Author Archive
Ozon tedavisi her derde deva
Yaşlanmayı geciktiren ve cildinizde meydana gelen rahatsızlıkların azalmasına yardım eden ozon tedavisi artık ülkemizde de uygulanıyor. Bağışıklık sistemini güçlendiren ve hastalıklara karşı direnci geliştiren bu tedavi yöntemi, hücrelerde oksijeni artırarak yaşlanmayı geciktiriyor ve kronik yorgunluk sendromuna iyi geliyor.
Ozon terapi İle rahatsız olan bölgeye oksijen verilerek dolaşımın düzelmesi de sağlanıyor. Yöntem; dolaşım bozuklukları dışında birçok hastalığın da çaresi olarak biliniyor. Alerji ve romatizmal hastalıklar, kanser, kronik yorgunluk sendromu, karaciğer ve cilt hastalıkları, kozmetik nedeniyle yaşlanma ve yasa bağlı görme bozuklukları, şekere bağlı ülserler, yanıklar ve cinsel fonksiyon bozuklarında da tedavi amaçlı kullanılan ozon terapi; yan etkisi olmadığı için erkek kadın, genç ya da yaşlı ayırt edilmeden herkese uygulanabiliyor.
Ozon terapi yöntemini uygulayan doktorların bir araya gelerek oluşturdukları Medical Society ror Ozone Application in Prevention and Therapy Derneği; her yıl bir araya gelerek uygulamadaki gelişmeleri tartışıyorlar. Bu seminerlere düzenli olarak katılan Dr. ismail Ağar; tedavi yöntemi hakkında; “Ozon tedavisi ile birçok patolojik sorun daha iyi duruma geliyor ya da düzeliyor” diyor, Türkiye’de ağırlıklı olarak yaşlanmayı geciktirici, cilt hastalıklarını tedavi edici ve selülit giderici olarak kullanılan ozon terapi; vücuttaki antioksidanları tetikleyerek yaşlanmanın başlıca nedenlerinden biri olan serbest oksijen radikalleriyle savaşıyor.
Dudak Kalınlaştırma
Son yıllarda ameliyat dışı yöntemlerle dudak büyütme işlemleri yaygınlaşmıştır. Bunun için derinin normal yapısında bulunan hyaluronic asid kullanılmaktadır. Hyaluronic asid laboratuvar ortamında hazırlanmakta ve kullanıma hazır hale getirilmektedir. Dudak Kalınlaştırma Dudak Estetiği
Normal olarak dudakların yerleşimi burun ve çeneye göre belirlenir. Dişler gibi dudaklar da kişinin görünümünde önemli rol oynarlar. Dudakların yerleşiminden başka dudakların genişliği.Ayrıca alt dudak üst dudaktan hafifçe daha dolgun olmalıdır. Dişler kapalı iken dudaklar arasındaki açıklık 3 mm’ yi geçmemelidir. Gülme esnasında diş etleri ve üst kesici dişlerin 2/3 ünden daha fazlası görünmemelidir. Dudak büyütme için kullanılacak ideal materyal vücut tarafından reaksiyon gösterilmeyen, uzun süreli yumuşak kalabilen, hacmini koruyabilendir.
Malesef bu özelliklere sahip ideal bir materyal yoktur. Doldurma maddesi olarak vücudun diğer yerlerinden (göbek, basen gibi) alınan yağ kullanılabilmekte ancak bu yağ dokusu 1-3 ay içerisinde % 70-80 oranında hacmini kaybetmekte yani vücut tarafından eritilmektedir. İyi bir sonuç alabilmek için gerekenden daha fazla yağ enjeksiyonu yapılmaktadır. Yağ yerine kolajen kullanıldığında hacmini 6-12 ay kadar korumaktadır. Ancak allerji testi yapıldıktan sonra Read the rest of this entry
Süt için cildiniz güzelleşsin
Günde ortalama yarım litre süt tüketimi, ciltte nemlendirici etki yaparak tazeliğini korumasını sağlıyor.
Prof. Dr. A. Kadir Hurşit, “sütte bulunan yağ asitleri ciltte nemlendirici etki yaparak, cildin tazeliğini korumasını sağlıyor” dedi. Hurşit, süt içmeyi sevmeyen insanların yoğurt, peynir, ayran gibi süt ürünlerini tüketebileceklerini de söyledi.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. A. Kadir Hurşit, başta çocuklar ve gelişme çağındaki gençler olmak üzere her yaş için çok önemli bir besin kaynağı olan sütün cilt için de önemli etkisinin bulunduğunu söyledi.
Güzel bir cilt için günde yarım litre süt içilmesini öneren Hurşit, sütte bulunan yağ asitlerinin cilt üzerinde nemlendirici etki yaparak cildin yıpranmasını engellediğini ifade ederek, şunları kaydetti: “Sütteki yağ asitleri cilde nemlendirici bir etki yaparak cildin tazeliğini korumasını sağlıyor. Yağ asitleri aynı zamanda cilt üzerinde bakteri, maya, küf gibi mikroorganizmaların gelişmesini de engelliyor. Süt ayrıca yaşlanma etkilerini de geciktiriyor. Güzel bir cilt için günde en az yarım litre süt içilmesini öneriyoruz.”
