Kadın - Moda - Güzellik - Sağlık AVRAT.net’te

Bal Kabağından süslemeler

Yazan kazandibi 8 Şubat, 2010 (0) Yorum

 

BAL KABAĞINDAN YAPILMIŞ İLGİNÇ SÜSLEMELER

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kategori : Nedir Etiket Bulutu : , , , ,


Su Kabağından Süslemeler

Yazan kazandibi 8 Şubat, 2010 (0) Yorum

Su kabağı; kabakgillerden olup sarmaşık türünde yetişen bir bitkidir.Latince adı Lagenaria Vulgaris’tir. Form olarak sayısız şekilde olan su kabağı kurutulduktan sonra tarih boyunca çeşitli alanlarda kullanılmıştır. İçi çakıl ve tuzlu su ile temizlendiği zaman içme suyunun depolanması için kullanılmış ve hatta sıcak yaz günlerinde suyu soğuk tutma özelliğinden dolayı bir termos vazifesi görmüştür. Şimdiki zamanda balıkçıların kullandıkları şamandralar önceden çoğunlukla su kabağından olmuştur. Alanyada eskiden çocuklar yüzmeyi su kabağı kullanarak öğrenmişlerdir. Sıcak suyu bir yerden bir yere aktarmakta kullanılmış ve halk dilinde ”Kevki” olarak adlandırılmıştır. Ayrıca eski mutfakların vazgeçilmez gerecidir. Yağ,un gibi malzemeleri saklamak için kullanılmış, evlerde şekerlik, kolonyalık ve çiçek saksıları olarak yerini almıştır.

 

Su kabağının Alanya’da sanatsal açıdan 1970′lerden bu yana özel bir yeri vardır. Çeşitli ebatlarda ve boylarda bulunan su kabakları, renk renk değişik figür, motif ve renklerde boyanarak yöremize özgü bir süs eşyası olarak Alanya ile özdeşleşmişdir. Müzik alanında “kabak kemanı” isminde bir müzik aleti olarak da karşımıza çıkan su kabağı, günümüzde abajur, aplik, saklama kapları, kalemikler vb. mutfak, büro malzemeleri olarak değerlendirilmekte ve üzerinde çeşitli desenlerde boyanıp şekil verilen bay/bayan figürleri, Alanya’nn birer simgesi olaak hayatımızda yerini almaktadır.

