediye, bahşiş ,ihsan.
AYBEGÜM:Güzel, zarif, soylu genç kız.
AYBİKE:Ay gibi güzel,el değmemiş bakire,
AYCAN:Ay gönüllü, temiz ve aydınlık, sevimli, şirin.
AYFER:Ay ışığı, mehtap.
AYGEN:Gönül arkadaşı, gönül dostu.
AYGÜL:Gülüşü ay ın ışığı gibi aydınlık olan.
AYGÜN:Işığını ve çekiciliğini güneşten alan ay
AYCEMAL:Yüzü ay gibi parlak ve güzel olan.
AYCEREN:Alımlı, zarif, ceylan güzel.
AYÇA:Ay ın ilk günlerinde aldığı ince yay biçimi, yeni ay, hilal.
AYGÜZEL:Ay gibi çekici.
AYHAN:Eski türklerde gök tanrısı,oğuz kağanın annesinin ve oğlunun ismi.
Yeni Doğan Bebek İsimleri Ve Anlamları
ALKIZ:Kırmızı yanaklı kız.
ALMAGÜL:Elma çiçeği.
ALMİLA:Al elma kırmızı elma ötüken in en güzel kızı
ALTINAY:Altın gibi pırıl pırıl parlayan kurgız yazıtlarında adı geçen bir kız.
ALTINBAŞAK:Altın sarısı gibi altın başak tanesi.
ANDAÇ:Armağan, hediye, hatıra.
ARIKAN:Soylu, asil,batı avrupa hun imparatoru olan tarihte ender yetişen milletlerin hafızasında ölümsüzlüğe kavuşan, adına romanlar yazılan,heykeller yontulan ve resimler yapılan ve atillanın karısının ismi.
AMBER:Güzel koku, ve sevgilinin saçı
ARİFE:Bilgili kadın.
ARTUR:Çekici ,cazibeli, işveli fettan.
ARZU:İstek ,heves.
ARZUCAN:Gönülden candan isteyen ,arzu eden.
ARZUGÜL:İstenilen arzu edilen sevgili.
ARZUMAN:Arzulu ,istekli, hevesli.
ASEL:Bal.
ASENA:Yakınlık duyulan,güzel ve alımlı kadın,
ALTAÇ:Kırmızı renkli taç.
ALKOR:Ateş kırmızısı.
ALTINIŞIK:aydınlık ve huzur zenginliği.
ASİYE:Sütun, dertli kadın, h.z.musayı büyütüp yetiştiren firavunun karısı.
ASLI:Kerem ile aslı halk ve aşk hikayesinin kadın kahramanı, keremin sevgilisi.
ASLIGÜL:geçmişinde gül yüzlü,güzel olan.
AŞİNA:Bildik, tanıdık, ahbap.
AŞKIM:Çok kıymetli sevgilim.
AŞKIN:Benzerlerinden üstün, üzüm asmalarında göğeren dallar,dalların ucundaki yapraksız ince uzantılar,filiz, ışkın.
Çocukların Gelişimi İçin Gerekli Gıdalar
Çocukların zihinsel, fiziksel ve duygusal gelişimleri için beslenmelerine çok dikkat etmek gerek.
Uzmanlar, çocukların uygun bir gelişim için özel vitamin ve minerallere ihtiyaç duyduğunu belirtiyor.
İhtiyaç duydukları en önemli besinlerden 10 tanesi şunlardır:
1- Et: Protein ve B vitaminleri bakımından zengin. Gelişen vücutların ihtiyacı olan niasin, çinko ve demir ile mineraller bulunuyor. Et de sisteminize beyin geliştiren kolin sağlamanın yollarından biridir. Yetişkinlerin kaçındığı kolesterol ve yağ, küçük çocuklar ve gelişmekte olan vücutları ile beyinleri için iyidir. Dengeli bir yemek için eti sebzelerle birlikte güveç olarak pişirebilirsiniz. Hamburgerler ve küçük et parçaları da birer seçenektir, ancak her zaman bu şekilde yapmamalısınız. Sebzelerle eti bir arada pişirmenin diğer iyi yolu ise mangalda pişirmektir.
2- Yumurta: İçerdiği protein dolayısıyla çocuklar için süper bir yiyecek. Yumurtada bir düzineden fazla vitamin ve mineral bulunuyor. Ayrıca yüksek oranda çocuklarda beyin gelişimi için hayati bir besin olan kolin var. Yumurta, dünya üzerinde en çok pişirme seçeneğine sahip yiyeceklerden biri.
3- Süt: Kalsiyum ve fosfor, sağlıklı kemik gelişimi için gerekli iki mineraldir. Bu iki mineral sütte fazlasıyla var. Süt protein, enerji yakıtı karbonhidratlar, magnezyum ve A vitaminiyle stoklanıyor. Çocukların 2 yaşına kadar tam yağlı süt içmesi gerekirken, bundan sonra ise yağı azaltılmış süt tüketmeleri gerekiyor.
4- Ağaç çilekleri: Yetişkinler ve çocuklar için en besleyici gıdalardan biridir. Yaban mersini, çilek veya ahududu potasyum, C vitamini, lif, karbonhidrat ve serbest radikallerle savaşan antioksidanlar sağlıyor. Çok az yağ bulunan çilekler, taze olarak her çocuğun beslenmesinde bulunmalı. Ekstra vitamin sağlamak için bu çileklere yoğurt, tam tahıllı gevrekler de ilave edebilirsiniz.