Süt içen insanlarda deri hastalıklarının, içmeyenlere göre daha az ortaya çıkabileceğini belirten Hurşit, cilt güzelliği için sütün kozmetik malzemesi olarak kullanılmasının etkili olacağını, ancak hücreler tarafından kullanılması açısından içmenin daha faydalı olduğunu bildirdi.
Bir litre sütte vücudun ihtiyacı olan kalsiyum ve fosforun tamamının, vitaminlerin ise büyük bir kısmının bulunduğunu kaydeden Hurşit, “Ne yazık ki ülkemizde çocukluk çağından sonra süt içmiyoruz” dedi.
Ülkemizdeki süt tüketiminin gelişmiş ülkelerdeki süt tüketiminden çok geri olduğunu belirten Hurşit, sütün her yaşta tüketilmesi gereken önemli bir besin olduğunu vurguladı.
Hurşit, süt içmeyi sevmeyen insanların yoğurt, peynir, ayran gibi süt ürünlerini tüketebileceklerini de söyledi.
Çocuklarda diş sağlığı için neler yapılmali ?
Türk Diş Hekimleri Birliği Toplum Ağız Diş Sağlığı Komisyonu tarafından hazırlanmıştır.
Çocuklar dişlerini nasıl fırçalamalıdır?
” Dişlerinizi kapatıp, yuvarlak hareketlerle ön dişlerinizin görünen yüzlerini fırçalayın.
” Yine dişleriniz kapalı iken yuvarlak hareketlerle her iki taraftaki arka dişleri de fırçalayın.
” Ağzınızı açıp, arka dişlerinizin çiğneyici yüzeylerini ileri geri hareketlerle fırçalayın.
” Alt ve üst arka dişlerinizin iç yüzeylerini süpürme hareketi ile fırçalayın.
” Alt ön ve üst ön dişlerinizin arka yüzeylerini ancak diş fırçasını dik tutarak fırçalayabilirsiniz.
BUNLARI SAKIN UNUTMAYIN !!!
* Bebeğinize gece son beslenmesinde şekerli gıdalar vermeyin.
* Biberonla süt içirdikten sonra ağız temizliği için su içirin.Bir parça peynir verin.
* Emziği kesinlikle şekere, bala, pekmeze batırmayın. *Beslenme sırasında bebeğinizin kaşığını ağzınıza almayın, lokmaları ağzınızdan çıkarıp bebeğe vermeyin.
* Çocuğunuza şekerli yiyecek ve içecekleri iki öğün arasında vermeyin.
* Her beslenmeden sonra su verilerek ağız içinin temizlenmesi sağlayın.
* Bebeklere bir yaşından sonra emzik ile biberon bıraktırılmalı, bardak ve kaşık kullanarak beslenmeye alıştırılmalıdır.
* Çocuğun doğumundan itibaren her beslenmeden sonra Read the rest of this entry
Doğal Güzellik
Konumuz doğal güzellik.. Doğadan çıkan değerli taşlarında cilt bakımında kullanıldıgını biliyormuydunuz?
Şimdilerde 24 ayar altın, elmas, pırlanta ve inci gibi materyaller içeren ürünlerle mükemmel ciltlere ulaşmaya hizmet ediyor.
Bu konuda merak edilenleri kimya mühendisi ve cilt uzmanı Şemsi Aslan Yanıtlıyor:
Son birkaç yıldır altın başta olmak üzere değerli madenler kremlerin içeriklerinde yer alıyor. Bu tür madenler cilde ne tür etkiler sağlıyor?
Safir, pırlanta, inci, altın, gümüş, yakut, malahit, yeşim taşı gibi mücevherleri cildiniz için kullanabilirsiniz. Ayurveda mücevherlerin rengi, bedenin ve cildin yaşam gücünü süptil bir beslenme ve koruma şekli olarak ele alıyor. Açık renkli taşlar cildi beyazlaştırıyor ve ciltten her türlü kiri çözmekte kuvvetli etki gösteriyor. Koyu renkler ise yağlı ve komedonlu cilde uygulanıyor. Ciltteki rahatsızlıkları ve tahrişi en aza indiriyor. Değerli içerikleri sayesinde cildi besliyor, canlandırıyor, sıkılaştırıyor ve ciltte ferah bir his sağlıyor.
Bu uygulamanın normal cilt bakımından farkı nedir?
- Her şeyden önce çok hızlı sonuç alınıyor. Yaklaşık 10 dakika içinde ciltte gözle görülür bir etki bırakıyor; gözenekleri sıkılaştırıyor, cildi yumuşatıyor, tahribata uğramış ve yanlış tedavi görmüş cilt dokularını onarıyor. Kısacası, cildin doğal bağışıklık sistemini onarıyor.
Tüm bu bakımların ayurveda ile nasıl bir bağlantısı var?
- Ciltte meydana gelen rahatsızlıkların en büyük nedeni bedendeki enerji akış yollarının birbirlerini çelmesi. Enerji akış yolları bazı bölgelerde daha az, bazı bölgelerde daha fazla olunca ciltte problemler oluşuyor. Ayurvedik tedavi metodu kullanılan mücevherlerle cilt tedavileri Hindistan ayurvedik öğretisinden doğmuş bir sağlık terapisi. Tamamen özel olan bu tedaviler enerji terapisine dayanıyor. Sonuç olarak ayurvedanın felsefesi çerçevesinde tamamen doğal terapiden türetilip ilk uygulamada sonuç alınmaya başlanıyor.