Kategori : Nedir Etiket Bulutu : , , , ,

Kabak Çekirdeğinin Faydaları

Yazan kazandibi 8 Şubat, 2010 (0) Yorum

ucurbita pepo)
Yöresel adları: Sakız kabağı(C. pepo), helvacı kabağı ve kestane kabağı(C. maxima), bal kabağı(C. mocshata)
Bitki özellikleri: Kabuğu gri-kirli sarı, eti beyazımsı veya sarı-turuncu olan meyveler, tatlı ve yemeklerde kullanılır.
Kabak bitkisinin meyvesinin çekirdeği tedavi edici etki açısından önemlidir.
Bileşim: Bolca sabit yağ, biraz uçucu yağ, albümin, asitler, özellikle E vitamini ve hormon tipi maddeler içerir.
Kullanım alanları ve biçimleri
: Kabak çekirdeği öncelikle, prostat büyümesinden kaynaklanan idrar zorluğuna karşı kullanılır. Tabi ki, yalnızca kabak çekirdeği yenerek prostatın tedavi edilebileceğini düşünmek çok yanlış olur. Bu tedavi yöntemini yalnızca, uygulanmakta olan tıbbi tedaviyi destekleyici olarak görmek gerekir. Kabak çekirdeğinin bu destek görevi önemlidir. Prostatın büyümemesi için alınabilecek önlemlerin başlıcalarından birinin kabak çekirdeği yemekten ibaret olduğunun bilinmesinde çok büyük yarar vardır. Dünyanın her yerindeki, konunun uzmanı pek çok ünlü tıp otoritesi, kabak çekirdeği tedavisini desteklemekte ve önermektedir. Günde 1-2 avuç çekirdek yeterlidir. Bu konu ile ilgili, kabak çekirdeği katkılı ilaçlar pek çok ülkede kullanımdadır.
Kabak çekirdeği ayrıca, bağırsak kurtlarına ve şeritlerine karşı da başarıyla kullanılabilir. Bu tedavi, 4-5 günlük bir kür olarak uygulandığında, sonuç genellikle kesindir. Günde bir kere, dış kabuğu ayıklanmış ve ezilmiş 30-40 gr çekirdek içi, sütle karıştırılarak yenir. Sürenin sonunda, bağırsakların hızla boşaltılmasını sağlamak için güçlü bir müshil, örneğin 1-2 kaşık hintyağı içmek gerekir. Bu dozaj çocuklarda azaltılmalıdır. Kabak çekirdeği, kurtları ve şeritleri öldürmez, ama hareketsiz hale getirir. İşte bu durumdan yararlanılarak, parazitler hızla dışarı atılabilir. Zararlı yanı olmayan bir yöntemdir.
Kabak meyvesi ile hazırlanan komposto ve marmelatlar, duyarlı böbrekleri büyük ölçüde rahatlatabilir. Kabak kompostosu, hamilelikte sıkça görülen mide bulantılarını azaltır veya durdurur.
Kabak çekirdeği çayının kan şekerini düşürücü etkisinden söz edilir hep. Bu iddianın gerçekliği henüz kanıtlanabilmiş değildir, ama herhalde denenebilir.
Yan etkiler: Kabak meyvesinin ve çekirdeğinin bilinen hiçbir yan etkisi yoktur.

Kategori : Bitki Dünyası, Sağlık Etiket Bulutu : , , , , , , , ,

İlginç Bilgiler Sİzlerle

Yazan kazandibi 8 Şubat, 2010 (0) Yorum

İlginç Bilgiler
*1 Nisan şakasının kökeni nedir? 1564 yılında Fransa kralı IX Charles, yıl başlangıcını Ocak ayının birinci gününe aldı. Daha önce Avrupada yaygın olan yıl başlangıcı Mart 25 idi. O zamanki iletişim şartlarında IX Charles’in bu kararı fazla yayılamadı. Duyanlar ise protesto amacıyla eski adetlerine devam ettiler.1 Nisan’da partiler düzenlediler. Diğerleri ise onları Nisan aptalları olarak nitelendirdiler.1 Nisan’a bütün aptalların günü adını verdiler. Bu günde diğerlerine sürpriz hediyeler verdiler, yapılmayacak partilere davet ettiler, gerçek olmayan haberler ürettiler. Yıllar sonra Ocak ayının yılın ilk ayı olmasına alışılınca, Fransızlar 1 Nisan gününü kendi kültürlerinin parçası görerek devam ettirdiler. Oradan da bütün dünyaya yayıldı.

 
*İnsanlar niçin içki kadehlerini tokuştururlar? Bu konuda iki ayrı açıklama vardır. 1) İnsanların beş duyusunu tatmin amacıyla şarap kadehini sofrada çın sesiye tokuşturmak. Şarabın rengi, görme; diliyle tat alma; burunla koklama;eliyle dokurma,ve çın sesiyle işitme. Şarap bütün duyguları tatmin eder anlamını taşır. 2)Antik çağlarda bir insanın düşmanını yemeğe davet edip,ona zehirli içki sunması doğal sayılıyordu. Ev sahibi içkinin zehirsiz olduğunu kanıtlamak için kendi içkisini havaya kaldırır ve misafirin içkisinden bir yudumun kendi kadehine dökülmesini isterdi. Sonra aynı anda içkilerini içerlerdi. Misafir böyle durumda ev sahibine güvenini göstermek için kadehini ev sahibinin yukarı kaldırdığı kadehe hafifçe vurur, çın sesiyle içkiyi denemeye gerek olmadığını gösterirdi.