5- Ton balığı: Protein, niasin, B vitamini, demir ve çinko takviyesi yapmanın en iyi yolu ton balığı. Yağı az olan ton balığında, omega 3 yağ asitleri bulunuyor. Doymamış yağlar beyin gelişimine yardımcı oluyor. İçindeki cıvadan dolayı ton balığını belirli miktarda yemelisiniz. Salatada güzel olur.
6- Yoğurt: Yoğurt çocukların severek yediği yiyeceklerden biri. Kalsiyum, protein, karbonhidrat, B vitamini, çinko ve fosfor içeriyor. Yoğurt taze meyvelerle daha fazla besin değerine sahip olur. Hatta yoğurdu taze meyvelerle dondurup dondurma olarak da yedirebilirsiniz.
7- Peynir: Peynir, çocuklar için süper bir yiyecek. Peynir kalsiyum, protein ve B12 vitaminiyle doludur. Peynirde fosfor da bulunuyor. Araştırmalar, yemekten sonra peynir yemenin diş çürümesini önlediğini söylüyor. Peyniri sandviçin içinde ya da bazı çorbalarla birlikte çocuğunuza verebilirsiniz. Ayrıca, salataları ve çocuğunuzun sevmediği ve hiç yemediği sebzeleri süslemede kullanabilirsiniz peyniri.
8- Tam tahıllar: Folik asit, demir, çinko ve B vitami bakımından zengin olan tam tahılların bazısı D vitamini ve kalsiyum açısından da zengindir. Önceden paketlenmiş tam tahılları alırken dikkatli olun. Özellikle krakerlerde trans yağ olarak bilinen doymamış yağ bulunup bulunmadığını kontrol edin. Kutunun önündeki iddiaları dikkate almayın, kutunun arkasındaki besin değerlerine bir göz atın.
9- Brokoli: Lifle dolu olan brokoli, özellikle gelişmekte olan çocuklar için en süper gıdalardan biri. Birçok vitamin ve mineralle dolu brokoli, çocukların iyi görmesine ve hücre hasarının engellenmesine yardım eder. Çocuklar brokoliyi çiğ yerse, ihtiyacı olan tüm besinleri alır. Çocuğunuz seviyorsa, kızgın yağda çevire çevire çabucak pişirebilir ya da güveçte yemeğini yapabilirsiniz. Yağı azaltılmış salataya brokoliyle süsleme yapabilirsiniz.
10- Yer elması: İyi bir besin kaynağı olan yer elmasının tadı çocuklar tarafından seviliyor. Bu tatlı sebze potasyum, C vitamini, lif, folat, A vitamini, kalsiyum, demir içeriyor. Dünyadaki besin değeri en yüksek olan sebzelerden biridir. Püresi de yapılan yer elmasını ızgarada pişirebilir, kavurabilir ya da lezzetli bir güveç yemeği olarak hazırlayabilirsiniz. Fırında patates gibi de pişirebilirsiniz. Yer elması ayrıca şeker hastaları için iyi bir seçenek, çünkü kan şekerinin dengelenmesine yardım ediyor.
Bayanlar İçin Hamile kalma kürü
Prof. Dr. Ahmet Maranki tarafından Hamile olmak isteyen bayanlara yaptıgı tavsiye; aslanpençesi, civanperçemi ve çoban çantası bitkilerini kesinlikle evlerinde bulundurması gerekmektedir ve bu bitkilerin çayınıda demleyerek içmelerini tavsiye etmektedir.
Hamile kalmaya yarayan müthiş kür:
-5 gram çoban çantası
-5 gram aslan pençesi
-5 gram civanperçemi
Hazırlanış şekli: 0,5 litre kaynar suya civanperçemi, aslan pençesi ve çoban çantasını koyun, daha sonra yaklaşık 1-2 dakika kaynattıktan sonra 20 dakika süresince demlenmesini bekleyin. Her gün bu karışımı sabah ve akşam bir su bardağı için.
Çocuklarda Burun Kanaması
Çocuklarda burun kanaması gün içinde çok miktarda oluyorsa hemen doktora başvurun.
Birçok nedeni bulunan çocuklarda görülen burun kanamaları anne babaları endişelendiriyor. Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Naser Dadaşzade, burun kanamalarının gün içinde az ama çok miktarda olması halinde mutlaka hekime başvurulması gerektiğini belirtiyor.
Burun kanamaları hakkında merak edilen soruları yanıtlayan Dr. Dadaşzade şunları söylüyor:
Çocuklarda görülen burun kanamalarının nedenleri nelerdir?
- Buruna parmak ya da yabancı cisim sokulması ile oluşan kanamalar
- Üst solunum yolu enfeksiyonları (sinüzit, gripal enfeksiyonlar)
- Alerjik rinit ( burun içi mukozasını tahriş ederek kanamaya yol açabilir)
- Hipertansiyon (çocuklarda nadiren görülebilir)
- Aşırı egzersiz sırasında kanama olabilir.
- Travma, düşme ve çarpma
- Kan hastalıkları, trombosit azlığı, lösemi gibi kan hastalıkları, pıhtılaşma hormonu eksikliği
- Burun damarlarındaki problemler, kitleler
Günde kaç defa hangi yoğunlukta kanama varsa hekime başvurulmalı?
Herhangi bir enfeksiyon veya sebep yokken burun kanamasının oluşması önemlidir. Enfeksiyonlarda tedavi gerekir. Sık ama az kanama varsa acil değildir; ama az fakat yoğun kanama müdahale gerektirebilir.
Kanama olduğunda hangi testler isteniliyor?
Basit kılcal damar kanamasının ilk seferinde Read the rest of this entry