Egzotik ve lokal çiçekler cilde nem kazandırırken aynı zamanda kırışıklıklarla savaşıyor ve saçların parlamasının sağlıyor.
Bitkisel ekstreler, modern anti-aging kozmetiğinde güçlü ve etkili bakım özellikleriyle en çok sevilen içerikler arasında yer alıyor. Sebebi basit; bitkiler sahip oldukları kendi komplike ve en önemlisi yüksek miktardaki koruma sistemiyle zarar görmüş hücrelere koruma sağlıyor. İşte, cildimizin günlük doğal güzelliğinin en önemli nedenlerinden biri bu. Gül ya da orkide gibi cilt bakım uzmanlarının etkileri ise artık tartışılmaz.
Kusursuz ciltler çiçekler içinde
Cildimiz kendini besleme ve yenileme gücüne sahip. Kozmetiklerin yaptığı ise onu derinde desteklemek. Bunu da özellikle saf bitki ekstreleri gerçekleştiriyor. Örneğin, mimosa gerginleştiriyor; hormon benzeri içeriğiyle yasemin yağı hücre yenilenmesini active ediyor. Beyaz zambak yorgun ciltlere canlılık kazandırırken, gül yatıştırıcı etkisiyle öne çıkıyor. Portakal çiçeğinin ışıltı veren etkisi, lotusun göz çevresine kazandırdığı pürüzsüzlük ve vahşi gülün saç derisini yatıştırıcı özelliği son dönemde cilt bakım ürünlerinin bileşenlerinde yer alıyor.
Ve o ki, anti-aging etkisi kusursuz, canlılık özelliği tek ve dış etkenlere karşı ciltte oluşturduğu koruma kalkanı dikkat çekici; orkide. Çin’de sonsuz gençliğin sembolü sayılan bu bitki, kremlerin ve diğer kozmetik ürünlerinin vazgeçilmez bileşenlerinden. Köklerindeki gençlik etkisiyle çiçek, yaşamsal tüm gereksinimlerini karşılıyor. Cildin gençliğinden sorumlu hücreler ise bir yaşam boyu bileşimini ve kalitesini koruyan orkidenin mükemmel fonksiyonlarını cilde Estetik bir şekilde taşıyorlar. Hücre fonksiyonlarının harekete geçmesi, yenilenme sürecinin devam etmesi ve yüksek melanin üretimini düzenlemesi orkidenin etkileri arasında.
İnci: Sedef incisi toz etkin aktif madde içeren ürünler hormonal yaşlanma sonucu ciltte kuruluk, sarkma, deformasyon pürüz gibi problemlere karşı etkili. Ayrıca göz çevresinde oluşan çizgileri minimuma indiriyor.
Elmas: Ayurvedanın formülüyle hazırlanmış doğal elmas maskesi yoğun bir şekilde cilt yüzeyinin ölü hücrelerden dakikada arınmasını sağlıyor. Pullanma, dengesiz cilt tonu ve ince çizgiler gibi unsurları azaltıyor. Elmas tozu cildin kaybettiği sağlıklı görünümü tekrar sağlıyor.
Altın: Ayurvedanın gerçek altın tanecikli ürünleri cilt yüzeyinde ikinci bir cilt oluşturan lifting etkisi sağlıyor. 24 ayar altın içerikli ürünler; maske, göz altı serum, peeling ve nemlendiriciler cilde ışıltılı bir parlaklık ve canlı bir görünüm kazandırıyor. Altın parçacıkları cildin üzerinde eriyerek cildin gençlik enerjisini canlandırıyor.
Kirpik Estetiği
Estetik ameliyat yeniliklerine her gün yenisi ekleniyor. Artık göz kapaklarına kirpik ekiliyor, isteyenlerinki yukarı kıvrılıyor.
Estetik ameliyat yeniliklerine her gün yenisi ekleniyor. Artık göz kapaklarına kirpik ekiliyor, isteyenlerinki yukarı kıvrılıyor. Bu iş için gerekli saç kökü enseden alınıyor.
Uzun, kıvrık kirpikler yüzyıllardır dişiliği güçlendiren, vurgulayan özellikler olarak biliniyor. Bu nedenle de zaten daha çekici ve dişi bir görünüme sahip olmak için ense kıllarını artık göz kapaklarında taşıyor pek çok kadın. Kılların enseden alınması ve göz kapaklarına teker teker ekilmesi ise 1,5-2 saat sürüyor. Ekim işlemi lokal anesteziyle gerçekleştiriliyor, yani sadece göz kapağı ve ense uyuşturuluyor.
Sorularımızı yanıtlayan Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Plastik-Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı ve Este 7 Estetik Birimi Yöneticisi Prof. Dr. Ahmet Karacalar’a kirpik ekimi için başvuran pek çok hasta var…
Size kimler başvuruyor?
Kirpik sorunu olanlar. Mesela yanık, kaza ya da kemoterapi ve radyoterapi alanlarda kirpikler dökülebiliyor. Nedeni belli olmayan dökülmeler de var. Bir de yaş arttıkça kirpikler azalıyor, seyreliyor ya da dökülüyor. Şu ana kadar bu hastalara kirpik ekimi yapıyorduk. Ancak artık insanlar estetik amaçlı da kirpik ektirmeye başladı. Bize her ay birkaç kişi bunun için geliyor. Ancak kirpik ekebilmek için göz kapağı kıvrımında sağlam ve sağlıklı bir doku olması şart.