 
*Çinliler yiyeceklerini niçin çubukla yerler? Çinlilerin yemek yeme alışkanlıklarının yiyeceklerini çok küçük parçalar halinde yemelerinden çubuk kullandıkları anlaşılıyor.Çinde eskiden yalnızca zenginler masada otururlardı. Halkın çoğunluğu tabakları ellerinde yemek yerlerdi. Bir elleriyle tabaklarını tutar, öteki elleriyle çubuk kullanarak beslenirlerdi. Hızla artan nüfus yüzünden yiyecek sıkıntısı çeken çinliler önlerindeki yiyeceği küçük parçalar halinde çoğaltarak yiyorlardı. O zamanlar ağaç sıkıntısı nedeniyle de tahta kullanımı kısıtlıydı. Masa kullanımı bu yüzden çok zordu. Çubuklar fildişinden ve kemikten yapılırdı.

 
*Dünyanın en çok söylenen şarkısı hangisidir? Bu şarkı”Happy birthday to you” dur. Şarkının asıl kaynağı Amerika’lı iki kız kardeşe aittir. Orijinal adı ” Good Morning to All” yani ” hepinize günaydın”dır. Daha sonra güftesi değiştirilerek bütün dünyaya yayılmıştır. Fakat telif hakkı kardeşlere aittir, onlardan sonra da Warner/chappel müzik şirketine geçmiştir. Müzik ticari amaçlı kullanıldığı zaman şirkete ödeme yapma zorunluluğu vardır.

Kategori : Nedir Etiket Bulutu : , , , , ,

Aşk ın Hikayesi

Yazan kazandibi 8 Şubat, 2010 (0) Yorum

Aşkın Hikayesi
Bir zamanlar, bütün duyguların üzerinde yaşadığı bir ada varmış:
Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve tüm diğerleri, Aşk dahil.

Bir gün, adanın batmakta olduğu, duygulara haber verilmiş. Bunun üzerine hepsi adayı terk etmek için sandallarını hazırlamışlar.Aşk, adada en sona kalan duygu olmuş çünkü mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiş. Ada neredeyse battığı zaman, Aşk yardım istemeye karar vermiş. Zenginlik, çok büyük bir teknenin içinde, geçmekteymiş.Aşk, “Zenginlik, beni de yanına alır mısın?” diye sormuş. Zenginlik, “Hayır, alamam.Teknemde çok fazla altın ve gümüş var, senin için yer yok.” demiş. Aşk, çok güzel bir yelkenlinin içindeki Kibir’den yardım istemiş. “Kibir, lütfen bana yardım et!”, Kibir “Sana yardım edemem, Aşk. Sırılsıklamsın ve yelkenlimi mahvedebilirsin.” diye cevap vermiş. Üzüntü yakınlardaymış ve Aşk yardım istemiş: “Üzüntü, seninle geleyim.” Üzüntü “Of, Aşk, o kadar üzgünüm ki, yalnız kalmaya ihtiyacım var.” Mutluluk da Aşk’ın yanından geçmiş; ama o kadar mutluymuş ki Aşk‘ın çağrısını duymamış. Aşk, birden bir ses duymuş. “Gel Aşk! Seni yanıma alacağım…”Bu Aşk‘tan daha yaşlıca birisiymiş. Aşk o kadar şanslı ve mutlu hissetmiş ki, onu yanına alanın kim olduğunu öğrenmeyi akıl edememiş. Yeni bir kara parçasına vardıklarında, Aşk‘a yardım eden yoluna devam etmiş. Ona ne kadar borçlu olduğunu fark eden Aşk, Bilgi’ye sormuş: “Bana yardım eden kimdi?” Bilgi “O, Zaman’dı” diye cevap vermiş. “Zaman mı? Neden bana yardım etti ki?” diye sormuş Aşk. Bilgi gülümsemiş:

“Çünkü sadece Zaman Aşk‘ın ne kadar büyük olduğunu anlayabilir”

Kategori : Nedir Etiket Bulutu : , , , ,