Yöntem nasıl işliyor?
Saçlar uygun değil. Dolayısıyla enseden kıl alıyoruz. Bunlar yumuşak ve yavaş uzadıkları için kirpiğin yapısına uygun. Göz kapağının kenarına delikler açıp kılları, kökleriyle birlikte teker teker yerleştiriyoruz. Birkaç hafta içerisinde bu kıllar dökülüyor. Onlar cansız çünkü. Ektiğimiz kıl kökünün de bir uyku aşaması oluyor. Bu iki-üç ay sürebilir. İki-üç ay sonra o bölgede kirpikler tekrar uzamaya başlar. Bu kıllar yavaş uzar. Kılların kirpik gibi olabilmesi için altı-yedi ay gerekiyor.
20-30 kıl kökü ekilebiliyor ve orada sürekli kirpik ürüyor
Ekilen kirpiklerle kişinin kendi kirpikleri arasında doğal olmayan farklılıklar oluyor mu?
Kirpikler arasında zaten doğal olarak farklılıklar vardır. Kimisi kısa, ince, kimisi uzun veya kalındır. Büyüme aşamaları farklı çünkü. Dolayısıyla yapay bir durum söz konusu olmaz. Biz sadece kendi kirpiklerinizin aralarını dolduruyoruz, kirpikleri sıkılaştırıyoruz. Kendi kirpiğinizin üstünde farklı kirpikler ya da doğal olmayan, dikkat çeken bir durum olmuyor. 20-30 tane kıl ekilebiliyor ve kökler orada artık sürekli kirpik üretiyor. İşlemi tekrarlamak gerekmiyor.
Nakledilen kirpiklerin aşağıya ya da yana doğru uzama riski var mı?
Ekimi yanlış yaparsanaz ters yöne uzarlar tabii. Burada kirpiklerin yönünü ayarlamak en kritik nokta. Yönünü ayarlayabilmek için zaten kökü üzerindeki kılla birlikte ekiyoruz. Kıl yukarı doğru bakmalı.
Eğer kökü kılsız ekerseniz yönü ayarlayamazsınız ve kirpik rasgele uzar. Bu, çok dikkatli yapılması gereken, mikrocerrahi uzmanlığı gerektiren bir iş. Büyütmeli gözlükler hatta mikroskop altında yapıyoruz kirpik ekim işlemini. İşlemin tek bir sakıncası var: Ekilenler kirpikler daha fazla uzar. Bir süre sonra onları kesmeniz gerekiyor. Ancak yavaş uzuyorlar. Dolayısıyla hastalarımız bundan şikayetçi değil.
Kalça gamzesi ve kulak memesi estetiği isteyen bile var
Kirpik ekme dışında başka sıra dışı talepler var mı?
Çok var. Kalça üstü gamze estetiği yaptırmak için bile gelenler var. Ayrıca kulak memesi estetiğine talep ciddi anlamda arttı; küçültme, kulak deliğinin büyümesi ya da kulak memesinin yırtılmasıyla ilgili operasyonlar yapıyoruz. Ayak estetiğine de bir yöneliş var. Nasır oluşmaması için topuklara hiyeluronik asit enjekte ediyoruz; terleme ve kokuya karşı da ayaklara botoks yapıyoruz. Bazen ikinci parmak, ayağın başparmağından daha uzun oluyor. Parmağı cerrahiyle kısaltabiliyoruz.
Çocuklarda Burun Kanaması
Çocuklarda burun kanaması gün içinde çok miktarda oluyorsa hemen doktora başvurun.
Birçok nedeni bulunan çocuklarda görülen burun kanamaları anne babaları endişelendiriyor. Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Naser Dadaşzade, burun kanamalarının gün içinde az ama çok miktarda olması halinde mutlaka hekime başvurulması gerektiğini belirtiyor.
Burun kanamaları hakkında merak edilen soruları yanıtlayan Dr. Dadaşzade şunları söylüyor:
Çocuklarda görülen burun kanamalarının nedenleri nelerdir?
- Buruna parmak ya da yabancı cisim sokulması ile oluşan kanamalar
- Üst solunum yolu enfeksiyonları (sinüzit, gripal enfeksiyonlar)
- Alerjik rinit ( burun içi mukozasını tahriş ederek kanamaya yol açabilir)
- Hipertansiyon (çocuklarda nadiren görülebilir)
- Aşırı egzersiz sırasında kanama olabilir.
- Travma, düşme ve çarpma
- Kan hastalıkları, trombosit azlığı, lösemi gibi kan hastalıkları, pıhtılaşma hormonu eksikliği
- Burun damarlarındaki problemler, kitleler
Günde kaç defa hangi yoğunlukta kanama varsa hekime başvurulmalı?
Herhangi bir enfeksiyon veya sebep yokken burun kanamasının oluşması önemlidir. Enfeksiyonlarda tedavi gerekir. Sık ama az kanama varsa acil değildir; ama az fakat yoğun kanama müdahale gerektirebilir.
Kanama olduğunda hangi testler isteniliyor?
Basit kılcal damar kanamasının ilk seferinde Read the rest of this entry
Güzelleştiren Menüler
İşte cildinize ve saçlarına iyi gelecek muhteşem güzellik mönüleri…
Avokado ve Organik Beyaz Peynir Salatası
Malzemeler
200 gr avokado, 100 gr yağsız beyaz peynir, 100 gr portakal,80 gr roka, 20 gr ay çekirdeği, 20 gr zeytinyağı, 50 gr kivi, tuz, karabiber
Hazırlanışı
Roka yapraklarını tuz, biber, zeytinyağıyla marine edin. Üzerine avokado, yağsız beyaz peynir ve portakal dilimlerini yerleştirin. Derin bir kaba koyduğunuz salatanın üzerine ay çekirdeklerini serpiştirin.
Kalori: 352 Yağ: 28 gr Karbonhidrat: 7 gr Protein: 10 gr
Toksinleri Atıyor
Lahana Çorbası
Malzemeler
100 gr beyaz lahana, 60 gr piliç göğsü, 50′şer gram havuç ve kabak, 5 gr kişniş, 40 gr un, 50 gr krema, 200 ml tavuk suyu, 2 gr tuz, 2 gr beyaz biber, 30 gr zeytinyağı.
Hazırlanışı
Tavukgöğsünü bir tencerede haşlayın. Tavuk haşlanırken içine bir dilim kuru soğan 1 adet defneyaprağı, 5-6 adet karabiber ve az miktarda tuz ilave ederek, tavuk suyunu tatlandırın. Kaynayınca süzüp, bir kaba ayırın. Lahanayı ince şeritler halinde doğrayın. Tencerenin içine bir miktar zeytinyağı döktükten sonra unu 2 dakika boyunca, sararıncaya dek kavurun. Malzemenin içine tavuk suyunu ekleyerek, çorbayı karıştırın. Kaynama noktasında suya, ince şeritler halinde doğramış olduğunuz havuçları ekleyin. Çorbayı 4 dakika kaynamaya bıraktıktan sonra ince ince doğramış olduğunuz lahanaları, kabaklan ve haşladığınız tavukları da ilave edin. Bu sırada çorbanızın içindeki sebzelerin ezilmemesine dikkat edin. Çorbanız olmaya yakın bir zamanda yaklaşık 1 - 2 dakika öncesinden kremayı, tuzu ve karabiberi de ilave edin.
Kalori: 116 Yağ: 18 gr Karbonhidrat: 7 gr Protein: 19 gr
Cildin Pürüzsüz Olmasını Sağlıyor
Organik Havuç Salatası
Malzemeler
200 gr havuç, 100 gr ananas, 100 gr soya filizi, 5 gr zencefil, 30 gr limon, 0,40 gr zeytinyağı, 40 gr roka, 40 gr göbek salata, 2 gr tuz, 2 gr karabiber.
Hazırlanışı
Roka ve göbek salata yapraklarını karıştırıp zeytinyağı, limon suyu ve tuzla tatlandırın. Geri kalan malzemeyi bir kap içinde harmanlayın. Salata tabağının içine sosla lezzetlendirmiş olduğunuz yeşilliği yerleştirin. Üzerine havuç, ananas, soya filizi ve zencefil yerleştirin.
Kalori: 107 Yağ: 3 gr Karbonhidrat: 22 gr Protein: 3 gr
Saçlara Parlaklık Veriyor
Tahıllı Penne
Malzemeler
100 gr tahıllı penne makarna, 50 gr küçük domates, 10 gr fesleğen, 2 diş sarımsak, 30 gr taze fasulye, 40 gr enginar, 40 gr havuç, 30 gr kabak, 100 gr keçi peyniri, 20 gr zeytinyağı, tuz, karabiber
Hazırlanışı
Zeytinyağını tavada ısıtın. Üzerine ilave ettiğiniz 2 diş sarımsağı, orta ateşte 2 dakika pişirdikten sonra, geri alın. Yağa ince ince kıydığınız fesleğenleri ekleyin. Fesleğenlerin üzerine domatesleri ilave edin. Daha önceden haşlamış olduğunuz fasulye ve enginarı, domatesli sosla harmanlayın. Diğer bir tencerede makarnayı pişirip sosla karıştırın. Ateşten tavayı kaldırdığınız anda rokayı, tuzu ve biberi katın. Malzemeler karıştırıp tabağa boşaltın. Üzerine keçi peyniri dilimleri serpiştirin.
Kalori: 487 Yağ: 23 gr Karbonhidrat: 61 gr Protein: 13 gr
Cildi Tazeliyor
Organik Siyah Çikolata Soslu Çilek
Malzemeler
100 gr çilek, 30 gr organik çikolata, 30 gr portakal suyu, 30 gr krema, 40 gr şeker, 55 gr su, 15 gr kakao.
Hazırlanışı
Çilekleri yıkayıp, kurumaları için bir kağıt peçete üzerine yerleştirin, bu sırada su, şeker, kakao ve kremayı bir tencereye koyup, kaynatın. Kaynayan karışıma, çikolata ekleyip soğutun. Çilekleri portakal suyu ile karıştırın, sos ile servis edin.
Kalori: 195 Yağ: 7 gr Karbonhidrat: 42 gr Protein: 7 gr
Metabolizmayı Hızlandırıyor
Somon Filetosu
Malzemeler
200 gr somon filetosu, 100 gr roka, 80 gr kiraz domates, 30 gr ceviz, 50 gr krema, 2 gr tuz, 2 gr karabiber, 10 gr balsamik sirke, 30 gr domates sos
Hazırlanışı
Somon filetosunu ızgarada pişirin. Roka, kiraz domates, ceviz, tuz, karabiber ve balsamik sirkeyi derin bir kabın içinde harmanlayın. Somon ızgara ve salatayı düz bir tabağın üzerine yerleştirin. Domatesleri ve krema sosunu ilave edin.
Kalori: 455 Yağ: 32 gr Karbonhidrat: 10 gr Protein: 28 gr
GÜZELLİK KOKTEYLLERİ
Taze meyve ve sebzelerle hazırlanan bu karışımların her biri adeta bir “güzellik iksiri”! Hazırlayın ve etkilerini yitirmemeleri için saniyeler içinde tüketin.
SMİLE
Cildi nemlendiriyor.
Malzemeler: 3 adet yeşil elma, 2 adet limon, 1 kök taze zencefil
Hazırlanışı: Tüm malzemelerin suyunu sıkın ve birbiriyle karıştırın. İçine bol buz ilave edin.
Kalori: 110 Yağ: 0 gr Karbonhidrat: 32 gr Protein: 20 gr
TANGY TONİC
Toksinleri vücuttan atıyor.
Malzemeler: 1 demet ıspanak, 3’er adet salatalık ve havuç, 1 demet maydanoz.
Hazırlanışı: malzemelerin tümünü katı meyve sıkacağından geçirin. Elde ettiğiniz karışıma 5-6 parça buz ilave edin.
Kalori: 307 Yağ: 1 gr Karbonhidrat: 54 gr Protein: 16 gr
BURNER
Yağları yakıyor.
Malzemeler: 3 adet domates, 1’er adet limon ve kereviz (orta boy), isteğe göre tuz, karabiber, 5 damla acı sos.
Hazırlanışı: Malzemelerin suyunu sıkın. Bol buz ilave edin.
Kalori: 175 Yağ: 2,3 gr Karbonhidrat: 25 gr Protein: 4,5 gr
Yağlarınızı Eritmenin Yolu: Zencefil Suyu
Uzman Diyetisyen Selahattin Dönmez, sağlıklı zayıflamak için yediklerimiz kadar içtiklerimize de dikkat etmemiz gerektiğini söyledi ve ekledi: Yağ yakımını hızlandımak için her sabah zencefil suyu içilmeli.
Bugünlerde, birçok insan yaza ince görünerek girmenin planlarını yapıyor. Uzman Diyetisyen Selahattin Dönmez, asıl hedefin sağlıklı yollarla sadece yazın değil dört mevsim boyunca zayıf kalabilmek olması gerektiğini söylüyor. Geçici çözümlerin bazen kalıcı sorunlara yol açabildiğine dikkat çeken Dönmez, zayıflamanın başlıca yolunun porsiyon miktarını ayarlamaktan ve sağlıklı besin tercihleri yapmaktan geçtiğini belirtiyor. Tabağımıza konulan her şeyi bitirmek zorunda olduğumuzu düşünmekten vazgeçmemiz gerektiğini dile
getiren Dönmez, “Size yapılan ikramları geri çevirmeyi kabalık saymayın. Fazla yemek yemek, israf etmek anlamına gelir. Bu israflar, ileride bel veya basen bölgesinde kalıcı birikimlere neden olur” diye konuşuyor.
KALİTELİ KİLO VERİN
Zayıflama konusundaki hedefin kaliteli kilo vermek olması gerektiğini belirten Selahattin Dönmez, bu kavramın içeriğini şu sözlerle açıklıyor: “Kaliteli kilo vermek, kiloların ne kadarının yağdan gittiğiyle alakalıdır. Eğer vücuttaki yağ kitlesinden daha fazla kilo vermek istiyorsanız, öncelikle kendinize güvenmelisiniz. ‘Bu kadar az yiyecekle beslenirsem halsiz düşerim’ gibi bahanelerin arkasına sığınmaktan vazgeçmelisiniz. Güveniniz, az yemek yiyip
kilo verdiğinizi görünce yerine gelecek ve yediğiniz miktarlarla doymayı öğreneceksiniz.” Zayıflamayı aklına koyan ve bu uğurda emek harcayan herkesin hedefine ulaşabileceğini belirten Selahattin Dönmez, zayıf ama sağlıklı bir bedene sahip olmak için atılması gereken adımları ise şöyle sıralıyor:
ETİ SEBZELERİN İÇİNDE KULLANIN
- Süt grubundaki tercihiniz yüzde 50 yağ içeren az yağlı süt ürünlerinden yana kullanın. Yoğurt yerine kefir tüketebilirsiniz.
- Et tercihinizi yağsız kırmızı et, tavuk, balık, hindi eti ya da bunların yerine geçecek kurubaklagiller, yumurta ve kuruyemişlerden yana yapın. Salam, sosis, sucuk, kavurma, pastırma gibi işlenmiş etleri nadir olarak tüketin. Bunları, sebze yemeklerinin içine katın.
- Sebze yemeklerini pişirirken zeytinyağlılara kişi başı, bir yemek kaşığı yağ koyarken, koyarken, etli yemekleri yağsız pişirin. Meyveleri kabuklu ve parçalamadan yiyin. Eğer sularını içmek istiyorsanız, hemen sıkıp tüketin. Sınırsız domates suyu içebileceğinizi unutmayın.
BULGUR VE MAKARNASIZ OLMAZ
- Tam taneli tahıldan yapılan ekmekler en sağlıklı ekmeklerdir. Cevizli, ay çekirdekli, çavdarlı, kepekli ve yulaflı ekmekler öncelikli olarak sofranızda yer almalıdır. Bulgur, kepekli makarna, erişte, tarhana, ve kuskus damutlaka sofralarınızda bulunmalıdır.
- Çorbaları hazırlarken, kişi başına bir tatlı kaşığı yağ ekleyin. Tercihinizi, sebze çorbaları tüketmekten yana kullanın.
- Yağlarda çeşitlilik en sağlıklısıdır. Salata ve zeytinyağlı yemeklerinizi zeytinyağı veya ayçiçeği yağıyla; pilav,makarna, börek ve keklerinizi ise margarinle hazırlayabilirsiniz.
- Şekerli içecek ve yiyecekler yerine az yağlı, az şekerli, kuruyemişli kekler veya az yağlı süt ve az şeker ile hazırlanmış pudingler, meyveli tatlılar, çikolata kırıntılı az şeker ve az yağ eklenmiş kurabiyeler veya meyve tartları tüketin.
5 SAATTE BİR YEMEK YİYİN
- Günde en az 6 bardak su için. Diyet kola günde bir kutu, soda bir şişe, kahve ise iki fincandan fazla tüketilmemelidir. Sabahları aç karnına içilen zencefil suyu yağları eritir ve kilo vermenizi hızlandırır. Bitkisel çayları ise, günde 5 fincandan fazla tüketilmemelidir.
- 3 ana öğüne özen gösterin. Öğünlerin arası ortalama 4-5 saat olsun. Sağlıklı hazırlama
ve pişirme yöntemlerine uyun. Besinler buharda, fırında, mikrodalgada veya haşlayarak pişirilmelidir. Yemekleri, yavaş ve dikkatlice çiğneyerek tüketin. Midenizde doyumhissi oluşur oluşmaz, yemek tüketiminizi sona erdirin.
- Sevdiğiniz bir fiziksel aktiviteyi düzenli olarak yapın. En azından yürüyün.
- Kemik sağlığınız için kalsiyumdan zengin beslenmeye özen gösterin. Kansızlığı önlemek için ise, demir destekli besinler tüketin.
İki Nefis Diyet Yemeği
Ton balıklı enginar:
Malzemeler: 2 orta boy enginar, 4 yemek kaşığı mısır, 1 yemek kaşığı sıvı yağ, ½ orta boy havuç, 160 gr. konserve ton balığı.
Hazırlanışı: Enginar, mısır ve havuç az suda veya buharda haşlanır. Daha sonra sıvı yağ ile birleştirilerek, iri parçalar halinde rendeden geçirilir. Bir parmak kalınlığında olacak biçimde
şekil verilip, bir tabağa koyulur. Ardından ton balığı, bir bütün halinde şekil verilen karışımın üzerine ilave edilir. Sosu için ½ orta boy soğan iyice rendelenir ve 1tatlı kaşığı şeker ile karamelize edilir. Bu sos de üzerine eklenince, yemeğiniz servise hazır hale gelir.
Somonlu ıspanaklı salata
Malzemeler: 1 küçük fileto kuşbaşı doğranmış somon balığı, 1 büyük kâse doğranmış çiğ roka, 2 yemek kaşığı dolmalık fıstık, 1 yemek kaşığı dövülmüş ceviz, ¼ çay bardağı balzemik sirke, ½ çay bardağı bitkisel sıvı yağ, 2 diş sarımsak, maydanoz, tuz, karabiber, kekik.
Hazırlanışı:
Somonları fırın tepsisinde pişirin. Rokaları yıkayıp, irice doğrayın. Fıstıkları yağsız tavada pembeleştirin, sarımsağı küpler halinde doğrayın. Zeytinyağı, limon, tuz, karabiber, sarımsak ve kekiği karıştırıp; ıspanak ve fıstıkların üzerine döküp harmanlayın.
Bu diyeti yapın ayda 4 kilo zayıflayın
Kahvaltı:
1 su bardağı taze meyve suyu.
1 ince dilim tercih edilen peynir.
3 adet zeytin.
1 ince dilim ekmek.
Taze tatlı kırmızıbiber, taze nane
ve taze maydanoz dalları.
Öğle:
2 dilim ekmek arasına hazırlanmış
peynirli tost ve 1 su bardağı
taze sıkılmış meyve suyu.
VEYA
6 yemek kaşığı nohut yemeği ve
1 ince dilim ekmek, salata.
VEYA
Diyet ton balıklı enginar, az yağlı
salata. 1 orta boy taze tercih edilen
mevsime uygun meyve.
İkindi:
6 ceviz veya 15 badem ya da 1
yemek kaşığı yaban mersini ya da
1 yemek kaşığı kuru üzüm ya da 1
elma ya da 1 prebiyotik yoğurt.
Akşam:
1 kâse çorba, biraz tavuk.
VEYA
Balık veya kırmızı et.
1 dilim buğday ekmeği.
VEYA
1 kâse somonlu roka salata.
1 ince dilim çavdar ekmeği.
Ara öğün:
1 su bardağı süt veya 1 su bardağı kefir.
Stres ve Depresyon Çocuk
Çocuğunuzu strese sokan şeyler nelerdir?
Ebeveynler arasındaki tartışmalar ve ayrılıklar
Arkadaşlarla kavga etmek
Alay edilmek
Aşırı ödevlerle bunalmak
Okul testleri
“tatiller” belki de ilginç gelebilir. Sadece üzücü olaylar değil aynı zamanda güzel şeyler de bir çocuğu bunalıma itebilir. Tatiller ya da doğum günleri gibi kutlamalarla bile bazı çocuklar aşırı heyecan nedeniyle stres altında kalabilirler.
Bazı çocuklar daha sağlam bir yapıya sahiptir ve birçok durumla daha iyi başa çıkabilirler. Hayal kırıklığına uğrayabilirler ancak sonra tekrar normal yaşama dönebilirler. Diğerleri bunu yapmakta zorlanabilir ve duygusal anlamda çöküntüye uğrayabilir ya da aşırı tepki verebilir.
Çocuklarınızın stresle mücadele etmesine yardım edin
Kendilerine güvenlerini ve saygılarını oluşturun; sevginizi ve şefkatinizi gösterin.
Çocuklarınızı güncel olaylardan haberdar edin; Sonrada şaşırmamaları için bu gereklidir.
İleriyi görmeye çalışın; Çocuğunuz için stres yaratacak olayları önceden tahmin ederek olası şeyler hakkında çocuklarınızla konuşun.
Çocuğunuzun zorlandığı durumlara karşı uyanık olun; davranışlarındaki ani değişiklikleri, uyku düzenini ve beslenme alışkanlıklarını kontrol edin.
Konuşun ve dinleyin; çocuğunuzun kendini nasıl hissettiğini kendi ağzından dinleyin.
Gerçekçi olun; stres altındaki çocuğunuzdan çok fazla şeyler beklemeyin.
Problemlerin çözümünde ona da yer verin; bu ona bir şeyleri değiştirebilme şansı verir.
Dikkati dağıtma yöntemleri uygulayın; parkta geçireceğiniz bir gün, çocuğunuzun bir arkadaşıyla küsmesi sonucu girdiği depresif durumu unutturacaktır.
Bağımsızlığını destekleyin; her şeyi kendi başına başarması kendine güveni getirir. Bu yüzden okul çağındaki çocuğunuzu aşırı korumayın.
Çocuklarınızın arkadaşlarıyla daha çok oynamalarına izin vermek onların stresini azaltmaya yardımcı olur.
Çocuğunuzun başarılı olması için çok fazla baskı yapmayın; bu onların strese girmesine neden olabilir
Problemlerin çözümünde onlara örnek olacak davranışlar sergileyin; eğer olumsuz durumlarda siz kendinizi bırakmadan çözüm ararsanız, bu onun için yararlı bir ders olur.
Çocuğunuzun dinlenmesi için yeterli zaman ayırın; oyun oynaması, kitap okuması ya da televizyon izlemesi için iziz verin. Okuldan hemen sonra özel derse girmek onların dinlenmelerine fırsat vermez.
Yaşamın hızını azaltın; siz yoğunluğa alışkın olabilirsiniz ama çocuğunuz değişikliklere uyum sağlayabilmek için daha fazla zamana gereksinimi vardır.
Ailede kriz dönemlerinde çocuklarınızı göz ardı etmeyin; çocuklar için geleceği görebilmek zordur. Ayrıca sizin onlara durumu sabırlı bir biçimde anlatmanıza gereksinim duyarlar.
Evdeki gergin ortam çocukları olumsuz etkileyebilir; eğer aile bireyleri yoğun stres altındaysa ve evde yüksek sesle kavgalar oluyorsa, bu çocukları tamamen bunalıma sürükler.
Basit rahatlama egzersizleri çocuklara yardımcı olabilir; deri nefes almak gibi.
Çocuğunuzun yeterince egzersiz yaptığından emin olun. Çocuğunuzun açık havada koşması, düzenli uyuması ve yeterli bir biçimde dinlenmesine dikkat edin.
Elbette çocuklar bazen daha ciddi problemlerle uğraşmak zorunda kalabilir, örneğin bir hastalık ya da aile bireylerinden birinin ölümü gibi. Bu gibi önemli değişikliklerde yaşamlarındaki önemli kişilerden desteğe ve yardıma ihtiyaç duyacaklardır.
Çocuklar genellikle kontrol edemedikleri durumlar için kendilerini suçlu hissederler. Sadece onlara yapabilecekleri hiçbir şey olmadığını söylemek bile onlar için büyük bir rahatlama kaynağıdır.
Eğer çocuğunuz depresif görünüyorsa ya da endişeli durumu bir aydan daha uzun sürdüyse profesyonel bir yardım almayı düşünmek en iyi karar olur. Öncelikle kendi doktorunuza danışabilirsiniz










